BODEGA Kedileri: Medeniyetin Sessiz Aynası

BODEGA Kedileri: Medeniyetin Sessiz Aynası

New York’un arka sokaklarında, küçük bakkalların rafları arasındaki o dingin sessizliği bozan tek şey, dükkânın gerçek sahibinin usul adımlarıdır: BODEGA Kedisi. 

Tezgahın üstünde uyur, müşteriye sürtünür, gerektiğinde bir fareyi anında yakalar. Kağıt üzerinde yasaktır ama kimse ona dokunmaz; çünkü herkes bilir ki o kedi, o dükkânın hem bekçisi hem ruhudur. Betonun içinde doğanın tek nefesidir.
Kediler sadece fare kovalamaz; insan ruhuna da iyi gelir. Kasanın yanında mırıldanan bir kedi, sabah kahvesinden daha hızlı sakinleştirir insanı. Bilim bunu açık söylüyor: kedinin olduğu yerde stres azalır, kalp ritmi dengelenir, mutluluk hormonu artar.

Şimdi dönüp bize bakalım. Türkiye gibi bir kedi ülkesinde markette bir kedi görünce “hijyenik değil!” diye ayağa kalkan bir kitle var. Hatta daha ileri gidip “toplansın, öldürülsün” diyenler bile… Dayanakları da sözde “medeniyet”: “Batı’da sokakta kedi yok!”
İşte burada New York’un Bodega Kedileri tokat gibi bir cevap oluyor...

Dünyanın en modern şehirlerinden biri olan New York, yıllar sonra İstanbul’u örnek aldı farkında mısınız?

Evet, doğru: Bodega Kedileri, İstanbul’un mahalle kedisi kültürünün neredeyse birebir yansımasıdır. İstanbul sokaklarının, esnafın kapısında uyuyan kedilerinin, çarşı-pazarın orta yerinde kendine yer açan kedilerinin hikayesi, yıllar içinde dünyaya ilham oldu. 

New York, kedileri marketten kovmadı; aksine İstanbullu bir esnaf gibi sessizce sahip çıktı. 

Şehrin ruhunun bir parçası yaptı.

Demek ki mesele “hijyen” değil.

Mesele kültür. Mesele, yaşamı paylaşmayı bilmek.

Kedi var diye market kirli olmaz. Ama kedi yok diye market steril de olmaz.

Gerçek hijyen tehditleri çöpler, haşereler ve farelerdir. Farelerin taşıdığı leptospira, salmonella; bunlar gerçek risktir. Ve bu riskleri en sessiz, en etkili şekilde azaltan canlı kedidir. Doğanın bize sunduğu en eski çözümdür.

“Medeni ülkelerde sokakta kedi olmaz” söylemi de tamamen yanlış. Medeni ülkelerde kediler öldürülmez, yönetilir… 

Yani öldürme değil, yaşatma kültürü.

Kediler rahatsızlık değil, şehirle doğa arasındaki barışın simgesidir.

Bir market kedisi, o dükkanın koruyucusudur. O mahallenin vicdanıdır.

Ve unutmamak lazım:
New York bugün bodega kedilerini konuşuyorsa, bunun kökünde İstanbul’un kedileri vardır.
Bizim yüzyıllardır bildiğimiz şeyi yeni keşfediyorlar...

Bir şehrin gerçek medeniyet göstergesi, kedisine nasıl davrandığıdır.

Dr. Tarkan Özçetin


18/02/2026

Keditörün Önerisi

Kediler Alemi

Kediler Rüya Görür mü?

26.06.2025

Kediler Rüya Görür mü? Uyuyan bir kediyi izlediğinizde göz kapaklarının seğirdiğini, ...

İran Kedisi

21.10.2022

Uzun yumuşak tüyleri ve kocaman gözleri ile dünyanın en popüler kedi ırkları arasında yer ...