'Tavşan Polis' Sosyal Medyada Gündem Oldu
12.04.2023ABD’nin Kaliforniya eyaletinde devriye sırasında bir tavşanı fark eden polis memuru, ...
Veteriner hekimlik hayatım boyunca binlerce kediyle tanıştım. Kimisi sevimli, bir yavruydu, kimisi ömrünün sonbaharını yaşıyordu. Ama ister Ankara Kedisi, ister sokağın isimsiz kedisi olsun, nerdeyse hepsinin ortak bir kaderi vardı: Kronik Böbrek Hastalığı.
Kedilerin çoğunun, kanser, kaza, enfeksiyon gibi başka bir nedenle ölmezlerse er ya da geç böbrek yetmezliğinden kaybedilir. Bu acı gerçeği kedilerle geçen 30 yılı aşkın süre içinde öğrendim.
Kediler Neden Kronik Böbrek Hastalığına Mahkûm?
Yanlış beslenme, kalitesiz mamalar, az su içmeleri, evlerde kullanılan toksik kimyasallar, bakteri, mantar, virüs enfeksiyonları, böbrek taşları, genetik yatkınlıklar olabilir ya da evrimsel bir yan etki de olabilir… Sonuçta sebep her ne olursa olsun, bütün kediler doğdukları andan itibaren böbreklerine gizli bir saatli bomba yerleştirilmiş gibi yaşarlar.
Ben bu durumu yıllardır gözlemliyordum. Takip ettiğim kedi nefrolojisi ile ilgilenen bilimsel çevrelerde ise taşlar yerine tam oturmuyordu. Ta ki 2016 yılına kadar… Japon bilim insanı Prof. Dr. Toru Miyazaki, kedilerdeki bu gizemli böbrek çöküşünün arkasındaki moleküler sırrı çözdü. Ve işte burası çok önemli. Şimdi biraz immünoloji yani bağışıklık bilimine dalmamız gerekecek.
AIM Proteini: Vücut Temizliğinin Gizli Kahramanı
Normalde vücudumuzda, ölen hücreler belli bir sistemle işaretlenir, sonra fagosit dediğimiz temizlik hücreleri gelir ve bu ölü hücreleri ortadan kaldırır. Bu işlem şöyle işler:
Bu işaretleme işinin başrol oyuncusu: AIM proteini (Apoptosis Inhibitor of Macrophage). Yani AIM, ölü hücrelerin üzerine “çöp burada!” diye işaretler, fagositler de o işareti görünce temizlik işine başlıyorlar.
Ancak diğer memelilerin aksine kedilerde işler o kadar da kolay olmuyor.
Kedilerde AIM, IgM adlı başka bir moleküle çok sıkı bağlanmış durumda. Bu bağ o kadar sıkı ki, insan ve farelere göre 2 değil, 10 değil, 100 değil tam BİN kat daha güçlü bir bağ ile birbirlerine bağlanmış durumdalar. Sonuç kedilerde AIM kendini kurtarıp ölü hücreye gidip işaretleme yapamıyor. Yani sistemin en başında tıkanıklık başlıyor. Temizlik işlemi hiç başlamıyor.
Böbrek tüplerinde zamanla biriken bu işaretlenmemiş ölü hücreler, iltihaba, tıkanıklığa, sonra da böbrek hücrelerinin yavaş yavaş iş göremez hale gelmesine yol açıyor. Ve bu durum böbreklerde yıllar süren bir yıkımın sessiz başlangıcı oluyor.
Gerçekle Yüzleşmek
Bunu söylemek kolay değil ama dürüst olmalıyız:
Kediler doğdukları andan itibaren, bu işaretleme eksikliği nedeniyle böbreklerini yitirmeye mahkûmlar. Yani başka bir hastalık ya da dış etken onları öldürmezse, sonunda kronik böbrek yetmezliği onları bulur.
Ama burada asıl mesele şu:
Bu biyolojik bir kaderse, biz bu kaderi yavaşlatabilir, hatta yeniden yazabilir miyiz?
Cevap umut verici: Evet.
Kedilerin böbreklerini genç tutmak, bu ölümcül birikimi geciktirmek ve onları uzun yıllar sağlıklı yaşatmak artık bizim elimizde olabilir. Bilim, bu kapıyı bize araladı. Şimdi içeri girip onların geleceğini değiştirme zamanı.
AIM30’un Hikayesi ve A30 Proteiniyle Çözüm
Kedilerde kronik böbrek hastalığının nedenini öğrendikten sonra, hep aynı soruyla baş başa kaldım:
“Peki, sorun AIM30 proteiniyse, bu protein neden çalışmıyor ve biz bunu nasıl çalıştırabiliriz?”
Bu soruyu yıllar önce sevgili dostum, Japon bilim insanı Prof. Dr. Toru Miyazaki kendine sormuştu. Ve cevabını bulmak için ömrünü adadı. 25 yıl süren bir bilimsel arayış, yüzlerce deney, sayısız molekül testi…
Sonunda o sorunun cevabı bir çözümle birlikte geldi: A30.
A30 Nedir?
A30, doğrudan AIM30 proteininin işlevini yeniden devreye sokmak için geliştirilen bir protein takviyesidir. Kedigillerde AIM30 proteini ile IgM arasındaki o ölümcül bağ o kadar güçlüdür ki, AIM30 kendini ölü hücrelere yönlendiremez. İşte A30’un görevi, bu bloke olmuş sistemi yeniden harekete geçirmektir.
Burada işin sırrı sadece AIM30’da değil.
Gerçek oyun değiştirici, A30 proteini denen küçük ama etkili bir bileşen.
A30 Proteini: AIM’i Serbest Bırakan Anahtar
A30, AIM30’un içindeki özel bir protein parçasıdır.
Görevi şu: Kedilerde AIM30 ile IgM arasında kurulan o güçlü bağı zayıflatmak.
Bunu böbrekleri bir ülke olarak düşünebileceğimiz bir örnekle de açıklayabiliriz:
AIM’i ajan, istihbarat elemanları gibi düşünebiliriz. Görevleri suçluların yerini bulmak ve operasyon ekiplerine haber vermek. IgM ise özel harekat timi. Onların görevi ise yeri bildirilen suçluları yakalayıp etkisiz hale getirmek. AIM görev başına gitmesi gerek. Gitmek istiyor ama bileği kelepçeli. Hem de özel harekat timi IgM’ye bağlanmış şekilde. Her ikisi de görevlerini yapamıyor, suçlular cirit atıyor, ülkede tam bir kaos ortamı var. Bu durumda kahramanımız A30 geliyor, ben bu oyunu bozarım diyor ve tüm kelepçeleri açıyor. AIM’ler serbest kalıyor ve görevine, yani ölü hücreleri işaretlemeye koşuyor.
Sonuç? Temizlik operasyonu yeniden başlıyor. Özel timler yani fagositler işlerini yapıyor, suçluları etkisiz hale getiriliyor. Kaos çözülüyor. Ülke yani böbrekler nefes bir alıyor.
Arada ülkeyi daha doğrusu böbrekleri de kurtardıktan sonra şimdi tekrar konumuza dönelim.
Sonuç olarak, AIM30 sadece bir destek ürünü değil;
biyolojik olarak kedilerin kaderine yazılmış bir çöküş senaryosuna karşı yazılmış bir bilimsel yanıt.
Bu Bir Takviye Değil, Bu Bir Müdahale
Veteriner hekimliğin bugüne kadar elindeki araçlar çoğunlukla semptomatikti. Yani idrarı arttır, üreyi düşür, proteinüriyi kontrol et. Ama asıl sebep? Orası hep karanlıktı.
İşte AIM30 ve A30, bu karanlıkta ilk defa bir fener yakıyor.
Ve bu fenerin ışığı bize şunu gösteriyor:
“Kediler böbreklerini kaybetmek zorunda değiller.”
Yeter ki biz doğru zamanda, doğru müdahaleyi yapalım.
AIM30’u sadece hasta kedilere değil, risk altındaki veya erken evre kedilere uygulayarak önleyici bir strateji kurmak mümkün.
Kedi Nefrolojisinde Yeni Bir Dönem: Klinik Gözlemler ve Umut Veren Olgular
Açık konuşayım:
İlk başta ben de tereddüt ettim. “Bu kadar iddialı bir ürün acaba gerçekten işe yarıyor mu?” diye düşündüm. Ama zamanla hastalarımdan gelen veriler, gözlemlerim ve diğer meslektaşlarımın geri bildirimleri bu şüphemi ortadan kaldırdı.
Tüm bunlar bana şunu gösterdi:
Bu sadece bir ürün değil, bu bir paradigma değişimi.
AIM30 ile Klinik Gerçeklik: Kedi Nefrolojisinde Yeni Bir Dönem
Veteriner hekimlik kariyerimde sayısız kedi vakası gördüm. Ama kabul edelim:
Kronik Böbrek Hastalığı (KBH) karşısında çoğu zaman elimiz kolumuz bağlıydı. Destek tedavileri, özel mamalar, sıvı takviyesi, fosfor bağlayıcılar, tansiyon ilaçları…
Yani klasik senaryo: Hastalığı durduramıyoruz, sadece yavaşlatıyoruz.
Ama AIM30 geldiğinde, klinik gerçeklik değişti.
Ve bu değişim sadece laboratuvar teorilerine dayalı değil, gerçek kediler, gerçek veriler ve gerçek sonuçlarla yaşandı.
Olgu 1: Umutsuz Vakanın Umut Işığı
AIM30’u Türkiye’de ilk kez Umut’ta kullandım. Umut bugün 11 yaşında. Bilenler bilir kendisi benim “oğlum” gibidir. Özel durumu nedeni ile yıllarca KBH ile mücadele etti. En son aşamada üre ve kreatinin değerleri tavan yapmıştı. Eski tedaviler artık işe yaramıyordu. AIM30’a başladığımızda beklentim düşüktü, ama birkaç hafta içinde iştahı açıldı, su tüketimi düzene girdi, laboratuvar değerleri düşmeye başladı. AIM30’un potansiyelini ilk kez Umut’ta net gördüm. Hatta ürünün Türkiye’ye gelme, distribütörlük süreci Umut ile başladı diyebilirim.
Umut, sadece bir istisna değildi;
Olgu 2: Genç Yaşta Başlayan Erken Müdahale
6 yaşındaki Piko, kronik böbrek hastalığı şüphesiyle kliniğimize geldi. SDMA yüksek, üre, kreatinin değerleri normal sınırın kıyısındaydı. Protokol gereği, erken müdahale kararını aldık. AIM30’u düzenli kullandık.
3 ay boyunca değerler sabit kaldı, hastalık ilerlemedi. Bu “bekle-gör” değil, “önle-kazan” yaklaşımıydı.
Olgu 3: Farklı Sistemlere Etki
Sadece böbrekler değil...
Veteriner Hekimlerden Gelen Geri Bildirimler
AIM30’un sahadaki etkisi sadece benim değil, birçok meslektaşımın da dikkatini çekti.
Bir klinikten gelen geri bildirim şu şekildeydi:
“Böbrek taşı hastası bir kedide 3 ay sonunda ultrason ve röntgen bulgularına göre taşların %50 oranında küçüldüğünü gördük. Bu beklediğimiz bir sonuç değildi.”
Bu tür gözlemler, bize AIM30’un sadece bir “böbrek ürünü” değil, bütünsel bir organizma desteği sunduğunu kanıtlıyor.
Yeni Bir Protokol, Yeni Bir Umut
Bugün geldiğimiz noktada, klinik protokolümüzü şu şekilde revize ettim:
Bu protokol sayesinde artık “elimizden geleni yaptık” demiyoruz,
“Yapabileceklerimiz yeni başlıyor” diyoruz.
Sonuç: Kedi Nefrolojisinde Yeni Çağın Eşiğindeyiz
25 yıl süren bir araştırmanın ürünü olan AIM30 ve onun içinde yer alan A30 proteini,
bize kedilerin yazgısını değiştirebilme şansı veriyor.
Artık yalnızca “böbrek yetmezliğiyle mücadele eden kediler” değil,
“BU HASTALIĞA KARŞI ÖNLEM ALAN VETERİNER HEKİMLER" var.
Ve işte bu fark, bir kediye 5 yıl değil, 15 yıl daha kazandırabilir.
Kedi dostlarımız için yeni bir dönem başladı.
Onlar için savaşmaya, öğrenmeye ve paylaşmaya devam edeceğim.
Kedici sevgi ve saygılarımla
Dr. Tarkan Özçetin
10/07/2025
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde devriye sırasında bir tavşanı fark eden polis memuru, ...
Köpekler pek çok kişi tarafından insanların en iyi arkadaşı olarak görülmeyi şüphesiz ki ...
İtalya'nın Milano kentinde evcil hayvanların sahipleriyle aynı mezara gömülmesi yasal hale ...
Kediciler merhametli ve özverili insanlardır. Zor durumda olan hayvanlara asla duyarsız ...
Bazı kediler ayna ile ilk karşı karşıya geldiklerinde agresif davranışlar sergileyebilirler. ...
Balat’ta bazı mekânlar vardır; kapısından içeri girdiğiniz anda hızınız düşer, ...
Genel Yayın Müdürümüz Veteriner Hekim Dr. Tarkan Özçetin, Kedici dergisinin Türkiye’deki ...
Efsanenin aksine, kediler 9 canlı değildir. Onlar da hastalanır veya her zaman dört ayak ...
Deyimlerimizin içine yerleşmiş, kedinin ciğere düşkünlüğü. Oysaki bir kediyi uzun süre ...
Kedilerin yaşam kalitesini belirleyecek olan bizler, yani kedicileriz. Yavru bir kedi dünyaya ...
Küresel salgının ardından, birçok kişinin yıllardır sessizce mücadele ettiği bir sorun ...
Evlerimizi paylaştığımız kedilerimiz bizimle birlikte oda oda gezebiliyorlar. Peki bu takipçi ...
Kediniz 2 aylık olduktan sonra maması dışında ihtiyaç duyacağı tek ve ana sıvı kaynağı ...
Taksim’de İETT otobüsüne binen bir kedi yolcuları gülümsetti. Boş koltuğa oturan sevimli ...
Kamuoyunda ‘katliam yasası’ olarak bilinen yasanın Meclis’ten geçmesi ile yaşanan köpek ...
Muğla, Bodrum, Marmaris, Datça, Kütahya, Emet, Osmaniye, Antalya, Manavgat, Akseki, Kayseri, ...
Kediler çok temiz canlılardır. Günde ortalama 5 saate kadar varan temizlenme süreleri vardır. ...
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde büyük Türk Milleti'nin kanı, canı ve sonsuz ...
Veteriner Hekim Ceren Eroğlu, kedisi ölen bir kadın ve yanındaki 4 arkadaşı tarafından ...
Londra'daki Doğa Tarihi Müzesi tarafından hazırlanan, 10 bölümlük yeni bir ...
Kedimizin iyi bir hayat sürmesinde en belirleyici faktör biz kedicileriz. Bizim ona sunduğumuz ...
Kediciler gün içinde kedisine nasıl vakit ayırmalı, neler yapmalı, bir gününü kedinizle ...
Bir kedinin üşüdüğü zaman tıpkı insanlar gibi titremesi, sağlık probleminin göstergesi ...
Kedici Ressam Sedef Yılmabaşar, 19 Ekim’de 17. kişisel sergisiyle Cef Sanat Galerisinde ...
Türkiye'nin kediler için üretilen ilk kedi yastığı markası Bursalı iki girişimciden ...
İngiltere'de yapılan bir deney, kedi sahibi kadınların, kedilerini eş ya da partnerlerinden ...
Hayatını tehlikeye atabilecek birçok başka patolojiye yol açabilen kuşlardaki stresi iyi ...
Kedileri ile Birlikte Birçok Ülke ve Şehir Gezen Profesörİki kedisiyle birlikte birden fazla ...
Vahşice katledilen moda adı altında kullanılan savunmasız hayvanların kürklerinin hala ...
Kediler iyi bir iletişimcidir. Birçok iletişim biçimine sahiptirler. Miyavlamayı kedicilerle ...
“Bilim ve barışın, cahillik ve savaşı sonlandıracağından hiç şüphem yok. Milletlerin ...
Her yıl 10 Aralık'ta Dünya İnsan Hakları Günü ırk, dil ve din ayrımı gözetmeden bütün ...
Tıpkı siyah köpekler gibi, siyah kediler de evlat edinilmekte zorlanıyorlar. Birçok barınak ...