Ohhad İstanbul Üyesi Animallia Manavgat’ta Yaraları Sarıyor
02.08.2021Özel Hayvan Hastaneleri Derneği’nin başlattığı yangından etkilenen hayvanlara ücretsiz ...
Kedi Mektupları’nı okuyan hiçbir insan artık kedilere eski gözle bakamayacak; Kedi Mektupları’nı okuyan hiçbir kedi, insanları artık eskisi gibi göremeyecek...
Oya Baydar, kedilerden aldığı çok özel mektupları, yağmurlu bir Pazar sabahı bizi misafir ettiği evinde, Kedici okurları için anlattı...
Biliyoruz ki Oya Baydar yıllardır başarısını sürdüren, ödüller almış bir yazar. Biz kedisever biri olduğunuzu da biliyoruz. Oya Baydar’ın hayatına nasıl girdi kediler?
Kediler kendimi bildim bileli hayatımda. Herhalde üç buçuk yaşlarındaydım, sokakta bulduğum kedi yavrusunu gizlice eve sokup yatağımın içine saklamıştım. Annem kedi sevmezdi, kıyamet koptu tabii. Ama pes etmedim, kediye bayılan babamla suç ortaklığı halinde eve kedi sokmayı her zaman başardık.
Kedi Mektupları adlı kitabınızda kedilerin gözünden görebiliyoruz insanları. Kedileri, hayatı onların gözünden anlatabilecek kadar iyi tanımayı nasıl başardınız?
Çok haşır neşir olarak, yürek gözüyle de gözlemleyerek... İşin aslını ararsanız tabii ki insan odaklı düşünüyoruz, insanın duygularını yansıtıyoruz. Bazen kendimi kedi gibi hissettiğim olur ama itiraf etmek gerekirse kedi değilim. Kedi Mektupları’nda kediler insanları anlatıyor, yine de onlar adına konuşan benim; yani eninde sonunda bir insan...
Kitabınızda, kediler ve insanlar aslında bir sorunun yanıtını aramaktalar... Kedi Mektupları’nda kediler aracılığıyla insanlara, insanlar aracılığıyla da kedilere gönderme var aslında değil mi?
Evet, tam da böyle. Aslında, Kedi Mektupları’nı, hepsini kedi sahibi, kedi sever olan bir grup siyasi mültecinin yurtlarından uzakta yaşadıkları yürek çöküşünü anlatmak için yazmıştım. Kötü bir dönemimdi, kediler böyle zamanlarda imdada yetişir. O romandaki kedilerin hepsi gerçekti. Aynı kaderi paylaşan insanlar olarak, kedilerimiz aramızdaki bağı güçlendiriyordu. Onların gözüyle “biz”i anlatmak, edebiyatçı yazar olarak dışardan bakabilmemi ve duygusallığa kapılmadan daha nesnel yazabilmemi sağladı.
Kitabınızı ilk elime aldığımda dikkatimi çeken arka kapaktaki şu yazı olmuştu: “Kedi Mektupları’nı okuyan hiçbir insan artık kedilere eski gözle bakamayacak; Kedi Mektupları’nı okuyan hiçbir kedi, insanları artık eskisi gibi göremeyecek.” Merak ettiğim, bu kitabın yazarı olarak siz kedileri ve insanları nasıl bir gözle görüyorsunuz?
Romanı okuyana kadar kedilerle yakınlığı olmayan pek çok duyarlı kişi, okuduktan sonra bir veya birkaç kedi edindiğini, kedilere başka bir gözle bakmaya başladığını iletti bana. Benim bakışım bile biraz değişti. Kedileri daha eşitim gibi görmeye başladım. İnsanları nasıl gördüğüme gelince, kedilerden daha mutsuz olduklarını, hayatı en doğal haliyle, sorgusuz sualsiz yaşayamadıkları için kaderlerinin daha trajik olduğunu düşünüyorum. Bir de kediler çok daha özgür tabii...
Oya Baydar eğer bir kedi olsaydı nasıl bir kedi olurdu diye düşünmeden edemiyoruz? Rengi, huyu, karakteri ? Yazmayı bilen bir kedi olurdu belki de?
Ufak tefek, kısa tüylü, gösterişsiz, Felix tipi; yani göğsü patileri, ağız burun kesimi beyaz, diğer yanları siyah. Walt Disney’in Mikifare’den önce çizdiği ilk tip Felix kedidir. Karaktere gelince; insanlara sürünüp sürtünen bir kedi olmazdım, sahiplik değil eşitlik ilişkisi içinde olurdum bütün kediler gibi. Ama sevgi dolu ve sadık olurdum.
Geçmişte sahip olduğunuz kedilerinizle unutamadığınız anılarınız vardır mutlaka. Bizimle paylaşır mısınız?
O kadar çok anı var ki, hangi birini anlatmalı... 1971’de. 12 Mart askeri darbesinden sonra tutuklanmıştım. Bir gün, koğuştaki ranzaların üstüne tünemiş ,demir parmaklıklı küçük pencereden avluya bakarken küçücük bir kedi yavrusu gördüm. Nöbetçi ere yalvar yakar, öğlen karavanasında kedinin gizlice koğuşa sokulmasını sağladık. Küçücük bir Felix kediydi. Aylarca neşemiz oldu. Sonra tahliye olurken, tutuklu kalan kızlara yük olmasın diye Felix’i ben sahiplendim. Hapishane kedimi hiç unutmam.
Nina ise, Kedi Mektupları’nın baş kahramanı. Roman “Nina simsiyah gerinip pespembe esnedi” diye başlar. Onun mecarası roman boyunca anlatılıyor.
Son kedim, Marmara adasının vahşi denilen kedileri soyundan, gerçek
bir belaydı. Düpedüz kötü kediydi. Bir keresinde beni öyle bir ısırıp tırmaladı ki yumuşak doku enfeksiyonundan beş gün ateşler içinde yattım. Ama ben galiba en çok onu sevdim, çünkü onda çok emeğim vardı. Sonra yeni eve taşınınca beni terk etti. Bunu hiç hazmedemedim, hâlâ umutsuzca peşindeyim.Kötüler ve hayırsızlar daha çok mu seviliyor, yoksa bende bir bozukluk mu var!
Sokaklarda yaşamını sürdüren, birbirine mektuplar bırakan sayısız kedi var... Sizce o mektuplarda neler yazıyordur?
Sokak hayatının güçlüklerinden söz ediliyordur kuşkusuz o mektuplarda. Belki de nerede yemek bulunabileceğini, kedi delilerinin adresini falan bildiriyorlardır birbirlerine. Bir de, iki lokma için özgürlüğümüzden olmayalım diyorlardır herhalde. Tabii aşk mektuplarını da unutmayalım. Şimdi oturduğum semtte, sokak kedilerimiz şahane bakılıyor. Hayvanseverlerin, hele de kedi severlerin çokluğu içimi ısıtıyor. Keşke heryer böyle olsa...
Mırıltısıyla olsun, bakışlarıyla olsun... Size herhangi bir şekilde mektup bırakan kediler oldu mu?
Tabii ki hep mektuplaşıyoruz...
Kedilerin birbirlerine ve insanlara bırakacağı mektupların asla bitmemesi dileklerimizle sizden Kedici okurları adına son bir mesaj almak istiyoruz...
Kedi sevgimizin, kedilere duyduğumuz ilginin, yakınlığın, merhametin insanları unutturmamasını; sokak kedilerine gösterdiğimiz ilgiyi ve sevgiyi sokak çocuklarından, kapımızın önünde çöp tenekelerini eşeleyip çöp toplayanlardan esirgememizi söylemek isterdim. Bazen duyarlılığımızın kedilere odaklandığı, insanları unuttuğumuz oluyor. Sevgimizi, ilgimizi bütün yaratıklara ve insanlara yaymazsak, kedi sevgimiz kendimizi sevmekten, yani egoistçe bir tatminden öteye geçemez diye düşünüyorum.
Teşekkürler...
Özel Hayvan Hastaneleri Derneği’nin başlattığı yangından etkilenen hayvanlara ücretsiz ...
Evcil hayvanların sağlık ve yaşam koşullarını takip edebilmek ve sokağa bırakılmasını ...
Evet, yanlış okumadınız. Permetrin uçaklarda da kullanılıyor. Kediler için permetrin ...
Sokak köpeklerine ötanaziyi içeren kanun teklifi bugün saat 14.00’te TBMM Genel Kurulu’nda ...
Bir fincan kahvenin peşine takılıp kaç ülke gezebilirsiniz? Peki ya “en sevdiğim renk ...
Dostlarımızla kurduğumuz iletişim becerisi, zamanla kazanılan bir yetenektir. Özellikle ...
Kediler için akan su güven verir. Akan taze suyu, minik dostlarımız lıkır lıkır içerler. ...
Ekvador’da ilk kez yavru kedilere eğitim vermek amacıyla Kinder Para Gatitos isimli bir kedi ...
Konya Büyükşehir Belediyesi'ne ait barınakta kaydedilen görüntülerle birlikte sahipsiz ...
Japon uzmanların yaptığı araştırmada, kedilerin belirli hafıza testlerinde oldukça iyi ...
Sahipsiz sokak köpeklerine 'ötanazi'nin önünü açan ve önceki gün AK Parti ve MHP ...
Yazarların kediler hakkında yazdıkları nedir ki? Kedilemelerdir herhalde. İşte bizim sokak ve ...
“Kediler, bizi büyük kediler olarak görürler” Bu acaba doğru mu? Bir hayvanın ...
İyi bakılan kedilerin ortalama yaşam süresi 15 yıl olarak kabul edilir. Ancak her durumda ...
Evcil dostunuz bir arı tarafından sokulduysa neler yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? ...
İstanbul Büyükçekmece’de sahipleri tarafından sokağa terk edilen sokak köpekleri artık ...
Oppo'nun "OPPO’yla Bile Çekilemedi" isimli projesinde, Umut Eker, Didem Soydan, Alican Aytekin, ...
Bitez Mahallesi'nde bir kedinin içi su dolu 20 metrelik kuyuya düştüğü ihbarını alan Muğla ...
Evsiz bir adam, kendisine teklif edilen barınma yerlerini kabul etmesi durumunda sevgili kedisini ...
Kediciler merhametli ve özverili insanlardır. Zor durumda olan hayvanlara asla duyarsız ...
Hakkari'nin Çukurca ilçesine bağlı Işıklı Üs Bölgesinde Mehmetçik tarafından beslenen ...
Yapılan araştırmalara göre birçok kedici, kedisinin su kabını ayda sadece 1 defa temizliyor! ...
İstanbul Sarıyer’de, denize düşen kediyi kurtarmak için vatandaşlar seferber oldu. ...
Her yıl 10 Aralık'ta Dünya İnsan Hakları Günü ırk, dil ve din ayrımı gözetmeden bütün ...
İngiltere'de evde bakılan kedilere mikroçip takılması ve sahibinin iletişim bilgilerinin ...
Kesinlikle evet! Bilimsel olarak tam kanıtlanamasa da kedilerin derin uykularında ...
İguanalar tropikal iklimde yaşayan egzotik bir kertenkele türüdür. İguanalar, ...
Kabullenemediğim çok şey var. İnsanlar tarafından asla ama asla kabul görülmeyenler var bir ...
Dünyanın en küçük kedisi olan "paslı kedi" aslında bir yaban kedisi. Bu küçük şirin ...
National Geographic’in haberine göre, kedi eğitimi üzerine yazan Sarah Ellis, kedilerin ...
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi faaliyetlerinin değerlendirilmesi, eğitim öğretim ...