Paris'li Kara Kedi: Le C'hat Noir - Dr. Başak Tolga
08.04.2021Sanatın merkezi Paris sokaklarında gezerken kara bir kediye rastlarsanız o; Le C’hat ...
Rumların yeni oyunu: AFRODİT kedisi.
Baklava, kahve derken şimdi de kedimizi de çaldılar…
Değerli Basın Mensubu,
Ankara Kedisi Derneği Başkanı Veteriner Hekim Dr.S.Tarkan Özçetin ülkemizin doğal hazinesi kedilerimizi daha iyi tanımanın, başkalarına fırsat vermeden ve değerlerini yok olmadan önce farkına varmamızın gerekliliğini vurguladı.
Şimdiye kadar Aphrodite’s Giants “Dev Afrodit” adlı bir kedi ırkı duydunuz mu? Bu kedi Kıbrıs Rum Kesimi’nin 2006 yılında başlattıkları çalışmalarla Rumların milli kedisi olarak tanıtıldı ve 2012 yılında Dünya Kedi Federasyonu WCF (World Cat Federation) tarafından yeni bir safkan ırk olarak kabul edildi. Peki bu kedi nerden çıktı, nereden geldi? Cevabı tereddütsüz, politikaya alet edilen bizim Anadolu-Ankara Kedimizin ta kendisi. Artık daha fazla sessiz kalamazdık. Çünkü o Kıbrıslı Rum değil, Anadolu’dan gelmiş bir Türk…
Afrodit yalanının ortaya çıkışı:
Afrodit propagandasının arkasına aldığı en büyük itici güçlerden biri, Kıbrıs’ta 10.000 yıllık mezarda bulunan kedi iskeletidir. Bu durum üreticiler ve Rumlar için bulunmaz bir fırsat ve iyi bir reklam malzemesi olmuştur. Çıkarılan kedi iskeleti Afrodit’in atası olarak gösterilmiştir. Bu kedinin adaya anakara olan Anadolu’dan gelebileceği ihtimali dürüst arkeologlar tarafından inkar edilememiştir. Kıbrıs’a en yakın kara parçasının Anadolu olduğu ve bu toprakların1571’den itibaren Osmanlı hakimiyetine geçmesi de unutulmamalıdır. Kıbrıs adası Anadolu’nun asırlar boyu bir parçası olmuştur. Ada, Galapagos örneği gibi farklı bir çeşitliliğe de sahip değildir.
Diğer önemli bir etken ve güç ise; Amerika’da UC DAVIS Üniversitesi’nde, kedi ırkları üzerine genetik araştırmalar yapan ve kedi federasyonlarınca otorite olarak kabul edilen Leslie Lyons’tur. Rumlar kendisine Afrodit’i farklı bir ırk olarak göstermesi ve DNA testleri için örnekler göndermiştir. Leslie bu örneklerle ülkemizdeki asılları yerine Türkiye dışından gelen, özelliklerini kaybetmiş, genetiği tamamen değişmiş Ankara ve Van Kedileri örneklerini karşılaştırmış ve bunların Afrodit ile benzerlik göstermemesi yüzünden, Afrodit’i son araştırmasında farklı bir ırk olarak göstermiştir ve sonrasında WCF bu kediyi yeni bir doğal ırk olarak kabul etmiştir. Tüm bunlar tam bir danışıklı dövüştür. Ankara Kedisi Derneği Genel Sekreteri Batu AKSOY’un katkılarıyla Leslie’ye yurtdışındaki Ankara ve Van kedilerinin, bizim gerçek kedilerimizden çok farklı olduğunu, sonuçların gerçeği yansıtmadığını anlatmamıza ve tüm çabalarımıza rağmen bize ciddi bir cevap vermemiştir. Ankara Hayvanat Bahçesi’nden gelen bir örneği bile Afrodit olarak tanımlamıştır. Bu durum bilimsel tarafsız bir araştırmadan çok, üreticilerin ve kedi federasyonlarının istekleri ve memnuniyetine göre şekillenen bir çalışma olmuştur.
Tüm bunlar yaşanırken, Kıbrıs sadece Rum adası, diğer tarafta Türkler ne yazık ki işgalci olarak gösterilmiştir.
Diğer bir propaganda ise Kıbrıs Kedi Derneği - Cypriot Feline Society başkanı Rita Sjekloca tarafından; Türkler bizim kedimizi çalıyor, onu üretiyor ve Türkleştirmeye çalışıyor diye uluslararası medyaya açıklamalarda bulunmuştur.
Tartışmalara, Kıbrıs Başpiskoposu 2. Hrisostomos, “Bu kedi türleri ülkemizin tarihine ve geleneklerine ait olduğuna göre Kilise yapılan tüm çabaları destekleyecektir” açıklamasıyla katılmıştır.
Afrodit kısa zamanda, başta Almanya’da düzenlenen kedi yarışmalarında başarılı sonuçlar almıştır. Afrodit yetiştiricisi Teresa Litherland ve kocası, Kıbrıs Ulusal Kedi Federasyonu’nu kurmuşlardır. Kedi yarışmalarında görevli hakem arkadaşları Andreas Moebius’un katkılarıyla WCF’de tanınmış ve standartları oluşturulmuştur.
Anadolu Kedileri Gerçeği
Asırlardır bu topraklarda bir bütün olarak doğal olarak var olmuş Anadolu Kedilerimiz, önce 1955’te İngilizlerin “Turkish Van” adı altında, Laura Lushington’un ortaya attığı, yüzen kedi olarak süsleyip pazarladığı, sonrasında bu Anadolu Kedimizi, kediden ziyade farklı bir kimliği öne çıkararak Ermeni kültürünün bir parçası olarak tanıtan zihniyet, daha sonrasında asırlardır varolmuş, tüm uzun tüylü kedilerin atası olarak kabul edilen Ankara Kedimizi, yurtdışında farklı ırkta kedilerle çiftleştirerek, doğallığını kaybetmesine yol açmış ve çok farklı bir şekilde tanıtılmasını sağlamıştır. Hatta bir ara British Angora ismini bile denemişlerdir. Daha sonrasındaYunanlıların “Aegean Cat” Ege Kedisi altında kendilerine değer biçmeleri ve son olarak yukarıda tanıttığımız Dev Afrodit adı altında yine kedilerimizi farklı bir politika ve ad altında kullanarak piyasaya çıkarmışlardır.Biz bu durumda dünyada olan bitenden habersiz, milli hazinemiz olan kedilerimizi sadece sokak kedisi olarak görüp, değer biçemeden, başkalarının istediği şekilde paylaşmasına seyirci kalmışız. Sadece beyaz tüylü olan kedilerimizi, 2 isim altında 2 ayrı ırk olarak gösterip, hatta bazen ülkemizde buTürk-Kürt kavgası gibi Ankara-Van kavgasına bile dönüştürülmeye çalışılmıştır. Genetik olarak aynı olan renkli tüylü kedilerimizi ise kabul etmeyerek ırkçılık yapmaya devam etmişiz. Halbuki bu toprakların kedisi her rengi ve tüy uzunluğu ile Anadolu Kedisidir, şehirlerin veya siyasetin değil, bir bütün olarak Anadolu’nun bir değeri, hazinesidir. Bilim dışı tartışmalara izin vermeden, uzun tüylü olanlarını “Angora”, kısa tüylü olanlarını ise “Anadolu Kedisi – KısaTüylü” olarak adlandırıp önce ülkemize sonra Dünyaya doğru şekilde tanıtmamız, bütün bu mantık dışı adlandırmalar ve politik oyunlar karşısında geçerli olacaktır.
Anadolu’da Kedilerin Kökeni:
Kedilerin Mısır’dan geldiği ve orada evcilleştiğine inanılıyordu. Fakat, “Shillourokambos” Kıbrıs’taki bir kazıda, arkeologların bulduğu 10.000 yaşındaki gömülü insan ve kedi iskeleti, araştırmacıları kedilerin evcilleşmesi hakkında tekrar düşünmelerini sağladı.
Anadolu’da Hacılar, Çatalhöyük’te bulunan eski yerleşim yerleri, Mezopotamya’da Sümerler tarafından başladığı düşünülen ilk toplu yerleşim ve beraberinde tarımın başlamısındaki süreç doğrultusunda, ortak amaçlar sonucu kedilerin evcilleştiğini, daha önceden Dr. S. Tarkan Özçetin doktora çalışmasında belirtmişti. Burada kedilerin Mısır’da değil, aksine yerleşik
hayat ve tarımın daha önceden başladığı Anadolu-Mezopotamya topraklarında gerçekleştiği fikri desteklenmekteydi.
Son bir kaç yıl içersinde, günümüz Şanlıurfa şehrindeki kazılarda, insanlık tarihi adına şimdiye kadar bildiğimiz tüm bilgileri tekrar gözden geçirmemize sebep olan “Göbeklitepe”günümüzden tam 12.000 yıl önce inşa edilmiş. Burada yerleşik hayata dair şaşırtıcı, büyük çaplı buluntular çıkarıldı, halen de çıkarılmaya devam ediyor. Bu son kazılar beraberinde, kedilerin bu topraklarda çok daha eskiden evcilleştiği fikrini daha da kuvvetlendirmiştir.
Bilindiği gibi yerleşik hayata geçilmesi ve tarımın başlamasıyla kedilerin evcilleşmesi aynı doğrultuda gelişmiştir.Evcil kedilerin atası F.S. Lybica tekir renkteyken, zaman içinde evcillleşmenin bir sonucu olarak kedilerde renk çeşitliliği de bu doğrultuda ilerlemiştir.Doğada normal koşullarda adapte olamayıp ölmesi gereken beyaz renkteki kediler, insanların yardımıyla hayatta kalmıştır. İlk olarak beyaz renk mutasyonu Anadolu’da meydana geldiği gibi, uzun tüy mutasyonu da burada gelişmiştir. Anadolu Kedileri günümüzde bile değişime uğramadan doğal haliyle soylarını devam ettirmektedir.
SONUÇ:
Anadolu Kedilerimiz en eski kedi ırkı olup, Ankara Kedimiz diğer bütün uzun tüylü kedilerin atası olarak bilinmektedir. Kedilerimiz bizler için tarihi ve kültürel mirastır. Nasıl tarihi ve antik kalıntıları, bir taş parçası olarak görmüyorsak, kedilerimizi de sıradan bir sokak kedisi olarak görmemeliyiz. Onlara medeniyetler beşiği Anadolu’nun en eski ve doğal bir parçası olarak sahip çıkmalıyız. Çıkmazsak, nasıl kendi tarihimizi yabancılardan öğrenemeyeğimiz gibi, meydanı boş bırakarak, gerek Rum’a veya başkalarına politik malzeme bırakır, Dünya’ya yanlış tanıtılmasına izleyici kalır, gerekse de kedilerimizi başkalarından yalan yanlış öğrenmek zorunda kalırız. Kendi doğal kedilerimizi daha iyi tanıyalım, başkalarına fırsat vermeden ve değerlerini yok olmadan önce farkına varalım.
Ankara Kedisi Derneği
Sanatın merkezi Paris sokaklarında gezerken kara bir kediye rastlarsanız o; Le C’hat ...
Kedilerin köpeklerden daha zeki olduğu düşünülürdü her zaman ama şimdi görünen o ki ...
Dünya üzerinde 34 değişik ırktan 500 milyondan fazla evcil kedi bulunmaktadır. Her ...
Herkes köpeklerin binlerce yıldır, insanın en iyi arkadaşlarından biri olduğunu bilir. ...
Kediler yalnızca evimizin neşesi değil, aynı zamanda hayatımıza yön veren öğretmenler. ...
İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Halk Sağlığı Daire Başkanlığı, ...
Yaz aylarının gelmesi ile bunaltıcı sıcaklarla mücadele etmek hepimizi çok yoruyor. ...
Evinizi bir kediyle paylaşıyorsanız bu soru mutlaka aklınızdan geçmiştir. Eve biraz geç ...
Liseyi bu yıl bitiren ve öğrenim hayatına ABD’de devam edecek olan Bejan Tekay, sokak ...
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde, Sokak Hayvanları Tedavi, Rehabilitasyon ve Eğitim Merkezi ...
Kediler tüm yıl boyunca tüy dökeceklerdir, ancak yaz ve sonbaharda daha fazla tüy kaybetme ...
Geçen günlerde paylaştığım Purina Dosyası sonrasında başta kediciler, tüm kamuoyundan ...
Kediler düzen ve rutin hayata alışkın canlılardır. Doğaları gereği hayatlarındaki ...
Kediler öyle büyülü yaratıklar ki felsefi konularda konuşturulan yegâne canlılardan biri. ...
Her canlıda olduğu gibi kediler de günün birinde yaşlanır ve ihtiyaçları değişebilir. ...
Sanatın merkezi Paris sokaklarında gezerken kara bir kediye rastlarsanız o; Le C’hat ...
Alerji nedeniyle kedilerle arasına mesafe koymak durumunda kalan insanlar, kedilerin alerjiye ...
Birleşik Krallık’taki insanların yarısından fazlası evini bir evcil dostla paylaşıyor. ...
Atlanta'daki Georgia Teknik Araştırma Enstitüsü'nde bir araştırmacı kedi dilini tasarımına ...
Balık sever misiniz? Peki ya güneş, azıcık rüzgar, merakla gezineceğiniz tarih kokan ...
Atakum Belediyesi, Atakum Kent Konseyi ve STK’ların iş birliği ile “Atakum’da bu kış ...
Çevre dostu birkaç öneri ile alışveriş alışkanlıklarınızı düzenlemeyi ...
Sokak hayvanlarına ötanazi yapılmasına yol açacak kanun olarak bilinen Hayvanları Koruma ...
İstanbul Büyükçekmece Nezihe Hasan Kılıç Anadolu Lisesi öğrencileri kurdukları ...
Kediler insanların belki de en sevdiği canlı... Ancak kedilerin tek özelliği bu değil. ...
Özge Kübra Teymur, 2 aylıkken sahiplendiği kedisi "Azman"ı bir an olsun yanından ayırmıyor, ...
Benim bir kedim vardı. İsmi Halime.. Gördüğüm en anaç kedilerdendi. İlk ...
İstanbul Başakşehir'de bir sitede çalışan 28 yaşındaki güvenlik görevlisi, sırf ...
Alerjisi olan kedicilere müjde! İsviçreli araştırmacılar, kedi alerjisi aşısı ...
Pseudaelurus’lar ayak uçlarıyla yürüyen ve keskin köpek dişlerine sahip olan ilk türlerdi. ...
Kedinizin yabancılara karşı neden utangaç olduğunu merak ediyorsanız veya korkmuş bir ...
Bir uygulama, binlerce kedi fotoğrafını tarayarak kedilerin yüzlerindeki acıyı tespit edecek ...
Kedilerin özgür ruhları vardır ve mesafeli olarak kabul edilebilirler, yine de bir insanla çok ...