KEDİM SU KUSUYOR!
14.07.2023KEDİM SU KUSUYOR! Kedilerin nadiren su kusması alışılmadık bir durum değildir, ancak ...
Yaz iyiden iyiye gösterdi kendini. Mahalledeki arkadaşlarımın çoğu deniz kıyılarındaki pembe begonvilli, beyaz badanalı evlerle dolu sahillere gittiler. Fırsat buldukça kaçıp mırnavlaştığım Dilber, kavga etsekte gerçek dostum olan Pala, hep mesafeli durduğum Balkız... Sonbahar başına kadar dönmezler! Eve gelen misafirlere “bu yaz çok yoğun olacağız, çalışmaktan tatile fırsat olmayacak” diyen turuncu saçlı kadının sözlerinin üzerinden birkaç hafta geçmemişti ki çantalar hazırlanmaya başladı yine!
Yanlış anlaşılmasın şikayetçi değilim bu durumdan ben de… Adı tatil olmasa da turuncu saçlı kadın ve fotoğrafçı adamın yapacakları bir proje için planladıkları seyahat her durumda tatili beraberinde getiriyordu benim için. Çanta demek gezme demek! Vardar Nehri’nin ikiye ayırdığı Üsküp, tarihi eserleriyle Manastır, Büyük İskender’in doğduğu antik kent Heraklia, dinler mozaği Kalkandelen, incisiyle meşhur sayfiye kenti Ohrid. Tarihiyle, kültürüyle, mutfağıyla Makedonya, Balkanlarda bizi bekliyor…
Makedonya bize oldukça yakın… Uzun saatler uçakta sıkıntı çekmeden bir saatlik bir şekerlemeden sonra sürprizlerle dolu bir şehre iniyorsunuz. Eğer siz de bizim turuncu saçlı kadın gibi uçakta uyumayı sevmiyorsanız hazır vaktiniz varken bir göz atın ülkenin tarihine… Antik çağlardan günümüze tarih sahnesinde yer alan Makedonya, eski Yugoslavya’dan kopan diğer Balkan ülkeleri gibi her alanda büyük değişiklik yaşıyormuş. 1992 yılında bağımsızlığını kazanan Makedonya da Romalılar, Bizanslılar ve yaklaşık beş yüz yıl Osmanlılar hüküm sürmüş. Henüz turizm sektöründe yeni yeni kıpırdanmaya başlayan Makedonya, doğasıyla, mimarisiyle, kültürüyle, mutfağıyla Balkanlara yolculuk yapmayı planlayan gezginlerin listesinde ilk sıralardaymış…
Turuncu saçlı kadının günleri hep telefonla konuşup, plan program yapmakla ve bizi bırakıp bırakıp birileriyle görüşmeye gitmekle geçti. Makedonya’nın tadını ben ve fotoğrafçı adam erkek erkeğe çıkardık. İyi de oldu hani! Uzun uzun sokaklarda yürüdük, kimi zaman kaybolduk… Ben burnuma takılıp kalan enfes bir kokunun, bizim adam da çekeceği birbirinden güzel fotoğraf karelerinin peşine düştü… İlk durağımız tarih kokan şehir Üsküp oldu. Ülkenin en büyük yerleşimi ve başkent olan Üsküp’ü Vardar Nehri ikiye ayırıyor: Bir tarafta şehrin tarih kokan daracık sokakları, çarşıları, hanları, hamamları ve camileriyle müslümanların yoğun olarak yaşadığı”eski” Üsküp diğer tarafta yenilenen mimarisiyle şehrin batılı yüzü “yeni” Üsküp. Fotoğrafçı adamın dediğine göre Vardar Nehri’nin ikiye ayırdığı şehri, burada yaşayan Arnavut, Türk, Boşnak, Sırp... bütün halkları yine bu nehir üzerinde bulunan tarihi Taş Köprü birleştiriyormuş. Kentin simgesi haline gelen Taş Köprü, 15. yüzyılda Sultan I. Murat zamanında yapılmış. Yapılışından günümüze birçok badireler atlatmış olan Taş Köprü herşeye rağmen bugün dimdik ayakta...
Şehrin eski olarak bilinen tarafı tarih sahnesinde küçük bir geziye çıkarıyor meraklılarını... Daracık sokaklarda yaptığımız gezintide her köşebaşında Osmanlıdan kalma bir cami, bir han ya da bir hamam selamlıyor bizi... Yahya Paşa Cami, Murat Paşa Cami, Kapan Han, Sulu Han, Kurşunlu Han, Davut Paşa Hamamı tek tek ölümsüzleşiyor fotoğrafçının karelerinde… Osmanlının izinde başladığımız şehir gezisine Eski Pazar da denilen Üsküp Çarşısı’nda, tarihi çınar ağaçlarının altında kurulu kahvelerden birinde son veriyoruz. Fotoğrafçı adam sipariş verdiği Türk Kahvesini içerken ben yalnız kalışımı fırsat bilip iki sokak önce gözüme kestirdiğim restoranlardan birine yanaşıyorum. İşte bu! Şimdiye kadar birçok yerde yediğim köfte burada adeta beni kendimden geçiriyor. Ben ikinci lokmayı mideye indirirken yürüyüşünden, patilerini sağa sola savuruşundan buraların yerlisi olduğu belli olan kuyruğu kesik bir tekir peydah oluyor! Kısa bir koklaşma, tanışmanın ardından son kalan köfteyi onunla paylaşmak zorunda kalıyorum. Yemeğin sonunda en köşedeki boş masanın altında öğle uykuma yatıyorum. İşte tatil! Şehre tepeden bakmak için en doğru adres Üsküp Kalesi. Restorasyonu yapılan kale heybetli surlarıyla özellikle gün batımında doyumsuz bir manzara sunuyor. Akşam saatlerinden itibaren nehrin yeni Üsküp tarafı cıvıl cıvıl, rengarenk oluyor. Sokaklara taşmış masa sandalyeleriyle cafeler, restoranlar, parklar adeta bir Avrupa kentini andırıyor. Yeni Üsküp’te eğlence geç saatlere kadar devam ediyor. Makedonya’nın meşhur şaraplarının, “ıraka” denilen üzümden yapılan yoğun rakının tadına burada bakabilir; Makedonya’nın meşhur peynirlerini yine buralarda tadabilirsiniz. Biz fotoğrafçı adamla güzel bir görev dağılımı yaptık: peynirleri tatma görevi bana kaldı!
Hazır yemeden içmeden bahsetmişken Balkanların olmazsa olması birbirinden nefis böreklerin tadını ise Ohrid’e giderken bize tekrar katılan turuncu saçlı kadından öğrendik. Yağda kızarmış ya da fırına atılmış, yanında bir parça beyaz peynirle çıtır çıtır börekler... İster sabahın erken saatlerinde kahvaltı niyetine, ister akşam eğlencesinden sonra bizdeki çorba yerine. Onların hakkını da turuncu saçlı kadın vermiş… Balkan maceramıza Üsküp’ü “Şar Dağı’nın eteğinde Bursa’nın devamı” diye tanımlayan Üsküp doğumlu şair Yahya Kemal Beyatlı’nın izinde devam ettik. Kral Philippe tarafından kurulmuş olan antik kent Heraklia, Manastır’a oldukça yakın. Buraya geldiğimizde hava o kadar sıcaktı ki ben gezmek yerine müzenin girişindeki küçük odada oturan huysuz adamın alımlı dişi kedisi ile sahiplerimizin gezme tutkusu üzerine sohbet etmeyi tercih ettim. Büyük İskender’in de doğduğu yer olan kentten Manastır’a geçtiğimizde, meydanda yer alan ve 19.yy. da Osmanlılar tarafından yapılmış olan saat kulesi karşıladı bizi. Bizimkilerin ben meydanda kedilerle tanışıp koklaşırken ziyaret ettiği diğer bir yer Atatürk’ün okuduğu askeri lise oldu. Söylediklerine göre lisenin üst katı Atatürk’ün kullandığı eşyalarla döşeliymiş. Duvarlarında ise Atatürk fotoğrafları varmış. Taa buralarda fotoğrafları, eşyaları olduğuna göre Atatürk’te çok gezmeyi seven biriymiş anlaşılan… Manastır’dan yaklaşık bir- birbuçuk saat mesafede bulunan Tetova (Kal kandelen) kenti bir dinler mozaği adeta... Küçücük bir şehir Tetova. Camiler, kiliseler... Bir tarafta okunan ezan sesleri, diğer tarafta yapılan ayinleriyle Tetova, kardeşliğin ve hoşgürünün en güzel örneklerini barındırıyor kucağında.
Ve işte mutlu son Avrupa’nın en derin gölü Ohrid(Ohri).Evet, doğru biz kediler suyu pek sevmeyiz hatta aramızda yabancı yok söyleyivereyim gitsin: hiç sevmeyiz… Ama bu göl, bu su başka! Üstelik illa su ile temas etmeye de lüzum yok… Ben Ohrid’e en çok gölün kıyısında ters çevrilmiş, sahiplerinin gelmesini bekleyen mavi, sarı, yeşil rengarenk boyalı teknelerin altında yaptığım siestaları sevdim. Bir de bu gölden çıkan enfes balıkların tadını! Ohrid, Makedonya’nın keyifli zaman geçirilebilecek sayfiye yerlerinden birisi. Göl kıyısında oteller, restoranlar, kafeler sıralı. Sokaklarda dolaşırken kendinizi deniz kenarında bir beldede gibi hissediyorsunuz. Üstelik burada herkesin keyfine göre bir şeyler bulmak mümkün. Ohrid’nin daracık sokaklarına yayılmış küçük dükkanlarda gümüşler, hediyelik eşyalar var... Ama en çok inciden yapılmış aksesuarlar çekiyor bizim turuncu saçlı kadının ilgisini. Söylediğine göre buradaki inciler şimdiye kadar gördüklerinden çok farklıymış. Kırmızı saksılı bir evin kapısında rastladığım güzeller güzeli sarmana soruyorum bu incilerin sırrını! İncilerin sırrı sarmanımla benim aramızda da sır oluveriyor birden… Bu inciler Ohrid Gölü’nde yaşayan bir balığın pullarından yapılıyormuş. Öğle yemeğinde büyük bir afiyetle yediğimiz balığın pulları akşama küpe oluyormuş sahiplerimizin kulağında...
Balkan mutfağı, Balkan ezgileri, tarih, doğa... Balkanlarda bir renk Makedonya. Biraz bildik, tanıdık sanki “bizim oralar” gibi; biraz Avrupa “heyecanlı, hızlı” Ama en çok buralı... Kıpır kıpır, güler yüzlü, canayakın... Mevsimlerden yaz, tarihlerden tatil zamanı… Makedonya’yı görmeyen kalmasın!
KEDİM SU KUSUYOR! Kedilerin nadiren su kusması alışılmadık bir durum değildir, ancak ...
ABD’nin Florida eyaletinde yalnızca kedilere yönelik çalışan Cat Depot, 2026 yılının ...
"Ne yerseniz osunuz” derler. Gerçekten de yediklerimizden oluştuğumuzu söyleyebiliriz. Ama ...
Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen Adıyaman'da ...
Ankara Esenboğa Havalimanı’nda araç içerisinde sahibi tarafından kilitli bırakılan kedi, ...
Kedi duruşu, yoganın en ünlü pozlarından biridir. Omurgaya, boyuna ve omuzlara esneklik ...
1-Yaprak ve kuru meyvelerinden yapılan çay ishal giderici özellik taşımaktadır. 2-Yaban ...
Polonya’da gönüllü ekiplerin ve bazı yerel oluşumların termal dronelar ile kar altında ...
Kediler, canlılar arasında temiz ve titizlikleriyle bilinirler. Kedilerin temiz ve titiz ...
Çoğu ev kedisi yaşamının neredeyse tamamını evde geçiriyor. Bu alanı onlar için konforlu ...
Büyük Kedilerin bu sayıda konuğu kara kulağı doğal ortamında ilk kez görüntüleyen ...
“Kedileri neden seviyoruz? Tüylü oldukları için mi... ’Gerçek’ o tüylü patilerinin ...
Hayvanlar, stereotipleri yıkma yöntemleriyle sizi şaşırtabilir. Konu birlikte yaşamaya ...
Kedilerin içgüdüsel davrandığı davranışlar kadar psikolojik davrandığı davranışlar da ...
Sokak köpeklerine ilişkin muhalefet ve iktidar arasındaki uzlaşı arayışı sürüyor. CHP ve ...
Yüksekten düștüklerinde kedilere bir şey olmayacağı düşüncesi bir şehir efsanesi mi? ...
Avrupa uzun yıllardır “köpek kültürü” ile anıldı. Özellikle Batı Avrupa ülkelerinde ...
Geçtiğimiz sene herkes için oldukça zordu. Ancak evcil hayvan sahipleri bu süreci evdeki ...
ABD’de profesyonel dağcı olan adam mahsur kalan kedileri de gönüllü olarak kurtarıyor. ...
Bu masal Japonya’nın Tohoku’dan Chugoku ve Shikoku’ya kadar uzanan orta kesimlerinde ...
Kedinizin oyun oynamadığını ve uzun saatler uyuduğunu fark ettiniz. Elbette bu ...
İstanbul-Sultangazi'de 'Kara Çocuk' isimli kedi pencerede dinlendiği sırada eve girmeye ...
İtalyan moda evi Dolce&Gabbana tasarımlarında hayvan kürkü kullanmaya son vereceğini ...
Erdoğan, sokak hayvanları teklifindeki “uyutma” alternatifine mesafeli, ...
Yeni bir araştırma, kedilerin yaşlandıkça beyinlerinde görülen atrofi ve bilişsel ...
Almanya’nın güneybatısındaki Walldorf’da, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bir ...
Lemurların, nesli tükenmekte olduğu için sayısı oldukça az ama bir o kadar da kıymetlidir. ...
ÖN YARGILAR SON BULDU! Kedicilerin gönülden bildiği ve gerçekliğini savunduğu bu bilgi, ...
Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen Adıyaman'da ...
Ben kedileri severim. Kedileri sevenleri de severim. Hatta onları diğerlerinden daha çok ...
Kırmızı kan hücrelerinin (eritrositler) sayısının, fonksiyonunun veya hemoglobin ...
Kedilerin yaşam kalitesini belirleyecek olan bizler, yani kedicileriz. Yavru bir kedi dünyaya ...
Köpeklerin en bilinen özelliklerinden birisi ırkından bağımsız olarak sahiplerine karşı ...