Muhtar ve çocuklar, sokak hayvanları için renkli mama ve su kapları hazırladı
20.08.2024Bolu’nun Gölyüzü Mahallesi’nde muhtar Oğuz Can ve çocukların ortak çalışmasıyla, ...
Pet Terapi Üzerine Doç. Dr. Eda Küçüktülü ile Söyleşi
Röportaj: Işıl Aykan – Kedici Dergisi
Son günlerde bazı uzmanların, kedi ve köpeklerin evde beslenmemesi gerektiğini, bunun sağlık açısından riskli olduğunu savunan açıklamalarına sıkça rastlanıyor. Oysa tam da aynı dönemde, bir hastane kapısından içeri bir terapi köpeği giriyor; doktoruna, hemşiresine, hastasına umut taşıyarak…
Tıp bilimi her geçen gün yenileniyor, görüşler farklılaşıyor. Ama değişmeyen bir gerçek var: Hayvanlarla insanlar arasında kurulan o özel bağ, bazen bir ilacın bile yapamadığını yapabiliyor.
İşte bu yüzden, Türkiye’de kanser hastalarına yönelik ilk terapi köpeği uygulamasını hayata geçiren Doç. Dr. Eda Küçüktülü ile bir araya geldik. Çünkü bazen kapınızı bir doktor çalar, bazen de bir pati…
Işıl Aykan: Hocam, köpeklerin hastane koridorlarında dolaştığı bir projeyi ilk duyduğumda gerçekten şaşırdım. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?
Eda Küçüktülü: Dünyada uzun süredir bilinen bir uygulama bu. Amerika’da, Avrupa’da onkoloji servislerinde hastaların stresini ve kaygısını azaltmak için terapi köpekleri düzenli olarak kullanılıyor. Araştırmalar bu ziyaretlerin moral üzerindeki etkisini net şekilde ortaya koyuyor. Türkiye’de ise bu adımı atmak biraz cesaret gerektirdi ama sonuçları görünce buna değdi.
I.A.: Projede yer alan köpekler nasıl seçildi?
E.K.: En güzel tarafı da bu bence. Hepsi sokaktan kurtarılan canlar. Safiş ve Mochi… İkisi de önce sokakta bulundu, sonra bu proje için eğitildi. Yani terapi köpeği olmak için özel bir ırk olmanıza gerek yok. Önemli olan uygun karakter, insanla bağ kurma yeteneği ve doğru eğitim. Bu köpekler hem sıkı sağlık kontrollerinden hem de zorlu sınavlardan geçiyor.
I.A.: İnsanların aklına ilk gelen soru: Enfeksiyon riski yok mu?
E.K.: Çok hassas bir konu. Köpeklerimiz düzenli iç-dış parazit tedavisi alıyor, zoonoz hastalıklar için sürekli taramadan geçiyorlar. Hastaya gitmeden hemen önce antiseptik bir bakımdan geçiriliyorlar. Ayrıca ziyaretler yalnızca bağışıklığı güçlü, açık yarası olmayan, köpek korkusu veya alerjisi bulunmayan gönüllü hastalara yapılıyor. Tüm süreç etik kurul onaylı yürütülüyor.
I.A.: Ziyaretlerde unutamadığınız anlar oldu mu?
E.K.: Olmaz mı! Bir hemşire hastamız vardı mesela… Mochi ona patisini uzattığında gözyaşlarını tutamadı. “İlk defa hastalığımı kronik gibi hissettim, dışarıda hayatın sürdüğünü anladım” dedi. Bazen bir bakış, bir pati, bir ilacın yapamadığını yapabiliyor.
I.A.: Bu uygulama sadece hastalara mı iyi geliyor?
E.K.: Hayır. Bu ziyaretler, hastalar kadar onkoloji servislerinde çalışan sağlık ekibine de iyi geliyor. Çünkü onların işi sadece tedavi değil; aynı zamanda hastalara moral vermek, motivasyonu yüksek tutmak. Terapi köpekleriyle geçirilen birkaç dakika, onların üzerindeki stresi azaltıyor, yüzlerini gülümsetiyor.
I.A.: Bu uygulamanın amacı sadece moral vermek mi?
E.K.: Bundan çok daha fazlası var. İstiyoruz ki Türkiye’de kadrolu terapi köpekleri olsun. Belirli saatlerde hastaneye gelsinler, bahçede yürüsünler, çocuk servislerinde dolaşsınlar. Avrupa’da bu sistem oturmuş durumda. Bizim insanımızın hayvanlarla kurduğu duygusal bağ çok güçlü; bu yüzden burada etkisi çok daha büyük olabilir.
I.A.: Terapi köpeği olmak isteyen bir köpek nasıl hazırlanıyor?
E.K.: Önce karakter testi yapılıyor. Ardından Cihan Akın ve Şenay Kandemir gibi uzman eğitmenler sosyalizasyon eğitimini veriyor. Sonra köpekler bir dizi sınavdan geçiyor. Sürecin başında Arzu Önşen ve Göktan Eker gibi tecrübeli isimler var. Yani rastgele bir köpek değil; bu işi yapabilecek uygun karakterde bireyler seçiliyor.
I.A.: Bu uygulama köpeklerle ilgili önyargıları da kırar mı?
E.K.: Kesinlikle. “Köpek hastaneye girer mi?” diyen pek çok kişi, bir köpeğin bir hastayla nasıl bir bağ kurduğunu görünce fikrini değiştiriyor. Bu sadece tıbbi bir katkı değil; toplumsal bir dönüşüm de yaratıyor. Özellikle sokaktan kurtarılan köpeklerin bu rolde olması, toplumsal barışı da güçlendirebilir.
I.A.: Sizi en çok etkileyen geri bildirim neydi?
E.K.: Bir profesör hastamız şöyle demişti: “İlaçların etkisi ayrı ama sizi anlayan, yanınıza sokulan bir canlı varsa, en iyi tedavi odur. Nereden geldiği değil, nasıl yaklaştığı önemli.”
Belki de umut dediğimiz şey, kapının dışında aradığımız kadar uzak değil; burnumuzun ucunda, bir pati kadar yakın.
Kedici Dergisi olarak, bu değerli röportaj için Doç. Dr. Eda Küçüktülü’ye, Safiş’e, Mochi’ye ve bu yolu açan herkese teşekkür ederiz
Bolu’nun Gölyüzü Mahallesi’nde muhtar Oğuz Can ve çocukların ortak çalışmasıyla, ...
KEDVET’in (Gönüllü Kediciler ve Kedici Veteriner Hekimler Derneği) uluslararası katılımla ...
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den hediye olarak alınan Sibirya kedisine sahip olan ...
Ankara'da bir evin arka bahçesinde bulunan ve sahiplenen kişi tarafından Midas adı verilen kedi ...
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? - Merhaba ben Serjen Altuğ. Love Different markasının ...
Televizyonda bir belgesel açıksa kedilerin verdiği komik tepkileri tüm kediciler görmüştür. ...
Onu birkaç sene önce apartmanımıza taşındığımızda bulmuştum, siyah renkli bir Ankara ...
Evcil dostlarımız, evimizin neşesi, bizlere sakinliği, huzuru veren canlılardır. Özellikle ...
OHHAD üyesi Aorta Hayvan Hastanesi ekibi İstanbul’dan, Isparta’ya harekete geçti. Veteriner ...
Shafieva Svetlana Nikolaevna Kırgızistan’da yaşayan bir felinolog... Kırgızistan’daki ...
“Öğretmenler; Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler ...
Kedilerin güneşe bayıldıklarını, sıcak havaları sevdiklerini biliyoruz. Ancak yaz ...
İnsanların büyük çoğunluğu gün içinde az ya da çok olsa da müzik dinlemektedir. Peki ya ...
Hayvanseverlerin en çok merak ettiği şeylerden biridir köpeklerin aklından geçenler.. Sahi, ...
İzmir'in Beydağ ilçesindeki kırsal mahallede 19 öğrencinin eğitim gördüğü ...
Görme yetisini 20 yıl önce kaybeden tarih öğretmeni Havva İpek Yener’in hayatına rehber ...
30 Eylül 2012’de… saat 14’ü gösteriyor. İstiklal Caddesi Tünel’den Meydan’a kadar ...
Son günlerde medyada Hantavirüs ile ilgili ciddi bir panik havası oluşturuluyor. Öncelikle ...
Trabzon'un Ortahisar ilçesinde yaşayan 63 yaşındaki Hatice Özkan'ın, torununa doğum ...
Evimizin neşesi kedilerimizin ortalama ömürleri 12 ile 18 yıl arasında. Cat Hospital Kedi ...
Kediniz dışarıya çıkıp sonra eve gelen bir kedi ise pirelerle başı biraz dertte olabilir. ...
Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan dolayı milyonlarca kişinin evlerini terk etmesiyle evcil hayvanlar ...
Konak Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personelinin dikkati sayesinde çöpten ...
Kedici Dergisi olarak, hayvansever okurlarımıza bizi takip ettikleri için teşekkür ediyoruz. 3 ...
30 yılı aşkın meslek hayatım boyunca neredeyse yalnızca kedilerle çalışan bir veteriner ...
Sokak hayvanlarına "ötanazi "uygulanması yolunu açan yasa teklifinin görüşmeleri sürerken ...
Yapılan bir araştırmaya göre, sürekli tüy topakları kusan ve yemeyi reddeden kediler ...
Formula 1 yarışlarında araçların kısa bakım molası için kullanılan “Pit Stop” ...
Kedilerin içgüdüsel davranışları kadar psikolojik davranışları da vardır. Kediler bir ...
Bir kedinin gözünden hikayesini takip ettiğimiz bu oyun oldukça ilginç bir anlatıma sahip. ...
Aydın ailesinin patili üyesi Aura’nın bebekleri Türkiye’nin ilk tüp bebek kedileri oldu. ...
Tıpkı siyah köpekler gibi, siyah kediler de evlat edinilmekte zorlanıyorlar. Birçok barınak ...
ABD'nin California eyaletinde yapılan bir araştırmada köpeklerin kıskançlık duygusuna sahip ...