Oya Baydar Röportajı - Pınar Tuncer
09.05.2020Kedi Mektupları’nı okuyan hiçbir insan artık kedilere eski gözle bakamayacak; Kedi ...
Pet Terapi Üzerine Doç. Dr. Eda Küçüktülü ile Söyleşi
Röportaj: Işıl Aykan – Kedici Dergisi
Son günlerde bazı uzmanların, kedi ve köpeklerin evde beslenmemesi gerektiğini, bunun sağlık açısından riskli olduğunu savunan açıklamalarına sıkça rastlanıyor. Oysa tam da aynı dönemde, bir hastane kapısından içeri bir terapi köpeği giriyor; doktoruna, hemşiresine, hastasına umut taşıyarak…
Tıp bilimi her geçen gün yenileniyor, görüşler farklılaşıyor. Ama değişmeyen bir gerçek var: Hayvanlarla insanlar arasında kurulan o özel bağ, bazen bir ilacın bile yapamadığını yapabiliyor.
İşte bu yüzden, Türkiye’de kanser hastalarına yönelik ilk terapi köpeği uygulamasını hayata geçiren Doç. Dr. Eda Küçüktülü ile bir araya geldik. Çünkü bazen kapınızı bir doktor çalar, bazen de bir pati…
Işıl Aykan: Hocam, köpeklerin hastane koridorlarında dolaştığı bir projeyi ilk duyduğumda gerçekten şaşırdım. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?
Eda Küçüktülü: Dünyada uzun süredir bilinen bir uygulama bu. Amerika’da, Avrupa’da onkoloji servislerinde hastaların stresini ve kaygısını azaltmak için terapi köpekleri düzenli olarak kullanılıyor. Araştırmalar bu ziyaretlerin moral üzerindeki etkisini net şekilde ortaya koyuyor. Türkiye’de ise bu adımı atmak biraz cesaret gerektirdi ama sonuçları görünce buna değdi.
I.A.: Projede yer alan köpekler nasıl seçildi?
E.K.: En güzel tarafı da bu bence. Hepsi sokaktan kurtarılan canlar. Safiş ve Mochi… İkisi de önce sokakta bulundu, sonra bu proje için eğitildi. Yani terapi köpeği olmak için özel bir ırk olmanıza gerek yok. Önemli olan uygun karakter, insanla bağ kurma yeteneği ve doğru eğitim. Bu köpekler hem sıkı sağlık kontrollerinden hem de zorlu sınavlardan geçiyor.
I.A.: İnsanların aklına ilk gelen soru: Enfeksiyon riski yok mu?
E.K.: Çok hassas bir konu. Köpeklerimiz düzenli iç-dış parazit tedavisi alıyor, zoonoz hastalıklar için sürekli taramadan geçiyorlar. Hastaya gitmeden hemen önce antiseptik bir bakımdan geçiriliyorlar. Ayrıca ziyaretler yalnızca bağışıklığı güçlü, açık yarası olmayan, köpek korkusu veya alerjisi bulunmayan gönüllü hastalara yapılıyor. Tüm süreç etik kurul onaylı yürütülüyor.
I.A.: Ziyaretlerde unutamadığınız anlar oldu mu?
E.K.: Olmaz mı! Bir hemşire hastamız vardı mesela… Mochi ona patisini uzattığında gözyaşlarını tutamadı. “İlk defa hastalığımı kronik gibi hissettim, dışarıda hayatın sürdüğünü anladım” dedi. Bazen bir bakış, bir pati, bir ilacın yapamadığını yapabiliyor.
I.A.: Bu uygulama sadece hastalara mı iyi geliyor?
E.K.: Hayır. Bu ziyaretler, hastalar kadar onkoloji servislerinde çalışan sağlık ekibine de iyi geliyor. Çünkü onların işi sadece tedavi değil; aynı zamanda hastalara moral vermek, motivasyonu yüksek tutmak. Terapi köpekleriyle geçirilen birkaç dakika, onların üzerindeki stresi azaltıyor, yüzlerini gülümsetiyor.
I.A.: Bu uygulamanın amacı sadece moral vermek mi?
E.K.: Bundan çok daha fazlası var. İstiyoruz ki Türkiye’de kadrolu terapi köpekleri olsun. Belirli saatlerde hastaneye gelsinler, bahçede yürüsünler, çocuk servislerinde dolaşsınlar. Avrupa’da bu sistem oturmuş durumda. Bizim insanımızın hayvanlarla kurduğu duygusal bağ çok güçlü; bu yüzden burada etkisi çok daha büyük olabilir.
I.A.: Terapi köpeği olmak isteyen bir köpek nasıl hazırlanıyor?
E.K.: Önce karakter testi yapılıyor. Ardından Cihan Akın ve Şenay Kandemir gibi uzman eğitmenler sosyalizasyon eğitimini veriyor. Sonra köpekler bir dizi sınavdan geçiyor. Sürecin başında Arzu Önşen ve Göktan Eker gibi tecrübeli isimler var. Yani rastgele bir köpek değil; bu işi yapabilecek uygun karakterde bireyler seçiliyor.
I.A.: Bu uygulama köpeklerle ilgili önyargıları da kırar mı?
E.K.: Kesinlikle. “Köpek hastaneye girer mi?” diyen pek çok kişi, bir köpeğin bir hastayla nasıl bir bağ kurduğunu görünce fikrini değiştiriyor. Bu sadece tıbbi bir katkı değil; toplumsal bir dönüşüm de yaratıyor. Özellikle sokaktan kurtarılan köpeklerin bu rolde olması, toplumsal barışı da güçlendirebilir.
I.A.: Sizi en çok etkileyen geri bildirim neydi?
E.K.: Bir profesör hastamız şöyle demişti: “İlaçların etkisi ayrı ama sizi anlayan, yanınıza sokulan bir canlı varsa, en iyi tedavi odur. Nereden geldiği değil, nasıl yaklaştığı önemli.”
Belki de umut dediğimiz şey, kapının dışında aradığımız kadar uzak değil; burnumuzun ucunda, bir pati kadar yakın.
Kedici Dergisi olarak, bu değerli röportaj için Doç. Dr. Eda Küçüktülü’ye, Safiş’e, Mochi’ye ve bu yolu açan herkese teşekkür ederiz
Kedi Mektupları’nı okuyan hiçbir insan artık kedilere eski gözle bakamayacak; Kedi ...
Kediler, çocuklar için harika bir arkadaş ve sorumluluk modelidir. Evinize kediniz daha sonra ...
Kediler, develer ve zürafalar gibi yürürlermiş. Develer ve zürafalar da kediler gibi parmak ...
Evcil hayvanların sağlık ve yaşam koşullarını takip edebilmek ve sokağa bırakılmasını ...
Kayıp Balık Nemo'dan tanıdığımız Palyaço balıklarının şaşırtan özellikleri olduğunu ...
Muhammet Mustafa Yılmaz, Suriye’de İdlib kırsalında görev yapan bir askeri ...
Kelebekler; narin, sevimli ve rengarenk halleriyle görenleri kendilerine hayran bırakan o güzel ...
Köpekler duygularını saklayamayan canlılardır. Onlar üzüldüklerinde bunu belli ederler. ...
Kediler hava değişimine karşı hassastır. Kulak zarı atmosferdeki basınç değişikliklerini ...
Bir kedinin mutlu olup olmadığını anlamak, her zaman için kolay değildir. Bazı kediler ...
Hiç unutmam yıllar önce kliniğime kedi sahiplenmek için eşi Ankara’da diplomat olan hamile ...
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde devriye sırasında bir tavşanı fark eden polis memuru, ...
Kediler hava değişimine karşı hassastır. Kulak zarı atmosferdeki basınç değişikliklerini ...
Yuyu Paşa; henüz bir yaşını yeni tamamlamış, bal köpüğü rengi tüylerimi, kehribar ...
Efsanenin aksine, kediler 9 canlı değildir. Onlar da hastalanır veya her zaman dört ayak ...
Asil ve mantıklı bir kişiliğe, mükemmel sezgilere ve akılcı bir duyarlılığa sahiptirler ...
Japonya'nın en muhteşem adalarından biri, nesli tükenmekte olan yerli bir vahşi kediyi korumak ...
Kediler de tıpkı insanlar gibi duygularını belli etmek için birçok yöntem kullanır. ...
Kediler büyüleyici canlılardır. Bağımsız, zarif, yaramaz ve sevimlidirler. Bir kedi ...
“E benim güzel hemcinsim, sana böyle mi öğretildi? Senin o kedi dediğin, o evin sahibi, sen ...
Küçük Bey Çin, Shanghai’daki öğrencilik hayatımda evlat edindiğim Küçük Bey’in ...
Habeş kedisi, ince yapılı, orta boylu, sivri ve nispeten büyük kulakları olan bir kedidir. ...
Polonya’da gönüllü ekiplerin ve bazı yerel oluşumların termal dronelar ile kar altında ...
İzmir'in Bornova ilçesindeki Şehit Hüseyin Dalgılıç Özel Eğitim Uygulama Okulu ...
Muğla'nın Marmaris ilçesinde çıkan ve 3 bin hektarı aşkın alanda etkili olan orman ...
Yeni İngiltere Başbakanı Keir Starmer, başbakanlık konutuna onunla birlikte taşınan ...
Can Aydoğmuş Mevlâna’nın Kedisi adlı ilk romanında İranlı bir ailenin üç kuşak ...
Güngören'de, sokakta çay içen esnaf, binanın 3'üncü kat penceresinden düşen kediyi havada ...
Kediciler her daim kedilerinin sağlıklı, mutlu ve uzun ömürlü olmalarını isterler. Onlar, ...
Henüz resmi olarak 20 yıllık bir geçmişe sahip olan Honey Bear kedileri için tam bir oyuncu ...
Tasarımlarıyla Türk ve Dünya sanatında büyük yer edinmiş Doğan Gürbüz Ekşioğlu, ...
İrlanda’nın Dingle yarımadasında bulunan Dingle kasabasına ayak bastığımda öldüm de ...
Tüm kediciler, evcil dostların ailenin bir parçası olduğunu bilir. Ancak ...