Rusya’da Türk Bayrağı - Oksana Lyabakh
29.01.2020Bu bir sirk de değil, kedilerin at koşularındaki gibi birbiriyle yarıştırıldığı bir ...
Bazen bir toplumun vicdanı, çıkardığı büyük yasalardan değil; kapısına astığı küçük tabelalardan anlaşılır.
Kapıda "Evcil hayvan giremez." yazıyorsa mesele sadece bir kedi ya da köpek değildir.
Mesele, birlikte yaşamayı ne kadar becerebildiğimizdir.
Şimdi gündemde olan yasa taslağına göre, gıda tüketilen alanların tamamında; sadece kapalı mekânlarda değil, açık teraslarda ve bahçelerde bile evcil hayvanların bulunması yasaklanabilecek.
Eğer bu düzenleme bu haliyle yasalaşırsa, yıllardır "pet friendly" anlayışıyla hizmet veren işletmelerin kendi inisiyatifi de ortadan kalkacak.
Bana göre asıl sorun tam da burada başlıyor.
Çünkü devletin görevi bütün işletmeleri aynı kalıba sokmak değil, bilimsel kuralları belirleyip denetlemektir.
Bugün dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde hijyen kuralları son derece sıkıdır. Buna rağmen binlerce kafe ve restoran belirli şartları sağlayarak evcil hayvan kabul edebilmektedir.
Demek ki sorun hayvanlar değil.
Sorun, kuralların doğru uygulanıp uygulanmamasıdır.
Hijyen elbette tartışılmaz.
Ancak hijyen; bir canlının varlığıyla değil, işletmenin temizliğiyle sağlanır.
İyi yönetilen bir işletmede, tasmalı, kontrol altında bulunan, masaya çıkmayan bir köpek ya da taşıma çantasındaki bir kedinin oluşturduğu risk; denetlenmeyen onlarca başka hijyen probleminden çok daha düşük olabilir.
Kaldı ki bugün sokakta, parkta, toplu taşımada ve hatta havaalanlarında bile insanlarla hayvanların bir arada yaşayabildiğini görüyoruz.
O halde neden açık hava bir kafenin bahçesinde bu birliktelik yasak olsun?
Daha da önemlisi...
Bu yasa sadece hayvanları dışarıda bırakmayacak.
Milyonlarca hayvanseveri de dışarıda bırakacak.
Çünkü evinde yaşlı köpeği bulunan, engelli hayvanıyla yaşayan, ayrılık kaygısı nedeniyle hayvanını yalnız bırakamayan insanlar için bu sadece bir kahve içme meselesi değildir.
Bu, sosyal hayata katılabilme hakkıdır.
İşletme sahiplerini de anlamak gerekir.
Kimi işletme evcil hayvan kabul etmek istemez; buna saygı duyulur.
Kimi işletme ise hayvan dostu olmak ister; buna da saygı duyulmalıdır.
Özgürlük tam da budur.
Tek tip yasaklar değil, seçenekler...
Bu düzenlemenin gözden kaçan bir başka boyutu ise Türkiye'nin dünyadaki imajıdır.
Dünyanın birçok ülkesinde Türkiye denildiğinde akla gelen ilk görüntülerden biri, insanlarla iç içe yaşayan kedilerimizdir. İstanbul'un kedileri hakkında çekilen belgeseller milyonlarca kişi tarafından izlendi; sosyal medyada her gün binlerce yabancı turist bu ülkenin hayvanlarla kurduğu ilişkiye hayranlığını paylaşıyor.
İnsanlar artık sadece tarihi eserleri görmek için seyahat etmiyor.
Bir ülkenin ruhunu, sokaklarını ve canlılarla kurduğu ilişkiyi de görmek istiyor.
Türkiye'nin en güçlü turizm değerlerinden biri de tam olarak budur.
Yüzyıllardır kedileriyle birlikte yaşayan şehirlerimiz...
Camilerimizin avlularındaki su kapları...
Esnafın dükkânında uyuyan kediler...
Vapur iskelelerinde yolcuları karşılayan dostlarımız...
Bunlar sadece güzel fotoğraflar değildir.
Bunlar, Türkiye'nin dünyaya anlattığı hikâyenin bir parçasıdır.
Biz yıllardır farkında olmadan çok değerli bir kültürel miras ve uluslararası marka değeri oluşturduk.
Şimdi ise bu ruhu yasak tabelalarıyla gölgelemek üzereyiz.
Beni en çok düşündüren ise şu:
Biz son yıllarda sürekli yasakları konuşuyoruz.
Oysa gelişmiş toplumlar birlikte yaşamayı konuşuyor.
Çocuklara hayvan sevgisini nasıl öğreteceğimizi, şehirleri nasıl daha yaşanabilir hâle getireceğimizi, insanların ve hayvanların ortak yaşam alanlarını nasıl artıracağımızı tartışmamız gerekirken; biz kapılara yeni yasak tabelaları asmayı tartışıyoruz.
Ben veteriner hekimim.
Otuz yılı aşkın meslek hayatım boyunca binlerce kediye, köpeğe ve onların ailelerine tanıklık ettim.
Şunu çok iyi biliyorum:
Bir toplumun merhameti, en güçsüz olana gösterdiği saygıyla ölçülür.
Kapısından sessizce geçen bir kediden ya da sahibinin ayağının dibinde usulca yatan bir köpekten korkan bir toplum değil; birlikte yaşamayı öğrenmiş bir toplum güçlüdür.
Ve unutmayalım...
Türkiye'nin dünyaya ihraç ettiği en güzel değerlerden biri sadece tarihi, mutfağı ya da denizi değildir.
Kedileriyle, köpekleriyle ve tüm canlılarla kurduğu merhamet kültürüdür.
Bu kültürü kaybetmek, sadece hayvanseverleri üzmez.
Türkiye'nin dünyadaki sıcak, vicdanlı ve misafirperver ülke imajına da zarar verir.
Belki de sormamız gereken soru şudur:
Gerçek tehdit, yanımızdaki hayvan mı?
Yoksa her sorunu yasaklarla çözmeye çalışan anlayış mı?
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
23/07/2026
Bu bir sirk de değil, kedilerin at koşularındaki gibi birbiriyle yarıştırıldığı bir ...
“Fotoğraf bir anlatım biçimidir.” Fotoğrafçılık alanında başarısını ...
Kedi Ve Yumurtanın Faydaları 1- Bağışıklık sistemini güçlendirir. 2- Kas ve kemik ...
Türk Hava Yolları (THY), yolcuların beraberinde götürdüğü evcil hayvanları için ...
Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB), 1 Ocak 2023 itibariyle sona eren evcil hayvanlara çip ...
İyi bir yaşam herkes için güzeldir, herkes için haktır... Bir süre önce kentin ortasında ...
Antalya’da yaşayan bir Amerikan klasik araba koleksiyoneri olan Abdullah Bilir’in özel yapım ...
Almanya’nın güneybatısındaki Walldorf’da, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bir ...
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada yer alan, leopar ve ineğin bir aradaki görüntüleri ...
Endonezya adalarında yaşayan bir tür misk kedisinin dışkısından elde edilen dünyanın en ...
Kedinizin sizi yalaması genellikle sağlıklı bir bağın işaretidir, ancak kediniz sizi ...
“Fotoğraf bir anlatım biçimidir.” Fotoğrafçılık alanında başarısını ...
Rusya'da geçtiğimiz hafta bir fabrika işçisinin atık işleme tesisindeki çöplerin içinde ...
Kedilerin doğumunu takiben sinir sistemleri gelişmeye başlar ve bunu sosyalleşme takip eder, ...
Kediler son derece zeki ve meraklı canlılardır. Onları çok seviyoruz! Peki bazı günlük ...
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Köpek Barınağı ve Rehabilatasyon Merkezi’nde bakım ve ...
Kanada'nın Ontario eyaletinde yaşayan Christine De Castro, yaklaşık 12 yıl ...
Kedilerin sevimli olduğunu inkar etmek mümkün değil. Yumuşak, sevimli, enerji doludurlar. ...
DNA analizlerini değerlendiren bilim insanları, “Kediler yaklaşık 10 bin yıl önce ...
İzmir'de, 17 yıl önce henüz yavruyken tarihi Kızlarağası Hanı'nı mesken tutan sokak ...
TVHB Merkez Konseyi kararı ile Antalya Veteriner Hekimleri Odası Başkanlığımız tarafından, ...
Barınağında ölü hayvanların görüntüleri ortaya çıkan Ümraniye Belediye Başkanı ...
Uzun yıllar önce, insanın ve kedinin merakı birbirlerine adım atmasını sağladı. Sadece ...
Manisa'da katıldığı etkinlikte gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan CHP lideri Özel, ...
Kedilerimiz her ne kadar etobur olsalar da onların da zaman zaman ot yemeye ihtiyaçları vardır. ...
Sağlıklı sokak köpeklerine de “ötanazi” yapılmasının yani onların öldürülmesinin ...
Selam benim adım Kartopu. Güzel bir ismim var değil mi? Kartopu.. Bakmayın böyle beyazı ...
Kedilerde hırçınlık olarak tanımlayabileceğimiz, bulunduğu ortamı domine etme veya ...
Kediler genellikle iştahlı canlılardır. Ancak bazı dönemlerde iştahları kesilebilir, bir ...
Taş sokaklarda zamanı yavaşlatan, mırlamayla yön bulan bir yolculuk...Bazı şehirler vardır; ...
İnternette biraz zaman geçirmek insanların kedileri sevdiğini anlamaya yetiyor. Fakat kedilerin ...
Bazı kediler evlerimize girer ve hayatımızın sessiz tanıkları olur.Bazıları sokaklarda ...
Yaz aylarında havaların ısınmasıyla, sivrisinekler ortaya çıkmaya başlar. Doğanın bir ...