Kanserli çocukların bir kedi veya köpekle mektuplaşması onlara destek sağlıyor
25.09.2024Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir çalışma, kanserle mücadele eden çocukların ...
Hepimiz, çevremizden defalarca kez kedilerin ''nankör'', köpeklerin ise ''sadık'' olduklarını duyduk. Sizi bilemem ama benim bu konu hakkında işittiğim argümanlar, ''Yemek verirsen gelir, yoksa çağırsan da yanına uğramazlar.'' ya da ''Karınları doymuyor bir türlü, verdikçe miyavlayıp daha fazlasını istiyorlar.'' yönündeydi.
Karınlarının doyup doymadığıyla ilgili dünyada karnı doyduğu halde avlamaya, yemeye, kürk yapıp satmaya ve bundan kazanç elde etmeye devam eden tek canlı türünün insan olduğunu söylemem yeterli bence.
Yemek verilmeyince gelmemeleri ise bir genellemeden ibaret. Siz de takdir edersiniz ki genellemeler çoğu zaman tehlikeli olabilmekteler( evet bu cümle de bir genelleme ama siz çaktırmayın :)
Ancak gerçek olan şu ki kediler, oldukça özgür ruhlu canlılar. Kendi istedikleri gibi yaşama konusunda tam bir özerkliğe hatta bağımsızlığa kavuşmak istedikleri gayet açık. Bu da gayet doğal, olması gereken bir durum.
Peki ya siz kedilerin bundan yıllar önce ''kendi kararlarıyla'' insanlar ile bir arada yaşamaya başladıklarını biliyor muydunuz? Sadık olduğunu düşündüğümüz köpekler ve aynı zamanda at gibi canlılar ise gene bundan yıllar önce ancak bizzat insan eliyle insanlarla yaşamaya başlamışlardır. O zamanın insanının kendisini koruması için evcilleştirdiği köpeklerden ve 5 günlük yolu 3 günde gitmek için kullandığı atlar bunlar. Günümüzdekiler de elbette bunların devamı..
Köpeklerin, atların ya da bizzat insan eliyle evcilleştirilen canlıların bu kadar sadık olmasının sebebi sizce genetikten ya da başka bir faktörden mi yoksa insanlar tarafından mecbur bırakılarak nesiller boyunca onlara dikte edilen ''sahibinin sözünden çıkma'' ifadesinden mi kaynaklanıyor?
Ne zaman okuduğumu hatırlamadığım bir yazıda sirklerdeki fillerin nasıl ''evcilleştirilerek eğitildiğinden'' bahsediliyordu. Müzik eşliğinde ayaklarını kaldırıp hortumlarıyla ses çıkararak dans eden filler, provalarda ''sirkte çalan müzik eşliğinde'' alttan ateşle ısındırılan bir zemine bırakılıyorlarmış. Bunun sonucunda da doğal olarak ayaklarını hortumlarıyla ses çıkararak kaldırıp duruyorlar. Bu işlem birkaç kez tekrar edildiğindeyse prova(!) bitiyor çünkü zavallı filimiz artık alttan ısı vermeseler bile aynı müziği duyunca ''ısı veriliyormuş gibi'' davranıyor. Seyirciler de bu durumdan tamamen habersiz oldukları için ''eğleniyorlar''
Şahsi fikrim kedilerin zaman içerisinde insan eliyle eğitilerek bugüne gelmedikleri için ''asimile'' olmadıkları ve bunu sonucunda insanları bir ''sahip'' olarak değil de bir ''arkadaş'' olarak gördükleri yönünde. Maalesef insanlar kendilerini diğer tüm canlılardan üstün gördükleri için kedilerin bu itaatsizliklerine(!) katlanamıyorlar.
Eğer gerçekleri görüp kabullenirsek sadece kedi dostlarımızı değil, hepimizi daha iyi günlerin beklediği gayet açık..
Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir çalışma, kanserle mücadele eden çocukların ...
Kedinizin tuvalet alışkanlığı değişmişse ve artık kum kabını kullanmıyorsa, büyük ...
Bilim insanları tarafından yapılan bir çalışma, her zaman doğru olduğunu ...
Oturur pozisyonda bir kolunu kaldırmış, pençesiyle müşteri veya kısmet çağırdığına ...
Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifi ...
Birçok kedici, temiz ve taze bir su kasesi olmasına rağmen, kedilerinin musluktan içme ...
Sokaklarda en sık karşılaştığımız kediler arasında üç renkli olanların tekir kedilerden ...
Yuri Dmitriyeviç Kuklaçev, Sovyet Rus RCFBR ulusal sanatçısıdır. Kedilerle sirkte çalışan ...
Vahşi kediler arasında kaplan, aslan ve jaguardan sonra gelen Leopar, dördüncü büyük ...
Yaban kedileri yüzyıllar sonra Hollanda’ya geri döndü. Avlanma ve orman sayılarının ...
İlerleyici retina tembelliği olarak bilinen Progresif Retina Atrofisi (PRA) tanısı konulan ...
Havaların soğumasıyla sokaktaki dostlarımız için zor günler başladı. Bu soğuk kış ...
Son dönemde kuş gribi ile mücadele eden ABD’nin Teksas eyaletinde hastalık bu kez kedileri ...
Kedinizle çok ilgilenmek istiyor, onu çok seviyorsunuz ama bazen doğru olduğunu düşünürken, ...
Antalya Bilim Merkezi'nde robotik kodlama ile programlanan robot NAO, 'Gel, pisi pisi' diyerek ...
Siirt'te, sokak kedileri için bölge esnafı tarafından yapılan bir kedi evine kimliği belirsiz ...
Kediciler zaman zaman dostlarının onlara getirdiği bir oyuncak ile keyifli bir hediye almanın ...
Kediler de tıpkı insanlar gibi dönem dönem bazı hastalıklar geçirebilir. Bunu fark etmek biz ...
Hayatı bir hayvanla paylaşanlar veya onlarla zaman geçirenler ile geçirmeyen insanlar arasında ...
Kedilerde sıkça karşılaşılan astım ve kronik bronşit olarak adlandırılan solunum yolu ...
Esir alınmış, sömürülmüş ve insan ticaretine maruz kalmış kadınlara, sevecenliği ve ...
ABD'nin Oregon eyaletinde yaşayan Samm adındaki kedi "en yaşlı kedi" unvanını alarak Guinness ...
Hani kedili kadınlardan şöyle bir bahsettim ya... Bir de “kedisi olan adamlar” demiştim, ...
Sokak hayvanlarına ilişkin yasa tasarısından ‘ötanazi’ kelimesinin çıkarılacağı, ...
Günlük ortalama 16 saat uyuyabilen kediler, kedicileri ile beraberse onların üstünde uyumayı ...
Rusya Anayasa Mahkemesi, insanlara direkt bir tehdit oluşturmadıkları sürece sokak ...
Türkiye’nin ilk ve tek kedi - kültür dergisi KEDİCİ, Kedi Müzesi’nde yerini aldı. ...
Hepimiz, çevremizden defalarca kez kedilerin ''nankör'', köpeklerin ise ''sadık'' olduklarını ...
İlk kediyle tanışmam 1974 yılında oldu. Aynı zamanda ayrılmış anne ve babanın çocuğu ...
Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da, şehir kanallarının üzerinde konumlanan sıra dışı ...
Günlük gazetelerin, dergilerin, kitapların yer aldığı bir kütüphanesi olan, arkadaşlarla ...
Bir kedinin kalbi dakikada 100 ila 200 kere atar. Kalp kapakçıkları hızla açılıp kapanır. ...
Son günlerde medyada sık sık yer alan üzücü haberleri hepimiz biliyor ve okuyoruz. Asıl acı ...