Kayıp Kedi 10 Yıl Sonra Mikroçip Sayesinde Bulundu
18.09.2021İskoçya'nın Aberdeen şehrinde 10 yıl önce kaybolan Forbes isimli kedi, mikroçip taramasında ...
Son günlerde kedilere karşı yürütülen karalama kampanyasında yeni bir iddia ortaya atılıyor: “Sokak kedileri besleniyor, karınları doyuyor, artık fare avlamıyorlar. Dolayısıyla şehirlerde bulunmalarının farelerle mücadele açısından hiçbir anlamı yok.”
Doğru olabilir mi? Cevap net olarak
HAYIR
Çünkü doğa da bilim de trol aklı ile çalışmıyor.
Bilim bir kedinin fareler ve sıçanlar üzerindeki etkisini yalnızca kaç kemirgen öldürdüğünü sayarak ölçemezsiniz diyor. Çünkü avcı-av ilişkisinde öldürmek kadar önemli başka bir mekanizma daha vardır: Avcının varlığı.
2018 yılında New York’ta yapılan oldukça ilginç bir saha çalışmasında araştırmacılar, şehir ortamında yaşayan gerçek bir sıçan kolonisini ve aynı bölgedeki kedileri aylar boyunca kameralarla izlediler. Kedilerin büyük şehir sıçanlarını sanıldığı kadar sık öldürmedikleri görüldü. Fakat araştırmanın asıl önemli sonucu başka yerdeydi. Kediler bölgede ortaya çıktığında sıçanların açık alanda görülme olasılığı belirgin biçimde azalıyordu. Kedi sayısının artmasıyla sıçanların saklanma davranışlarında da değişiklik gözleniyordu.
Yani kedinin sıçanı öldürmesine bile gerek kalmadan, varlığı sıçanın davranışını değiştiriyordu.
İşte bugün sosyal medyada anlatılmayan bilimsel gerçeklerden biri budur.
Çünkü fareler aptal değildir. Hatta sanılandan çok daha zeki hayvanlardır. Bir av hayvanı, avcısının saldırmasını bekleyip ondan sonra kaçmaz. Avcının görüntüsünü, hareketlerini, sesini ve kokusunu algılar. Tehlike hissettiğinde daha az ortaya çıkar, daha fazla saklanır, beslenme davranışını ve yaşam alanını kullanma biçimini değiştirir. Ekolojide bunun karşılığı “predatör baskısı” veya “korku etkisi” olarak değerlendirilir. Kediler de binlerce yıldır küçük memelilerin doğal avcıları arasındadır.
Bilim burada daha da çarpıcı olan bir şey daha söylüyor: Farelerin kontrolü için kedilerin bizzat kendilerinin ortamda bulunmasına bile gerek olmayabilir.
Kontrollü deneylerde sıçanların yalnızca kedi kokusuyla karşılaştıklarında bile güçlü savunma ve kaçınma davranışları gösterdikleri ortaya konuldu. Bir deneyde kedi kokusuna maruz bırakılan sıçanlar gözlem süresinin %87’sinden fazlasını saklanma alanında geçirdi. Kontrol grubundaki sıçanlarda ise bu oran %20’nin altındaydı.
Dikkat edin. Ortada saldıran bir kedi yok. Fare yakalayan bir kedi de yok. Hatta ortada kedinin kendisi bile yok.
Sadece kedinin kokusu var. Ve sıçanın davranışı değişiyor.
Şimdi hala bize “Kediler mama yiyor, dolayısıyla fareler açısından hiçbir anlamları yok” mu diyeceksiniz?
Bir başka iddia da tok kedinin avlanmayacağı yönünde. Bu da kediyi yeterince tanımamaktan kaynaklanan başka bir yanılgı. Kediler yalnızca karınlarını doyurmak için avlanmazlar. Avlanma davranışı kedinin doğal davranış repertuvarının bir parçasıdır. Evinde, önünde sürekli mama bulunan bir kedinin sineğe, böceğe, oyuncağa veya hareket eden küçük bir nesneye nasıl tepki verdiğini herhangi bir kedi yakını rahatlıkla gözlemleyebilir.
Avlanma dürtüsü ile açlık aynı şey değildir.
Dolayısıyla “Kediyi beslersen fare yakalamaz” cümlesini bilimsel bir gerçekmiş gibi ortaya atmak da doğru değildir.
Asıl üzerinde düşünmemiz gereken başka bir konu daha var. Avrupa ve Amerika’nın son derece gelişmiş şehirlerinde modern atık toplama sistemleri var. Profesyonel kemirgen kontrolü yapılıyor. Kanalizasyon sistemleri denetleniyor. Belediyeler bu mücadeleye ciddi kaynaklar ayırıyor; zehirler, kapanlar, sensörler ve teknolojik takip sistemleri kullanılıyor.
Buna rağmen New York’tan Paris’e kadar dünyanın pek çok büyük kentinde sıçanlarla mücadele ciddi bir şehir ve halk sağlığı problemi olmaya devam ediyor.
O halde meseleyi “Çöpleri düzgün toplarsanız fare olmaz” basitliğine indirgemek de doğru değil. Dünyanın en organize şehirlerinden birçoğu onlarca yıldır sıçanlarla mücadele ediyor ve hala bu sorunu ortadan kaldıramıyor.
Bizim şehirlerimizde ise yüzyıllardır başka bir unsur daha var:
Kediler…
Sokağın içinde yaşayan, kokusunu bırakan, dolaşan, avlanan ve yalnızca varlığıyla bile kemirgenlere bir avcının yakınlarda olduğunu hatırlatan binlerce kedi. Bunun şehir ekolojisindeki değerini yok saymak için bilimi görmezden gelmek gerekir.
Kedilerin değerini elbette kaç fare öldürdükleriyle ölçmüyoruz. Ama konu fareler olduğunda bilim bize açıkça kedi ile kemirgen arasındaki ilişkinin yalnızca avlanmadan ibaret olmadığını gösteriyor. Kedinin varlığı önemlidir. Kokusu önemlidir. Dolaştığı alan önemlidir. Kemirgen üzerinde oluşturduğu risk algısı önemlidir. Bütün bunların kemirgen davranışları üzerinde ölçülebilir etkileri vardır.
Bugün bazıları “Kediler mama yiyor, artık fare yakalamıyor” diyerek kedilerin şehirlerdeki varlığını değersizleştirmeye çalışıyor.
Ben tam tersini söylüyorum:
Kedileri beslemeye devam edin.
Onları aç bırakarak değil, yaşatarak şehirlerimizin bir parçası olarak koruyalım. Çünkü mesele kedinin bugün önümüze kaç fare bıraktığı değildir. Mesele, o sokağın bir avcıya ait olduğunu farelerin hala bilmesidir.
Kediler yüzyıllardır şehirlerimizin sessiz muhafızlarıdır.
Kediler giderse yalnız kediler gitmez. Onların şehir ekosisteminde yüzyıllardır doldurduğu alan da boşalır.
Kedileri bugün sokaklardan toplarsanız. Yarın fareler şehirleri istila eder ve sonuçları tahmin edemeyeceğiniz kadar ağır olur.
“Abartıyorsun” diyenler için yarın New York ve Paris’e bakacağız. Kedilerin sokaklarda olmadığı dünyanın en gelişmiş şehirlerinin farelerle nasıl ve hangi bedellerle mücadele ettiğini daha doğrusu edemediğini konuşacağız.
Rakamlarla. Belgelerle. Bilimle…
Dr.Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
Kaynaklar
Parsons MH, Banks PB, Deutsch MA, Munshi-South J. Temporal and Space-Use Changes by Rats in Response to Predation by Feral Cats in an Urban Ecosystem. Frontiers in Ecology and Evolution. 2018;6:146.
Dielenberg RA, McGregor IS. Defensive behavior in rats towards predatory odors: a review. Neuroscience & Biobehavioral Reviews. 2001.
Dielenberg RA, Hunt GE, McGregor IS. “When a rat smells a cat”: the distribution of Fos immunoreactivity in rat brain following exposure to a predatory odor. Neuroscience. 2001;104(4):1085–1097.
İskoçya'nın Aberdeen şehrinde 10 yıl önce kaybolan Forbes isimli kedi, mikroçip taramasında ...
Kediciler, internette bu kediyi gördüğünüzde bunun bir fotoğraf hilesi olduğunu ...
Animal Cognition’da yayınlanan bir araştırma, kedinizin söylediklerinizi dinlediğine dair ...
Ayasofya’nın sembolü, turistlerin ilgi odağı olan kedi Gli, 24 Eylül tarihinden beri ...
Çok sıcak. Hem de çok… Özellikle yaz aylarının vazgeçilmez içeceği su. Kediler, ...
Harry Coombes, şehrin kalabalığı arasında yavaş adımlarla yürümeye devam ediyor; her ...
Kediniz doğum yaptığında veya evinizin kapılarını bir yavru kediye açtığınızda yepyeni ...
Filiz Göktaş : ‘’Doğal yaşam diye bir şey kalmamış. İnsanlar ve hayvanlar çok kötü ...
Kediler, özgür canlılardır; sadece canları istediğinde yanınıza gelip kendilerini ...
Japonya'daki Aoshima adası artık 'kedi adası' olarak anılıyor. Önceleri fareleri yakalamak ...
“E benim güzel hemcinsim, sana böyle mi öğretildi? Senin o kedi dediğin, o evin sahibi, sen ...
Eozinofilik granuloma nedir? Kedilerde görülen eozinofilik granuloma kompleksler bir çeşit ...
Soğuk algınlığı insanlarca basit ve sıkça karşılaşılan bir rahatsızlık olarak ...
Evinizde kedilerinizin başına gelebilecek, olası ev kazalarını önlemek için birkaç ...
Her şey kedinizi ürkütüyor, yerinden sıçrama boyutuna kadar korku yaşıyorsa, kedinizde ...
“Kedi Sadece Miyav Demez” İnsanoğluna kediyi konuşturmak ve onun üzerinden anlatım ...
Kulak uyuzu Otodectes Cynotis adı verilen, derinin alt kısımlarına yerleşerek kaşıntılı ve ...
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Meksika'dan gelen arama kurtarma ekibinde görev ...
Çoğu makyaj ve kozmetik ürünlerinin üretimi için hayvanlar üzerinde deneyler ...
“Kedileri neden seviyoruz? Tüylü oldukları için mi… "Gerçek" o tüylü patilerinin ...
Chp’nin kedisi Şero’nun sağlık durumu ile ilgili Kedici Dergisi’ne açıklamada bulunan ...
Kedilere özel geliştirilen GLP-1 temelli yeni tedavi, kilo yönetimi kadar etik ve yaşam biçimi ...
‘’58-65 arası kediciğin sorumluluğunu aldığım bir barınağım ve sahiplendirme ...
Bilim insanlarına göre, yalnızlığın sineklerdeki küçük bir nöron grubunda ...
Hayvan davranış bilimcisi olan Peter Neville, profesyonel kariyerine Birleşik Krallık Hayvan ...
Evcilleştirmenin memeliler üzerindeki etkilerini daha fazla aydınlatan yeni bir araştırmaya ...
Kedinizin fotoğrafları, videolarıyla dolu bir galeriniz var biliyoruz! Kediciler, onun her ...
Kitaplar, oyunlar, oyuncaklar çocukların olduğu kadar bizim de birer parçamız... Bu ...
Hayvan hakları meselesi, masabaşında konuşulacak bir konu değil. Sahayı bilmeyen, mevzuatı ...
"Kediyi ne ya da neler üzer?" sorusuna verilebilecek birden fazla yanıt olsa da dostlarımızı ...
Norveç Orman Kedisi, gerek görünüşleri gerek özellikleriyle sıradışı canlılardır. ...
Öncelikle kedilerinizi de içinde barındırdığınız ve birçok kişinin sizi tanımasına ...
Miyav sesleri, vücut dili ve yüz ifadeleri sayesinde, kedinizin nasıl hissettiğini ...