TİP Sözcüsü Sera Kadıgil'in talebiyle Yasa teklifinde kediler kapsam dışına alındı
22.07.2024TİP Sözcüsü Sera Kadıgil'in Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair ...
Büyük Kedilerin bu sayıda konuğu kara kulağı doğal ortamında ilk kez görüntüleyen biyolog Batur Avgan oldu. Batur’la evcil kedilerimizi ve Minnoşlar’ın büyük olanlarını konuştuk. VAŞAK: 1970’li yıllarda leoparın tükenmesinden sonra Anadolu’daki en büyük kedi türü olarak vaşaklar kaldı. Doğadaki hastalıklı ve zayıf hayvanları avlaması nedeniyle vaşaklar bir ekosistemin sağlıklı sürebilmesi için önemli türlerden kabul ediliyor. Her vaşağın postu o bireye özel bir benek dağılımına sahip ve aynen insanlardaki parmak izi gibi vaşaklarda beneklerin yerleri ve şekilleri doğumdan ölene kadar aynı kalıyor. Bu da biyologların fotokapanlar kullanarak bir bölgede kaç adet vaşak olduğunu tahmin edebilmelerini sağlıyor. Aynı bölgede 2-3 yılda bir yapılan sayımlarla da vaşakların azalıp azalmadığı kontrol ediliyor. Azalma demek o bölgede besin zincirinde vaşakların altında yer alan birçok türde bir sorun yaşandığının göstergesi kabul ediliyor. “Eğer kediler üzerine yaptığınız çalışmanızın bilimsel bir anlam ifade etmesini istiyorsanız elinizde yeterli sayıda veri olmalı.”Büyük Kedilerin bu sayıda konuğu karakulağı doğal ortamında ilk kez görüntüleyen biyolog Batur Avgan oldu. Batur’la evcil kedilerimizi ve Minnoşlar’ın büyük olanlarını konuştuk.
Batur Avgan: Benim kediciliğim annemden geliyor. Evimizde hep kedi vardı ve çocukluğum kedilerle geçti. Bir keresinde eski bir komşumuz anlatmıştı. Ne zaman sokağın köşesinden çıkıp hızla kaçan bir kedi görseler hemen arkasından ben görünürmüşüm. Gerçekten de sokaktaki tüm kedileri yakalayıp sevmeye uğraşırdım. Hala da öyle.
B.A: Ben aslında çocukluğumdan beri hava kuvvetlerine girip pilot olmak istiyordum. Ama bir gün Karaburun’da dolaşırken babam karşıda görünen Foça’yı gösterip orada fokların yaşadığını söyledi. Ben tabii fokların okyanuslarda filan yaşadığını sandığım için acayip şaşırdım. Ve o şaşkınlıkla da biyolojiye ilgim başladı. Pilotluk hayalimi sildim ve “ben biyolog olacağım” dedim. Zaten lise son sınıftaydım. O zamanlar Anadolu leoparının tükendiğini filan bir yerlerden okumuş olmalıyım ki “biyolog olup leopar araştıracağım” filan diyordum ortalıkta. Yabani kediler üzerinde uzmanlaşmaya karar vermem de öyle oldu. Bu işe en çok annem ve babam sevindi tabii. Çünkü ikisi de asker olmamı istemiyordu. Ama üniversite sınavında “ben sadece ODTÜ Biyoloji’yi yazacağım” dediğimde annem panikleyip beni psikiyatristlere filan götürdü. Neyse… Kazandım, ama üniversiteye girince karşınıza o kadar şey çıkıyor ve o kadar şaşırıyorsunuz ki üçüncü sınıfta biyolojiye ilgim azaldı. Bir hevesle basın fotoğrafçısı olmayı kafama koydum ve mezun olduktan sonra biyolojiyle uğraşmadım. Önce bir fotoğraf stüdyosunda sonra da İstanbul’da bir dergide çalıştım. Ama sonra bir baktım ki başımda bir patron kabul edemiyorum ve bir de dağları özlemişim. Dedim, “ben biyolojiye geri döneyim”. 2009’da İsviçre’ye gidip yüksek lisans yaptım. Tez konusu olarak da Antalya’daki iki sahada vaşak ve karakulakların popülasyon durumlarını inceledim. Sayıları nedir, hangi habitatlar onlar için daha önemli, nereleri korumak lazım filan… Mezun olduktan sonra da o şekilde devam ettim. Yani kısacası kedilerin mesleğim olması çok eskiden gelen kedi sevgime dayanıyor. Çocukluk sevdası diyelim.
B.A: Tabii ki evcil kedileri! Vaşak ve karakulak gibi yabani kedilerin ekolojileri benim uzmanlık alanım olsa da sokak kedisi aşkım hala çok baskın. Bu acayip bir şey. Sokakta gördüğüm bütün kedilere selam veririm. En az bir laf edip pisi pisi filan derim. Nasıl bir ortamda, kiminle olduğum umurumda olmaz. Bu anlamda İsviçre’de çok mutsuz olmuştum. Birincisi, sokak kedileri yok. İkincisi, ev kedileri o kadar şımarık ki, sevemiyorsun. Sevsen de sana son derece “elegant” davranıyorlar. Bence oranın kedileri kedi olduklarının farkında değiller. Bana göre değil. Sokak kedilerine karşı olan sevgim insanlarla olan ilişkime de yansır. Kedi sevmeyen insanlara prim vermem.
B.A: Ben serbest biyoloğum. Türkiye’de bunu diyince herkes bir şaşırıyor. Yani ben bir kuruma bağlı çalışmıyorum. Benim uzmanlığım yabani kedilerin ekolojileri. Yabani kediler çalışması zor türler olduğu için dünyada bu konuda çalışan çok kişi yok. 1999’da üniversiteden mezun olduğumda bu konuda ortalıkta yani Türkiye’de kimse yoktu. 2009 yılında biyolojiye geri döndüğümde baktım ki durum hemen hemen değişmemiş.
Ben projeler yazıyorum ve bunlara kaynak sağlayan ve genelde yabancı ülkelerde bulunan doğa koruma vakıflarına başvuruyorum. Ama bu bir sponsorluk değil. Eğer projelerimi beğenirlerse para veriyorlar ve ben de çalışmalarımı yapıyorum. Yakın bir süre önce Nahçıvan’da bir leopar projesi yaptım. Ve şu sıralarda da Antalya’da yaban kedisi üzerine bir çalışma yapıyorum.
Türkiye’de olduğumda daha çok Antalya’da çalışıyorum. Beydağları, Toroslar, yani batı Antalya’da. Ama nerede olacağım çok da belli olmuyor. Mesela geçen yaz hemen hemen hiç Batı Antalya’da çalışma yapmadım. Antalya’nın doğusunda Gidengelmez Dağları’nda ve iki ay da Sarıkamış’ta vaşak çalıştım. Özellikle 2009 başından beri İsviçre’ye gitmediğim zamanlar sürekli dağlardayım. Yılın 150-200 gününü arazide geçiriyorum. Artık Türkiye’de bir evim yok mesela. İstanbul’dan ayrılırken herşeyi kutulayıp bunları kuzenimin ve arkadaşlarımın evlerine dağıttım. Şu sıralar biraz biraz onları bir araya getiriyorum.
B.A: Çünkü eğer kediler üzerine yaptığınız çalışmanızın bilimsel bir anlam ifade etmesini istiyorsanız elinizde yeterli sayıda veri olmalı. Olmalı ki, yaptığım istatistikler ve vardığım sonuçlar bilimsel anlamda geçerli olsun. Türkiye’deki yabani kedi türleri öyle Afrika belgesellerinde görülen aslanlar, çitalar gibi ortalıkta yatıp sizin onları izlemenize izin vermezler. Ben 2009’dan beri arazide o kadar zaman geçirmeme rağmen bir kere bile karakulak görmedim. Ama çalıştığım sahadaki fotokapanlarım yüzlerce defa karakulakları görüntüledi. Yani fotokapanlar benim doğadan yeterli sayıda veri toplamı sağlıyor. O nedenle de vazgeçilmezler. Bir de şu var: Daha 1994 yılında Türkiye’deki ilk fotokapanları üretmiştim. Kapanlar için kullandığım fotoğraf makineleri 10 yaş altı çocuklar için plastikten yapılmıştı. Lensleri, objektifleri bile cam değil, plastikti. Kapanların tetik mekanizmalarını ameliyat ipliğinden yapmıştım. Patikada hayvanın ayağı bu ipe çarpınca kapan bir fotoğraf çekiyordu. O makinelerin şu an kullandığım kapanlardaki sistemlerle alakası bile yok ama 1994’teki o makinelerimi hala saklıyorum. İlk karakulak fotoğrafını onlardan biri ile çekmiştim.
Son yıllarda karakulak ve vaşakların fotokapanlarla çekilmiş fotoğrafları basında çıkmaya başlayınca birçok insan ortaya çıkıp “biz de istiyoruz” demeye başladı. İnsanların bunu yapmasında sorun yok. Hatta iyi de çünkü birçok yerden veri toplanıyor. Ama bu verilerin yorumlanmasına gelince işler karışıyor. Çünkü topladığınız fotoğrafların yorumunu doğru yapmalısınız. İnsanlar bir sahada iki tane vaşak fotoğrafı çekince “ahh burada vaşak sayısı çok artmış” diyorlar. Siz istediğiniz kadar “bir sahada vaşak fotoğrafı çekmek orada vaşağın sayısını vermeyi bırak, vaşağın o bölgede yaşadığı anlamına bile gelmez” gibi özlü sözler söyleseniz de sizi dinlemiyorlar. Çünkü Türkiye’de “yetkili” değilseniz haklı da değilsiniz.
Ben fotokapan kullanmayı İsviçre’de 1994 yılında staj yaparken öğrendim. Sonra ODTÜ’ye gelip oradakilere anlattım. Ama aslında tüm uzmanlaşmam arazide edindiğim deneyimle oldu. Düşüne düşüne kendin öğreniyorsun. “Ben kedi olsaydım, A noktasından B noktasına nasıl giderdim?” sorusunu sormayı ve bunu cevaplamayı iyi öğrendim sanırım. Ama burada da kalmıyor çünkü hem A, hem de B noktalarının bir kedi için bir şey ifade etmesi gerekiyor ki bu noktalar arasında dolaşsın. Bunları iyi öğrendim sanırım çünkü yaptığım tüm fotokapan çalışmalarımda kedileri fotoğraflama oranım, yani birim zamanda kedileri yakalama sayım çok yüksek. İsviçre’deki hocalarım bile çalışmalarımın sonuçlarını görünce çok şaşırdılar. Ama iş sadece fotokapanlarla da bitmiyor. Yabani kediler gibi etoburlar avladıkları besin türlerine doğrudan bağımlı yaşarlar. O nedenle bir sahada kedilerin nelerle beslendiğini bilmelisiniz ki o türleri de koruyup kedinin hayatını devam ettirmesini sağlayabilesiniz. Nelerle beslendiğini de sadece kedinin dışkılarını inceleyerek anlarsınız. Ama o dışkıları bulmak başka bir beceri gerektiriyor. Yabani kediler öyle her yere dışkılarını yapmazlar. Çünkü her dışkı diğer kedi bireylerine bir mesajdır aslında: “Ben hala buradayım ona göre”. Mesela orman yollarında kenardaki belli büyüklükteki taşların yanına yaparlar. Zamanla arazide vakit geçirirken bunu da öğreniyorsunuz.
Vaşak, karakulak, saz kedisi, yaban kedisi ve belki de leopar. Türkiye’de özellikle kırsalda en bilineni vaşak. Öyle ki köylerde insanlar her gördükleri yabani kediye vaşak diyor. Karakulaklara bile… Ama dediğim gibi sadece adını biliyoruz. Vaşakların Türkiye’de hayatlarını devam ettirmesini sağlayacak bilgilerle ilgilenmiyoruz bile. İnsanların Anadolu kaplanı, Anadolu aslanı gibi gerçeklikle ilgisi olmayan isimler taktığı leopar ise artık bir efsane olmuş. Ben Antalya’da vaşak-karakulak çalışırken bir sürü kişi “bence bu dağlarda halen leopar var” diyordu. Ben de “eğer ben biyoloji biliyorsam leopar yok” diyordum. Çünkü “leopar var” demek aslında “leopar popülasyonu var” demektir. Çünkü bir popülasyon Adem ve Havva’dan değil, onlarca bireyden oluşur. Ve bir yerde onlarca leopar olduğunda o bölgedeki halk her ay en az bir defa leopar görür veya bir şekilde elinize canlı veya ölü leopar geçer. Türkiye’de, en azından batı bölgelerinde böyle bir şey olmuyor. Doğu’da ise durum farklı. Güneydoğu Anadolu’dan bize hiçbir haber akışı yok. Yani orada ne olduğunu bilmiyoruz. Herkesin oturup leopar konuşması gündemi saptırıyor. Çünkü bir efsanenin peşinde ucuz Amerikan belgeselleri gibi anlamsızca koşarken diğer kedi türlerinin durumu gündeme gelmiyor. Oysa bu ülkede saz kedisi diye bir tür var. Adını kimse duymamıştır bile. Sulak alanlarda yaşayan bir kedi türü… Son 50 yılda yeni tarlalar açmak ve olan tarlaları da sulamak için Türkiye’de bir sürü sulak alan kurutuldu. Peki, oradaki saz kedilerine ne oldu? Öldü tabii ki. Oysa siz saz kedisini çalışıp sürekli haber yapsaydınız, kamuoyuna türü tanıtıp pompalasaydınız yetkililer bu kadar rahat davranamayabilirlerdi. Fotokapanlar bir de bu işe yarıyor. Yabani kedi türlerinin fotoğraflarını görmek insanlara iyi hisler veriyor. Mesela kedi sevenlere dikkat ettim vaşak, karakulak gördüklerinde o kadar çok heyecanlanıyorlar ki… “Bizim minnoşun büyüğü…” falan diyorlar.
B.A: Olmamasına olanak var mı? Annem ve babam emekli olunca Bodrum’a yerleştiler. Şu an altı tane kedileri var. Şurup, Balkız, Efe, Zeytin, Zümrüt ve Kırocan. Hepsi sokaktan gelme. Şurup ve Balkız, İstanbulModa doğumlu. Efe Antalyalı; geçen yaz arazi çalıştığım bir dönemde gözümün önünde ona araba çarptı. Ben dolmuştaydım o sırada. İndim, gidip onu yoldan aldım ve arazi çalışmayı bırakıp otobüse atladım, Bodrum’a gittim. Efe kazadan hiç yara almamıştı. Bugün ise bir yaşına yaklaşıyor ve kocaman, görkemli bir kedi. Zeytin, Zümrüt ve Kırocan ise Bodrumlu. Annemlerin öyle “kapıda besliyoruz” formatında kedileri yok. Olamaz da. Sokaktaki tüm kediler ailedendir. Evimize girerler ve akşamları yemekten sonra annemlerle oturup bütün Türk dizilerini izlerler.
Kedici okurlarımızla birlikte olduğunuz için teşekkürler…
TİP Sözcüsü Sera Kadıgil'in Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair ...
Amasya'nın Taşova ilçesinde kedi ile köpeğin kurduğu dostluk görüntülendi.İlçe ...
Sokak kedisi, benim en çok sevdiğim kedi türü. Biliyorsunuz Kedici Dergisi’nin ilk yayın ...
Pitbull cinsi Mako isimli sevimli köpek, kendisinin bir kedi olduğuna inanıyor ve hatta ...
Elbette herkesin bildiği gibi bir kap su, bir kap mama kapımızın önüne koymalıyız. Bu en ...
Kediler üzgün olduğumuzu anlayabilirler mi?Kediniz kötü hissettiğinizde sizi teselli ...
Kedici’nin “gezgin kedi”si uzaktaki akrabaları ile tanışmak için gittiği Güney Afrika ...
ABD'nin Oregon eyaletine bağlı Portland şehrinde yaşayan Harpo hırsızlıklarıyla herkesi ...
Kırıkkale’nin Delice ilçesinde hayata geçirilen proje kapsamında sokak hayvanlarını evlat ...
Hırsız Kedinin sahibi Sally Bell, Kedi Avery’nin daha önce de ona dışardan bulduğu ...
Mersin Büyükşehir Belediyesi, 'Yaşamı Sahiplen Destek Büyükşehir'den kampanyası ile 52 ...
Kediler her zaman üzerine oturacak ilginç bir yer bulabilir. Peki, bunu neden yaparlar? Gelin ...
Anadolu tarihler boyu çeşitli uygarlıklara misafirlik etmiştir. Bunlardan niceleri tarihin ...
Evinizi bir kediyle paylaşıyorsanız bu soru mutlaka aklınızdan geçmiştir. Eve biraz geç ...
Evcil hayvanların sağlık ve yaşam koşullarını takip edebilmek ve sokağa bırakılmasını ...
Bir kedinin mutlu olup olmadığını söylemek her zaman kolay değildir. Bazı kediler ...
Kedi veya köpeklerin petshoplarda ne kadar zor şartlar altında satışa sunulduklarının çoğu ...
Ankara Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Şube Müdürü Mustafa Şener: ‘’Bir ...
Rapor: Büyük kedilerin hayvanat bahçelerinde sayısız sorunu varYaban hayatı koruma ve hayvan ...
Kedim Gırgır, yoğun çalışma temposuna sahip aile bireylerine pek fazla karışmazdı. ...
Alerjik reaksiyonlar sadece insanlara özgü değil, kedilerimiz de bundan nasibini alabilir! ...
Kedi çene aknesi, kedilerde oldukça yaygın bir cilt durumudur. Çene aknesi, bir kerelik bir ...
Kedici olmanın, onlarla birlikte yaşamanın “faydalarını” kedicilere anlatmaya gerek yok. ...
Kediler için taze su önemlidir. Bu durumda su şelalesi ya da su pınarı iyi bir fikir olabilir. ...
Bazı kediler ayna ile ilk karşı karşıya geldiklerinde agresif davranışlar sergileyebilirler. ...
İki yıl önce kaybolan kedi, ailesine kavuştu.İngiltere-Oxfordshire, Begbroke köyünden Sian ...
Dünyaca ünlü bir yardım kuruluşu, kiraladıkları kargo uçağıyla Afganistan’a gidip terk ...
CHP'nin emektar kedisi Şero'nun, Ankara Kedi Hastanesi'ndeki tedavisi sona erdi. Yapılan ...
Antalya Bilim Merkezi'nde robotik kodlama ile programlanan robot NAO, 'Gel, pisi pisi' diyerek ...
Gece soğukta üşüyen bir sokak kedisi geceyi devlet hastanesinin acil servisindeki müşahede ...
Soğuk havaların etkili olduğu Bayburt'ta buz tutan Çoruh Nehri'ne giren kediyi itfaiye ekipleri ...
Hayvanseverlerin, “Belediyelere öldürme (ötanazi) yetkisi veriyor” diye karşı ...
Empati Derneği başkanı Cem Arslan’ın veteriner hekimliği mesleğine ilişkin merak edilen ...