Birman Kedisi
12.05.2023Tüm dünyada özellikle Avrupa ülkelerinde herkes tarafından bilinen Birman Kedisi, ilk ...
Kedi denen özgür ve büyülü varlıkla tanışmam, Türkiye'de çocukların henüz sokaklarda serbestçe oynayabildiği yıllarda başladı. Ankara’daki tek katlı evimizin misafiri Hayriye’nin kömür sobasının arkasındaki minderde çıkardığı keyif mırıltıları hala kulağımda…
Hayriye eve canı isterse girer, yine canı istediğinde çıkardı. Onunla ailemizin ilişkisi bir sahiplikten çok, özgür bir birliktelik biçiminde kurgulanmıştı.
Yıllar geçti. Kentin gittikçe ‘çok katlanan’ binalarının gölgesinde kedileri daha az görür olduk. İstanbul’daki gazetecilik yıllarımın başladığı dönemde, en yakın arkadaşım Güler’in kedisi Benek sayesinde yeniden kedilerle buluştum ancak nedenini bilemediğim bir fobim olduğunu da o zaman fark ettim.
Kedilerden korkuyordum! Öyle bir korku ki, Benek dokunmasın diye bacaklarıma battaniye örtüyordum!
Benek, Güler’in ev ve hayat arkadaşıydı. Sabah kahvaltıda onunla zeytin yiyen, gelen misafiri beğenmezse bacağına vuran çılgın Benek'in iki üç gün kaybolması sırasında, Güler'in yaşadığı büyük acı, korkumun yok olmasını sağladığı gibi, kedilerle gerçek anlamda tanışmama da neden oldu.
Şimdiki eşim ve o dönemde erkek arkadaşım olan Tamer'in Amerika'ya gittiği bir yıl süresince bana bıraktığı Van Kedisi’yle birlikte ise tanışma aşamasından yaşama deneyimine geçtim…
Bir gözü mavi bir gözü yeşil ve adı Kedi olan kedim, hayatımda en sevdiğim varlıklardan biri olmuştu. Akıllı, duygulu, sıcacık bir kediydi Kedi Bey. Birlikte 10 yıl geçirdik onunla…
Yaşama 18 yaşındayken veda etti. Vedası bile anlamlıydı. Babası Tamer bir proje nedeniyle Ankara’da çalışıyordu. Kedi Bey ona veda etmek için onun gelmesini bekledi. Tamer’in eve geldiği günün gecesi de onu kaybettik.
O yıllarda bizim de İstanbul’da ‘Adalı yıllarımız’ başlamıştı. Kedimizi Burgazada’daki evimizin bahçesine gömdük. Şimdi onun toprağına diktiğimiz bir ortanca karşılıyor bizi her gün, her mevsim…
Kedoşumun Israrı
Kedi'nin ölümü beni çok sarstığı için hayatımıza bir süre bir kedi almamaya karar vermiştik. Çünkü kedi sahiplenmenin bir ‘heves’ değil, 15–20 yıllık bir sözleşme olduğunu; sevgi, zaman ve sabır anlamına geldiğini artık biliyordum.
Bu direncim bir yıl bile geçmeden, Kedoşumun balkon kapısının camını tırmalamasıyla sona erdi. Bu titrek bacaklı canlı henüz üç ya da dört aylıktı. Anlaşılan annesi artık kendi başının çaresine bakması için onu hayatın içine salmıştı. Bu minicik beden, iki ayak üstüne kalkmış ve ara vermeden camı tırmalıyordu. Yine beyaz, yine çok güzel bir bebek. Önce direndik ama o kararlıydı. Bizi seçmişti. Kaçış yoktu. Kapıyı açtık, geldi ve sanki uzun zamandır orada yaşıyor gibi koltuğa Tamer'e yaslanarak kuruldu.
Kedoşum bugün 12 yaşında ve gözümün nuru. Tabii adada olunca bir kediyle yetinmek, sokakların çaresizliğine ve acımasızlığına direnmek zor. Bugün her biri ayrı bir kişiliğe sahip 9 kedimle birlikte yaşıyorum.
Ponpon ve onun çocukları bizim de ‘karaoğlanlarımız' Tolstoy ile Dostoyevski, yine bir Norveç orman kedisi gibi uzun tüylü olan Gizmo, yeni doğmuş halde bulduğum ve biberonla büyüttüğüm tekir kırması Safiş, kocaman gözleriyle evin en sakin üyesi ‘karakız’ Üzüm, teyze yeğen Şuşu ve Lulu.
Bu dokuz can, geçmişte kediden korkan benim hayatımdaki en önemli varlıklar…
Ada sokaklarından geldiler ve hayatlarımızı zenginleştirdiler. Eve girme şansı bulamayıp, sokakta baktığımız onlarca kediyi de katarak konuşmak gerekli işin aslı.
Ve bir yandan şunu da söyleyeyim, bütün ailemizin yaşamı kedilerle renkleniyor ve anlamlı hale geliyor: Tamer’in Ankara’da yaşayan kız kardeşi Banu’nun Maya ve Olya’sı, kız kardeşim Semra’nın tekir kedisi Tekin’i, yeğenim Bilge’nin sokakta ölümden kurtardığı üç kedisi Yaşar, Miniş ve Kurt Efe’si, abim Turgay’ın Şans’ı ile yeğenim Burcu’nun Şans’ıyla…
Kediler Hayatınızı Değiştirir
Kediler, hayatımıza misafir gibi girmez. Evi, düzeni, rutini yeniden kurarlar. Koltuğun yerini değil ama önceliklerimizi değiştirirler. Sabah telefonun alarmı çalmadan önce mama isteyen seslerle uyanırsınız. Tatil planınızı “onlara kim bakacak” sorusuyla yaparsınız. Veteriner masrafını bütçenin sabit kalemi sayarsınız. Bizim gibi çok kedili insanlara "kedici" diyorlar. Kedici olmak, son yıllarda sosyal medyanın ürettiği bir kimlik gibi sunuluyor.
Sevimli videolar, pencere önünde uyuyan kediler, kahve fincanının yanında kıvrılmış patiler… Mesele bundan ibaret değil. Kedici olmak, bir yaşam tarzı değil; bir sorumluluk biçimi... Bir kediyle yaşamak, gündelik yaşamınızı yeniden organize etmek ve hayatınızın akışına yeni bir yön vermek anlamına da geliyor. Kedilerinizin sağlığını takip etmeye, aşı takvimi oluşturmaya, uygun biçimde beslenmesini sağlamaya, kısırlaştırmaya, sevginizi göstermeye uzanan çok yıllık bir bakım sözleşmesine imza atmak anlamına geliyor.
Adada yaşadığımız için kedilerin varlık mücadelesi sadece ev içi bir mesele de değil. Zor koşullarda hayatta kalma mücadelesine yakından tanık olduğumuz bu canlılar bir süs nesnesi değil, kamusal birer varlık.
Bir kap mama bırakmak insani bir refleks ancak sürdürülebilir çözüm değil. Kontrolsüz üreme, salgın hastalıklar, kötü muamele ve trafik terörü (adada bile) sorunlarını her gün yaşıyoruz. Gerçek kedicilik kısırlaştırma kampanyalarını savunmaktır. Sahiplendirme için çaba göstermektir. Belediyelerin bu savunmasız ve yaşam alanları ellerinden alınmış canlılara bütçe ayırmasını talep etmektir. Barınakların şeffaflığını sorgulamaktır.
Hayvan hakları tartışması, duygusal bir alan değil; hukuki ve idari bir alandır. Yerel yönetimlerin sorumluluğu, merkezi idarenin düzenlemeleri ve uygulamadaki denetim eksiklikleri konuşulmadan bu ‘sevgi’ eksik kalır.
Bir toplumun hayvanlara bakışı, güçle kurduğu ilişkiyi de gösterir. Savunmasız bu canlılara yönelen şiddet cezasız kaldığında, yalnızca hayvanları değil, kamusal vicdan da örselenir.
Satın almadan sahiplenmek!
Son yıllarda ‘cins kedi ticareti’ büyüdü. Sosyal medyanın yapay estetik anlayışı, canlıları birer metaya dönüştürdü. Oysa üretim çiftliklerinde sağlıksız koşullarda çoğaltılan hayvanların dramı hikayenin görünmez yüzünü oluşturuyor. Bu yüzden, gerçek bir ‘kedici’ olmak, bence satın alma davranışını reddetmeyi gerekli kılıyor.
Sokaktan, barınaktan, terk edilmiş bir canlıyı ‘hayata döndürmekten’ yana tavır almayı, mikroçip taktırmayı, aşı yaptırmayı, sorumluluk zincirinin parçası olmayı gerektiriyor.
Kent hakkı ve birlikte yaşam
Kediler yaşadığım kent olan İstanbul’un hafızasında yüzyıllardır yer tutuyor. Camii avlularında, han avlularında, liman kenarlarında, dükkan önlerinde içlerinde yaşıyorlar. Onları ‘fazlalık’ gibi görmek, kent kültürünü eksiltmek anlamı da taşıyor. Kedici olmak, yüksek sesli bir duygusallık değil, sessiz bir sorumluluk hali. Bir canlının yaşam hakkını savunurken, aslında toplumun şiddetle arasına da mesafe koyarsınız.
Evinizdeki kediye gösterdiğiniz özen ile sokaktaki kediye yönelik kamusal politikalar arasında kopukluk varsa, orada eksik bir vicdan vardır. Aynı şey köpekler ve elbette diğer tüm canlılar için de geçerli…
Bu yüzden yaşadığımız alanda bu düşünceleri yüksek sesle dile getirmeyi sürdüreceğiz. Evdeki ve sokaktaki kedilerimizle birlikte biz onların insanları olarak, onların hayatlarından çaldığımız şeyleri elimizden geldiği kadar telafi etmeye çalışacağız. Biz bu zorlu ama keyifli birlikteliği sürdürmekten mutluyuz. Herkese tavsiye ederiz…
Jale ÖZGENTÜRK
Tüm dünyada özellikle Avrupa ülkelerinde herkes tarafından bilinen Birman Kedisi, ilk ...
DNA analizlerini değerlendiren bilim insanları, “Kediler yaklaşık 10 bin yıl önce ...
Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri, ihbar üzerine harekete geçti. Gittikleri yerde ...
SurveyMonkey tarafından 9 - 25 Ocak tarihleri arasından gerçekleştirilen araştırma Türkiye, ...
Muğla'nın Marmaris ilçesinde çıkan ve 3 bin hektarı aşkın alanda etkili olan orman ...
Dünyanın en ünlü kedilerinden biri olan Choupette, yıllardır lüks yaşam tarzı ve sosyal ...
“Fotoğraf bir anlatım biçimidir.” Fotoğrafçılık alanında başarısını ...
Japonya’da bir tren istasyonunda yine bir kediye üniforma giydirildi. Ancak bu yalnızca sevimli ...
Neredeyse her Kedici’nin merak ettiği bir soru… Kediler miyavlayarak ne anlatmak ...
Kedinizi Koltuk, Halı Gibi Tırmalamanmasını İstemediğiniz Yerlerden Nasıl Uzak ...
Aynı insanlarda olduğu gibi kediler de bazı besin gruplarına alerjik reaksiyon ...
İspanya’da komşuların şikayeti üzerine olay yerine giden polisler, gördükleri ...
Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir çalışma, kanserle mücadele eden çocukların ...
Kedilerde birçok hastalığın ve sağlık probleminin en önemli belirtilerinden birisi ...
Ankara Esenboğa Havalimanı’nda araç içerisinde sahibi tarafından kilitli bırakılan kedi, ...
İlk Okuma - KedilerUsborne Beginners – Cats – 2003Anna Milbourne / Çeviri: Alp ...
Son günlerde, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığına bilim insanı veteriner ...
70 yıl önce neslinin tükendiği açıklanan geniş gagalı yeşil kuş, Singapur’da ortaya ...
Günlük gazetelerin, dergilerin, kitapların yer aldığı bir kütüphanesi olan, arkadaşlarla ...
Anlaşılan kedilerimiz bizlerle iletişim kurmak için çabalıyor. Anatomik yapılarındaki bu ...
Selam benim adım Kartopu. Güzel bir ismim var değil mi? Kartopu.. Bakmayın böyle beyazı ...
Tüm farklılıkları ile şüphesiz çok özeller. Kimi zaman beklenmedik anda omzumuzda ...
Köpekler Neden Sahibinin Ayak Ucunda Yatar? Çok sayıda köpek, sahibinin ayak ucunda yatmayı ...
Coşkun Aral, uluslararası savaş fotoğrafçısı, gezgin, gazeteci, kültür ve sanat ...
Sessiz bir evde dolaşan adımlar, boş kalan bir uyku köşesi, dokunulmamış bir mama kabı… ...
Kediciler iyi bilir ki kediler sıradan canlılar değildir. Onlarla kurulan kuvvetli bağ ile ...
Bilim insanları kedilerde gelişen bir mutasyonun yeni bir kürk türü ortaya çıkardığını ...
Kedi Faruk'u camdan attığı iddiasıyla yargılanan Ferhat Ataman hakkında mahkeme 5 ay hapis ...
10 yıldır çalışmaları devam eden ancak bir türlü Meclis’e sunulamayan düzenlemede sokak ...
Bir gün elinize bir tutam kedi tüyü geçse, bu tüylerden o kedinin neyle beslendiğini ...
Tarih Öncesine Ait Bir DNA, Kedilerin İnsanları Nasıl Evcilleştirdiğini Ortaya ...
Kediler etraflarındaki dünyaya baktıklarında hangi renkleri görebilirler? Haydi gelin bir ...
İnsanlar tarafından fareye benzetilen aslında farklı bir tür olan Hamsterlar, büyük ...