Aynı İzleri Taşıyan İki Dost
09.06.2026ABD’nin Oklahoma eyaletinde yaşayan 7 yaşındaki Madden’in hikâyesi, kısa sürede sosyal ...
Genel Yayın Müdürümüz Veteriner Hekim Dr. Tarkan Özçetin, Kedici dergisinin Türkiye’deki okuyucuları için tüm dünyada kedilerin yaşam süresini iki katına çıkaracağı ifade edilen AIM proteinini bulan Prof. Dr. Toru Miyazaki ile Japonya’daki laboratuvarında bir araya gelerek AIM proteinini ve kedilerin yaşam süresine yapabileceği katkıları konuştu. Toplamda üç bölüm halinde yayınlayacağımız röportaj serimizin ilk bölümü yayında.
Veteriner Hekim Dr. Tarkan Özçetin, ilk bölümde AIM proteini ile tanışma hikâyesini anlatıyor ve kendisini daha yakından tanımak için Prof. Dr. Toru Miyazaki’ye sorular yöneltiyor.
Prof. Miyzaki, AIM proteini ile kedilerde böbrek hastalıklarının önlenebileceğini, hatta yaşam sürelerinin uzayabileceğini ifade ediyor ve ekliyor: “Bu araştırmalar, kediler için bir çığır açtı ve dünya genelinde kedi dostlarımız için umut ışığı oldu.”
1.
BÖLÜM: KEDİLERİN ÖMRÜNÜ UZATACAK PROTEİNİ
BULAN PROF. TORU MİYAZAKİ KİMDİR?
Toru Miyazaki ismini duymam bundan yaklaşık 3 yıl öncesine
dayanıyor. Daha doğrusu ilk duyduğum şey AIM isimli bir protein olduğu ve bu
proteinin kedilerin ömrünü 2 katına çıkaracağıydı. Haber Japonya’dan geldi,
Japonya’da yaşayan bir Türk vatandaşından. Tahmin edeceğiniz üzere kendisi bir Kedici.
Yeri gelmişken biz Kediciler arasında adı konulmamış global bir ağın
varlığından da sizleri haberdar etmek isterim. Kediciler, teknolojinin ve
sosyal medyanın katkısı ile bu ağ sayesinde bilgi alışverişinde bulunuyorlar.
Benim de bir şekilde dahil olduğum bu ağ sayesinde kedilerle ilgili dünyadaki
gelişmelerden anında haberdar olabiliyoruz.
Benimle paylaşılan haberde Japon bir profesörün kedilerin
ömrünü 2 katına çıkaracağını yazıyordu. Hatta mucidi olduğu ürünün kedi ömrünü
30 yıla çıkaracağını iddia ediyordu. İlk başta çok inandırıcı gelmedi. “Asparagas
bir haberdir”, diye düşündüm. Ancak diğer taraftan içimde bir merak da uyanmadı
değil. İşin içinde hem Japon hem de profesör olan biri vardı. Alelade birisi
olmadığı kesindi. Başladım araştırmaya. Profesör ile ilgili Batılı nerdeyse hiçbir
kaynağa ulaşamadım. Daha doğrusu “Nature Medicine” gibi saygın bilimsel
dergilerde onlarca makalesi, yüzlerce atfına rağmen Batılı medyada ilginç bir
şekilde sadece yüzeysel haberler yapılmıştı.
Buluşu ile ilgili de birkaç sosyal medya hesabı dışında
doyurucu bilgi yoktu. Merakım gittikçe arttı. Bu aşamada kırk yıllık dostum
devreye girdi. Kendisi Türkiye’de Japonya denince akla gelen ilk isimlerin
başında. Onun sayesinde Japon profesör ve mucidi olduğu ürün ile ilgili
araştırmaları Japonya'daki bağlantılar ve Japon kaynaklarından yapma imkânı
buldum. Araştırdıkça merakım artıyor, merakım arttıkça araştırmaya devam
ediyordum. Gerçekten Japon profesör devrim niteliğinde bir protein, daha
doğrusu amino asit keşfetmişti. Şu an için sadece kediler üzerinde çalışıyor
olabilir ancak gelecekte tüm insanlığın kaderini değiştirecek bir buluştan
bahsediyorum.
Ön çalışmalar bitmişti. Bundan sonraki hedefim Japon
profesör ile iletişime geçmek ve Kedici dergisi için bir röportaj
yapmaktı. İşin en zor kısmı meğer
burasıymış. Uzun süre yazıştım, bekledim hatta taciz bile ettim denebilir.
Bilenler bilir Japonlar kolay iletişime geçilebilen insanlar değil. Her şeye
şüpheyle yaklaşıyorlar ve birisine güven duymaları zaman alıyor. Son ana kadar
pes etmedim, Türkiye’deki Kediciler ve kediler için uğraşmaya değerdi ve
nihayet Toru hocayı röportaj vermeye ikna ettim.
Röportajın girişi biraz uzun oldu ama yazmaya kalksam
röportajın hikayesi, kendisini bile geçebilirdi. Bu arada yoğun programı
nedeniyle öyle saatlerce röportaj yapamadığımı da belirtmeliyim. Kendisi
hakkında Japon medyasında çıkan haberleri kullanma izni ve daha geniş zamanda
ikinci bir röportaj sözü alarak konuşmaya başladık.
Toru Miyazaki kimdir? Doğduğunuz günden bugüne sizi
tanıyabilir miyiz?
Japonya’nın Nagazaki Eyaleti’ne bağlı Shimabara Şehri'nde,
1962 yılında dünyaya geldim. Ailem, uzun yıllardır eczacılık sektöründe
faaliyet gösteren bir aileydi. İlk yıllarda, aile işini devralmayı
düşünüyordum. Ancak kaderin bana hazırladığı yol oldukça farklıydı. Tıp eğitimi
aldım; fakat asıl ilgim, hastalıkların ardındaki nedenleri ve çözümleri
araştırmak oldu. “Tedavi edilemez” denen hastalıklarla karşılaştıkça, klinik
tıbbın ötesine geçip, temel bilimler alanına yöneldim. Tokyo Üniversitesi’nden
mezun olduktan sonra, kendimi immünolojiye adadım.
Kariyerimin dönüm noktası, 1992’de Fransa’ya giderek Louis
Pasteur Üniversitesi’nde araştırma yapmamla başladı. Orada edindiğim deneyimler
ve buluşlar, benim için büyük bir ilham kaynağı oldu. O yıllarda, bağışıklık
sisteminin nasıl işlediğine dair pek çok bilgi kazandım. Bu bilgiler ışığında
keşfettiğim Apoptosis Inhibitor of Macrophage (AIM) proteini, hayatımın en
büyük buluşlarından biri haline geldi. Bu protein, vücutta biriken atıkları
temizlemeye yardımcı oluyordu ve zamanla hastalıkların tedavisinde büyük bir
umut kaynağı olarak ön plana çıktı.
Yıllar sonra, AIM’in kediler üzerindeki etkilerini
araştırmaya başladım. Japonya'ya döndüğümde fark ettim ki, kedilerde AIM’in
işlevi, insanlardaki kadar etkili değildi. Bu yüzden böbrek hastalığı kedilerde
çok yaygındı ve çoğu kedi bu hastalığa yenik düşüyordu. Bu gözlem beni harekete
geçirdi. Kedilerde böbrek sağlığını iyileştirecek bir tedavi geliştirmek için
çalışmalara başladım. Zamanla, AIM proteinini kedilere uyumlu hale getirdik ve
bu sayede kedilerde böbrek hastalıklarının önlenebileceğini, hatta yaşam
sürelerinin uzayabileceğini gördük. Bu araştırmalar, kediler için bir çığır
açtı ve dünya genelinde kedi dostlarımız için umut ışığı oldu.
Tabii, bu yolculuk kolay olmadı. Araştırmalarımı yurt
dışındaki çeşitli üniversitelerde sürdürdüm. Hem Amerika hem de Avrupa’da
birçok bilim insanıyla iş birliği yaptım. Fransa’daki Louis Pasteur
Üniversitesi’nden sonra İsviçre’de Basel İmmünoloji Enstitüsü’nde araştırmalar
yaptım. Daha sonra Amerika’ya, Texas Üniversitesi’ne giderek burada çalışmalarımı
devam ettirdim. Her bir görevim, bana yeni bakış açıları kazandırdı ve
keşiflerimi daha ileri taşıdı. Ancak nihayetinde memleketime, Japonya’ya geri
döndüm ve Tokyo Üniversitesi’nde çalışmalarımı yoğunlaştırdım.
Bugün, AIM Tıbbi Araştırma Enstitüsü’nü kurarak bu alanda
daha özgürce çalışmaya ve kediler için başlattığım projeyi insan sağlığına
yönelik tedaviler geliştirmek için genişletmeye devam ediyorum. Yıllardır “tedavi
edilemez” denilen hastalıklar üzerine çalışarak hem insanlara hem de hayvanlara
bir umut ışığı sunmayı başardık. Bu yolculuk hâlâ devam ediyor ve her gün yeni
bir keşif yapmanın heyecanını yaşıyorum. Bilime olan tutkum ve her canlıya bir
faydamın dokunmasını istemem, beni bu yolda ileriye taşıyan en büyük
motivasyonum.
ABD’nin Oklahoma eyaletinde yaşayan 7 yaşındaki Madden’in hikâyesi, kısa sürede sosyal ...
“Kediler, bizi büyük kediler olarak görürler” Bu acaba doğru mu? Bir hayvanın ...
Kedilerimiz için mama kabı seçerken ilk dikkat etmemiz gereken nokta kapların boyutudur. ...
Bir pilot, geçtiğimiz hafta ABD'deki yıkıcı kasırgalardan etkilenen barınak hayvanının ...
Sultangazi'de, kimliği belirsiz iki kişi, sokaktan geçerken dairenin açık olan penceresinden ...
Araştırmacılar ilk kez evcil kedilerdeki farklı cinslerin kalan hayat beklentisini tahmin ...
Wisconsin Waukesha'daki Carroll Üniversitesi'nde psikoloji doçenti olan Denise Guastello ...
Kediciler ve köpekçiler vardır ya... Birini seven ötekini sevmez falan... Ben de bunu ...
Kedinizin günde 16-20 saat uyuyabildiğine şahit olmuş olabilirsiniz. Uzun uyku sürelerinde ...
İstanbul'da bir geminin çalışanları tarafından sahiplenilen "Lolipop" isimli kedi, tayfanın ...
Rahmi Koç’un direktifiyle start alan VetAmerikan Hayvan Hastanesi’nin Kurucu Direktörü Azmi ...
Bir zamanlar 7–8 yaşına gelen bir kedi “çok yaşlı” kabul edilirdi. Bugün ise 15 ...
Bazen bir valiz kaybolur. Bazen bir eşya.Ama bazen de bir hayat.Tunus’taki görev süreleri sona ...
Bir fincan kahvenin peşine takılıp kaç ülke gezebilirsiniz? Peki ya “en sevdiğim renk ...
İnsan Hakları Günü, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'nin kabul edildiği gün olan 10 ...
Sizi asla terk etmez bu güzel sevgili. Evler değişir, ilişkiler, dostluklar biter, zaman akar ...
Uzun yıllar önce, insanın ve kedinin merakı birbirlerine adım atmasını sağladı. Sadece ...
Patili dostlarımız bizim için son derece önemli. Pek çok hayvansever, evcil dostlarını ...
Kütahya’nın Hisarcık ilçesinde 2024-2025 eğitim ve öğretim yılı İlköğretim Haftası ...
Araştırmanın yazarlarından McComb, “Hem hayvan davranışları üzerine çalışan hem de ...
AKP'li Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, sokak hayvanları ile ilgili düzenlenen yasaya ...
Barınakta bulunan üzgün kedi Fishtopher, büyük yanakları ve somurtkan küçük yüzüyle ...
Kediler etraflarındaki dünyaya baktıklarında hangi renkleri görebilirler? Haydi gelin bir ...
Baştan belirtelim, bunun fizikteki sicim kuramıyla ilgisi yok. Bu, kedilerin kovalamaktan hiç ...
Kediler de tıpkı insanlar gibi dönem dönem bazı hastalıklar geçirebilir. Bunu fark etmek biz ...
Yataktan uyuyamadığım için mi kalktım yoksa mutfakta beni bekleyen ay çöreğini yemek için ...
Kediler için tatil dönemindeki en doğru bakım seçeneği, kedinin yakınının en rahat ettiği ...
Kediler İnsanlarını Ebeveyn Olarak GörüyorOregon Eyalet Üniversitesi'nde yapılan bir ...
Bazı kediler doğuştan, bazıları ise sonradan bir kaza veya travma sonucu meydana gelen ...
Sahipsiz hayvanlarla ilgili yasa teklifi bugün TBMM komisyonunda görüşülecek. Hukukçular, ...
Tatile çıkmaya karar verdiniz ancak kedinizle ne yapacağınızı düşünüyorsunuz. Onunla ...
ABD'de bir kadın, büyükannesinin hastanedeki son anlarında kedisinin yanından hiç ...