Halime - Banu Kalkandelen
16.03.2021Benim bir kedim vardı. İsmi Halime.. Gördüğüm en anaç kedilerdendi. İlk ...
Hiç unutmam yıllar önce kliniğime kedi sahiplenmek için eşi Ankara’da diplomat olan hamile Amerikalı bir kadın gelmişti. Hani çoğumuzun hayatında en az bir kere tanık olup gözlerine inanamadığı, yere düşen emziği direkt bebeğinin ağzına veren o sorumsuz, batılı ama pis annelerden birisi işte. Emin misiniz diye sormuştum ister istemez. Şimdiye kadar değil de neden hamileliğin son döneminde evlerine kedi almak istiyorlardı? Akıl erdirememiştim. Doğacak bebeğimin sağlığı için demişti. Doktoru önermişti, doğumdan önce mutlaka evde kedi veya köpeğin olmasını söylemişti. Bizdeki çoğu hekimler (hele o yıllarda) bebeklerin sağlığı için buna şiddetle karşı çıkarlarken, var olan kedi köpekleri evden uzaklaştırılmasını isterlerken nasıl olur da başka bir doktor böyle bir sorumsuzluk örneği sergileyebiliyordu?
Meğer bir bildikleri varmış “Hijyen Hipotezi”
Aşırı hijyenik ortamların ve bu hijyeni sağlamak için kullanılan ürünlerin hem kendimiz hem de kedimiz için ne kadar zararlı olduğunu “Hijyenik Zehirler” başlıklı makalemde ayrıntıları ile yazmıştım. Şimdi bu hijyen takıntısının, insanlarda özellikle geleceğimiz çocuklarda, tahmin bile edemeyeceğiz kadar kalıcı sağlık problemlerine neden olabileceğini anlatmaya çalışacağım. İmmun sistem, bağışıklık veya vücudun savunma sistemi. İsmi ne olursa olsun bu sistemin görevi, vücudumuza tehdit olabilecek ve hastalık yapabilecek tüm etmenlere (ki bunlar bakteri, virüs, mantar, parazit hatta kanser hücreleri bile olabiliyor) karşı korumak ve savaşmaktır. Bağışıklık sistemi gelişmiş bir bireyin kolay kolay hasta olmayacağı çok net söylenebilir. İşte bu sistem hayatın ilk günlerinde hatta anne karnında gelişmeye başlıyor ve gelişmesinin büyük bir bölümünü (işte burası çok önemli) 5 yaşına geldiğinde tamamlıyor. Yani doğumdan 5 yaşına gelene kadar iyi bir gelişme gösteren bağışıklık sistemine sahip çocuklar, sonrasında ömür boyu kolay kolay hasta olmuyorlar. O zaman canımızdan çok sevdiğimiz çocuklarımızın bu sistemlerinin gelişmesi için neye ihtiyaçları var?
Cevap çok basit ama bir o kadar da şaşırtıcı: MİKROP
Evet yanlış okumadınız 0-5 yaş arasında ki bebeklerin, daha sonraki tüm yaşam evrelerini olumlu etkileyecek sağlam bir bağışıklık sistemine sahip olmaları için mikroplarla temas etmeleri, tanışmaları ve onlarla savaşmaları gerekiyor. Bu olmaz ise ne oluyor? En açık anlatımı ile bu sistemin kafası karışıyor. Tanımadığı, bilmediği mikropların yerine savaşacak başka şeyler aramaya başlıyor. Örneğin polenleri gözüne kestiriyor.
Sonuç: Alerji.
Mikropsuz, steril ortamlarda büyütülen bu bünyeler, akla gelebilecek her şeye alerji ve sonrasında astım geliştirebiliyorlar. Buram buram çamaşır suyu kokan ortamlarda doğup büyüyen, en ufak bir ateş yükselmesinde (hiçbir işe yaramadığı bilindiği halde) ilaçlara ve antibiyotiklere bulanan bebeklerin savunma sistemlerinin kafası daha da karışıyor. Sistem kendi vücudundaki hücreleri düşman zannediyor ve onlarla savaşmaya başlıyor. Sonuç, alerjiden daha da vahim: Otoimmun Hastalıklar. Bir çoğu çocuk denilebilecek yaşlarda ortaya çıkabilen hastalıklardan işte bir kaçı: Tip 1 Diyabet (şeker hastalığı), MS (multiple skleroz), Lupus (sistemik lupuseritematozus), Çölyak hastalığı (glutenenteropatisi) liste maalesef böyle uzayıp gidiyor ve maalesef tamamının net tedavisi yok.
Yıl 1989, David Strachan isimli bir araştırmacı, yukarıda anlatmaya çalıştığım “Hijyen Hipotezi” diye bir hipotez ortaya atıyor. Aradan geçen 27 yıl içinde, bu hipotezin (adı üstünde doğruluğu ya da yanlışlığı henüz ispatlanmamış) doğruluğunu kanıtlayan yüzlerce daha araştırma yapılıyor. Ancak bu çalışmaların hiç birisi ne medyada, nede sağlık çevrelerinde gündeme gelmiyor. Hatta Hijyen Hipotezi bilim çevrelerinde sıklıkla çürütülmeye çalışılıyor, bunda başarısız olunsa da sanki bunun hep bir hipotez olarak kalması isteniyor. Belki de trilyon dolarlık bütçelere sahip ilaç ve deterjan firmalarının yönlendirdiği lobiler buna engel oluyor. Bilemeyiz…
Sonuçta ne olura olsun aşırı hijyen ürünleri ve ilaç kullanımının çocuklarımıza fayda yerine zarar verdiğini, çocuklarımızın bağışıklık sistemlerinin güçlenmesi için doğaya çıkmasını, doğal beslenmesini, mikroplarla ve alerjenlerle tanışması gerektiğini ve en önemlisi evimizde en az bir kedi ve/veya köpekle beraber büyümesinin sayısız faydalarına bir yenisinin daha eklendiğini artık biliyoruz.
Benim bir kedim vardı. İsmi Halime.. Gördüğüm en anaç kedilerdendi. İlk ...
Kedilerin mama ve su kapları her zaman temiz ve hijyen olmalıdır. Bu altın kuraldan sonra ...
Ajda Pekkan: ‘’Dünya ile Entegrasyonum Sadece Savunmasız Canlılarla ...
Bir kadın, arabasını çizen kedisini parka bırakan nişanlısının "affedilemez" davranışı ...
Çoğu kedi bilindiği gibi seyahat etmeyi çok sevmez, genellikle kendi bölgelerine güçlü bir ...
Kaplumbağalar sırtındaki kalın kabukla dikkatleri üzerine çeken canlılardır. ...
Yaban Hayatının Asıl Tehdidi Kediler mi? 52 Bin Vakalık Araştırmadan Şaşırtıcı ...
Bir kedinin güvenini kazanmak zaman alabilir. Çoğunlukla eve yeni gelen kediler ürkek ve ...
Çoğu insan kedilerin gizemli ve ifade gücü olmayan hayvanlar olduğunu ...
Kediler özgür, bağımsız canlılardır. Eğitime köpekler kadar yatkın değillerdir. Yavru ...
Missouri Üniversitesi’nde yürütülen bir çalışmaya göre insanların yaşam şeklinde ...
Evcil dostlarımız için dünyadaki tüm oyuncaklar basit bir karton kutuyla kıyaslanamaz. Peki ...
Aksaray'daki Kedi Mumyasının AnlattıklarıOtuz yılı aşkın süredir kedilerle yaşıyor, ...
Uzun yıllar İstanbul'da yaşayan yazar Alexander Christie-Miller, sokak hayvanları ...
Nasıl yani öyle bişey var mı, olmalı mı? Bilmiyorum ama var. Var olduğunu da çok iyi ...
Türkiye’de 1 Temmuz itibariyle kaldırılan kısıtlamalardan sonra, çok zorlu bir süreci ...
Nane ailesinin en meow üyesi Nepeta cataria, catnip veya kedi nanesi olarak bilinir. Kedilerin ...
Kedinizin hangi patisini kullanmayı tercih ettiğini hiç merak ettiniz mi? Herhalde pek ...
Trabzon'un Ortahisar ilçesinde yaşayan 63 yaşındaki Hatice Özkan'ın, torununa doğum ...
Gurmepisi bundan böyle yemek yolculuklarını ve deneyimlerini Kedici okuyucuları ile ...
Bir kediyle evini paylaşan herkes bilir ki yılda iki kez yoğun olmakla birlikte kediler her ...
Kediciler gün içinde kedisine nasıl vakit ayırmalı, neler yapmalı, bir gününü minik ...
Kedilerin kutularda oturmayı çok sevdiği herkesçe biliniyor. Ancak yeni bir araştırmaya göre ...
Japon elektronik üreticisi Panasonic, durduk yere gaz çıkaran ve bebek gibi konuşan sevimli ev ...
Bütün bir yaz balkon köşelerinde, pencere önlerinde yatıp yuvarlandık... Yazın o sıcak ...
Kedi sahibi olmaya lise yıllarımda heveslendim. Yavru, sarı bir erkek kedi istiyordum. ...
Singapur’da yürütülen bir araştırmada bilim insanları, evcil hayvan mamalarında nesli ...
Avcılar'da bir binanın elektrik panosunda çıkan yangın nedeniyle, 3. kattaki dairede oturan ...
Wisconsin Waukesha'daki Carroll Üniversitesi'nde psikoloji doçenti olan Denise Guastello ...
Depremler nedeniyle binlerce insan Santorini’den kaçarken pek çok hayvan adada sahipsiz ...
Ülkemizin pek çok kentinin sokaklarında kedi ve köpekler bolca bulunur. İnsana yakın bu ...
‘’Hedefimiz öncelikle hem hayvan hem de insan refahını gözeterek sokak hayvanları ...