Kedilerin Deri Ve Tüy Bakımı
08.07.2022Kedinizin deri ve tüyleri onların sağlıklı görünüşünü yansıtmasıdır. Ona nasıl ...
Pet Terapi Üzerine Doç. Dr. Eda Küçüktülü ile Söyleşi
Röportaj: Işıl Aykan – Kedici Dergisi
Son günlerde bazı uzmanların, kedi ve köpeklerin evde beslenmemesi gerektiğini, bunun sağlık açısından riskli olduğunu savunan açıklamalarına sıkça rastlanıyor. Oysa tam da aynı dönemde, bir hastane kapısından içeri bir terapi köpeği giriyor; doktoruna, hemşiresine, hastasına umut taşıyarak…
Tıp bilimi her geçen gün yenileniyor, görüşler farklılaşıyor. Ama değişmeyen bir gerçek var: Hayvanlarla insanlar arasında kurulan o özel bağ, bazen bir ilacın bile yapamadığını yapabiliyor.
İşte bu yüzden, Türkiye’de kanser hastalarına yönelik ilk terapi köpeği uygulamasını hayata geçiren Doç. Dr. Eda Küçüktülü ile bir araya geldik. Çünkü bazen kapınızı bir doktor çalar, bazen de bir pati…
Işıl Aykan: Hocam, köpeklerin hastane koridorlarında dolaştığı bir projeyi ilk duyduğumda gerçekten şaşırdım. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?
Eda Küçüktülü: Dünyada uzun süredir bilinen bir uygulama bu. Amerika’da, Avrupa’da onkoloji servislerinde hastaların stresini ve kaygısını azaltmak için terapi köpekleri düzenli olarak kullanılıyor. Araştırmalar bu ziyaretlerin moral üzerindeki etkisini net şekilde ortaya koyuyor. Türkiye’de ise bu adımı atmak biraz cesaret gerektirdi ama sonuçları görünce buna değdi.
I.A.: Projede yer alan köpekler nasıl seçildi?
E.K.: En güzel tarafı da bu bence. Hepsi sokaktan kurtarılan canlar. Safiş ve Mochi… İkisi de önce sokakta bulundu, sonra bu proje için eğitildi. Yani terapi köpeği olmak için özel bir ırk olmanıza gerek yok. Önemli olan uygun karakter, insanla bağ kurma yeteneği ve doğru eğitim. Bu köpekler hem sıkı sağlık kontrollerinden hem de zorlu sınavlardan geçiyor.
I.A.: İnsanların aklına ilk gelen soru: Enfeksiyon riski yok mu?
E.K.: Çok hassas bir konu. Köpeklerimiz düzenli iç-dış parazit tedavisi alıyor, zoonoz hastalıklar için sürekli taramadan geçiyorlar. Hastaya gitmeden hemen önce antiseptik bir bakımdan geçiriliyorlar. Ayrıca ziyaretler yalnızca bağışıklığı güçlü, açık yarası olmayan, köpek korkusu veya alerjisi bulunmayan gönüllü hastalara yapılıyor. Tüm süreç etik kurul onaylı yürütülüyor.
I.A.: Ziyaretlerde unutamadığınız anlar oldu mu?
E.K.: Olmaz mı! Bir hemşire hastamız vardı mesela… Mochi ona patisini uzattığında gözyaşlarını tutamadı. “İlk defa hastalığımı kronik gibi hissettim, dışarıda hayatın sürdüğünü anladım” dedi. Bazen bir bakış, bir pati, bir ilacın yapamadığını yapabiliyor.
I.A.: Bu uygulama sadece hastalara mı iyi geliyor?
E.K.: Hayır. Bu ziyaretler, hastalar kadar onkoloji servislerinde çalışan sağlık ekibine de iyi geliyor. Çünkü onların işi sadece tedavi değil; aynı zamanda hastalara moral vermek, motivasyonu yüksek tutmak. Terapi köpekleriyle geçirilen birkaç dakika, onların üzerindeki stresi azaltıyor, yüzlerini gülümsetiyor.
I.A.: Bu uygulamanın amacı sadece moral vermek mi?
E.K.: Bundan çok daha fazlası var. İstiyoruz ki Türkiye’de kadrolu terapi köpekleri olsun. Belirli saatlerde hastaneye gelsinler, bahçede yürüsünler, çocuk servislerinde dolaşsınlar. Avrupa’da bu sistem oturmuş durumda. Bizim insanımızın hayvanlarla kurduğu duygusal bağ çok güçlü; bu yüzden burada etkisi çok daha büyük olabilir.
I.A.: Terapi köpeği olmak isteyen bir köpek nasıl hazırlanıyor?
E.K.: Önce karakter testi yapılıyor. Ardından Cihan Akın ve Şenay Kandemir gibi uzman eğitmenler sosyalizasyon eğitimini veriyor. Sonra köpekler bir dizi sınavdan geçiyor. Sürecin başında Arzu Önşen ve Göktan Eker gibi tecrübeli isimler var. Yani rastgele bir köpek değil; bu işi yapabilecek uygun karakterde bireyler seçiliyor.
I.A.: Bu uygulama köpeklerle ilgili önyargıları da kırar mı?
E.K.: Kesinlikle. “Köpek hastaneye girer mi?” diyen pek çok kişi, bir köpeğin bir hastayla nasıl bir bağ kurduğunu görünce fikrini değiştiriyor. Bu sadece tıbbi bir katkı değil; toplumsal bir dönüşüm de yaratıyor. Özellikle sokaktan kurtarılan köpeklerin bu rolde olması, toplumsal barışı da güçlendirebilir.
I.A.: Sizi en çok etkileyen geri bildirim neydi?
E.K.: Bir profesör hastamız şöyle demişti: “İlaçların etkisi ayrı ama sizi anlayan, yanınıza sokulan bir canlı varsa, en iyi tedavi odur. Nereden geldiği değil, nasıl yaklaştığı önemli.”
Belki de umut dediğimiz şey, kapının dışında aradığımız kadar uzak değil; burnumuzun ucunda, bir pati kadar yakın.
Kedici Dergisi olarak, bu değerli röportaj için Doç. Dr. Eda Küçüktülü’ye, Safiş’e, Mochi’ye ve bu yolu açan herkese teşekkür ederiz
Kedinizin deri ve tüyleri onların sağlıklı görünüşünü yansıtmasıdır. Ona nasıl ...
Alanında uzman veteriner hekimleri, geniş ekip kadrosu ve güncel teknolojilerle can dostlarına ...
Günlük gazetelerin, dergilerin, kitapların yer aldığı bir kütüphanesi olan, arkadaşlarla ...
Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da, şehir kanallarının üzerinde konumlanan sıra dışı ...
Aslında kedilerin gözlerinin görmediğini anlamak kolaydır. Ancak bazı durumlarda tek gözü ...
Birçok kişi için 6 Ocak sıradan bir kış günü.. Bu yazıyla karşılaşıncaya kadar belki ...
Türkiye’de nüfusun yüzde 19’u evini bir kedi ile paylaşıyor. Her geçen gün duyarlılık ...
Bize kendinizi tanıtır mısınız? Kimdir Arzu Karcı?1975 Ankara doğumluyum, 12 yıldır ...
Magnetoterapi yani manyetik alan terapisi Alternatif ve Tamamlayıcı Tıp Ulusal Merkezi (NCCAM) ...
Kedilere alerjisi olduğu için sahiplenemeyen veya sevmekten kaçınan kişiler için kedili bir ...
Bir kedi kuyruğunu kovalıyorsa, oyun oynuyor deriz. Ancak kedilerin kuyruğunu kovalaması ...
Evde mucizevi işlev görecek, sizin ve kedinizin hayatını kolaylaştıracak birbirinden ilginç ...
Yeni bir yıl hızla yaklaşıyordu. Kış mevsimi, bir yandan içimde bir yerlerde beni üşüten ...
Bursa’da 2 fabrikayı küle çeviren yangında söndürme çalışmaları devam ederken, ...
Çanakkale'nin Lapseki ilçesindeki feribot iskelesinde denize düşen kedi, iskele personeli ...
Evlerimizi paylaştığımız kedilerimiz bizimle birlikte oda oda gezebiliyorlar. Peki bu takipçi ...
Antibiyotikler, keşfedildiklerinden beri, infeksiyon hastalıklarında modern tıbbın yapı ...
Japon elektronik üreticisi Panasonic, durduk yere gaz çıkaran ve bebek gibi konuşan sevimli ev ...
Ben kedileri severim. Kedileri sevenleri de severim. Hatta onları diğerlerinden daha çok ...
Aslında kedilerin gözlerinin görmediğini anlamak kolaydır. Ancak bazı durumlarda tek gözü ...
Kedilerin ne yapacakları her zaman belli olmaz. Ancak yapılan bir araştırma, kedilerin 5 ...
Siz yemeğinizi yerken kedinizin size duygu dolu bakması, vicdanınızı sızlatabilir. Kendi ...
Hayvanseverlerin, “Belediyelere öldürme (ötanazi) yetkisi veriyor” diye karşı ...
26 yaşındaki Boston sakini Sarah Bohan, Chicago Maratonu’nda yarışan bir maraton koşucusu. ...
“Ölü bir kedi yavrusu kırk yıldır yaşar durur belleğimde. Gerçekte bana atılan bir ...
Artık mama üreticilerine yalnızca mamanın içinde ne olduğunu değil, içine ...
Evsiz bir adam, kendisine teklif edilen barınma yerlerini kabul etmesi durumunda sevgili kedisini ...
Amerikan New York Times gazetesinin geçen hafta içinde yayımladığı makaleye ...
Sevimli görünümdeki pandalar, vahşi hayvan sınıfında olmasına rağmen kimseyi ...
Avustralya’nın Melbourne şehrinde Knox yönetim bölgesinde evcil kediler için sokağa çıkma ...
Emekli Deniz Kurmay Albay, emekli SAT komandosu, aikido ve su sporları ustası, hayvansever, ...
Hepimiz, çevremizden defalarca kez kedilerin ''nankör'', köpeklerin ise ''sadık'' olduklarını ...
Habercilik, birilerinin yazılmasını istemediği şeyleri yazmaktır. Bunun dışındaki her şey ...