Kediler Yıkanır Mı?
20.04.2023Minik dostlarımız istisnalar dışında suyu pek sevmezler. Onları stres ve korkuya sürükler. ...
Bir fincan kahvenin peşine takılıp kaç ülke gezebilirsiniz? Peki ya “en sevdiğim renk kırmızı hem de Londra kırmızısı“ deyip yollara düşer misiniz?
Biz kedilerin bir araya geldiğimizde konuşmaktan en keyif aldığımız şeylerden biri aynı evi paylaştığımız ev arkadaşlarımızın nam-ı diğer sahiplerimizin hikâyeleri... Ne yerler, ne içerler, kimlerle dedikodu yaparlar, ne zaman uyurlar, neye gülerler, takıntıları var mıdır? Konu ev arkadaşlarımıza geldiğinde en gözde hikâyeler şüphesiz benden çıkar. İlginçtir “bizim evin halleri”. Her sabah güne bir fincan bol sütlü kahve ile merhaba deyip, yine bir fincan kahve ile günü bitiren turuncu saçlı kadın, makineleri, objektifleri şimdilerde yeni tutkusu olan, evde oradan oraya koşturup uçurmak için hazırlıklarını tamamlamaya çalıştığı maket uçaklarıyla fotoğrafçı adam iyi birer malzemedir bizim kedici sohbetlerimize.
Kahve... Bol sütlü kahve bizim evin belki de en olmazsa olmazıdır. Dedim ya turuncu saçlı kadın için sabah demek mis gibi kokan kahve demektir... Özellikle erken uyanılan yaz sabahlarında balkonda sardunyaların hemen yanı başında içilen kahve benim bile vazgeçemediğim bir yaz ritüeli olmuştur.
Turuncu saçlı kadının bu kahve tutkusu birçok seyahatlere, yeni yerler gezip görmemize sebep oldu... İşte geçtiğimiz günlerde koştura koştura yaptığımız Londra seyahati de “bir fincan kahvenin peşi sıra kalkıp gittiğimiz” yerlerdendi.
Dünya mutfağının tüm lezzetlerinin yer aldığı birbirinden şık restoranları, her köşe başında karşınıza çıkan bohem kafeleri, yıllara meydan okuyan tarihi binaları, tiyatroları, köprüleri ve doğanın her rengini barındıran uçsuz bucaksız parkları ve kentin simgesi olmuş kırmızı otobüsleriyle Londra...
Bu şehir ile ilgili ilk öğrendiklerimi yine evdeki koca ekrana borçluyum. İzleyip, dinlediğime göre Londra, uzun hem de çok uzun yıllardır İngiliz Kraliyet Ailesi’ne ev sahipliği yapıyormuş. Bu Aile’nin her şeyleri biz kediler için konuşma malzemesiymiş. Oğulları, kızları, gelinleri, damatları, gelenleri, gidenleriyle ne hikâyeler ne efsaneler...
Hani bir kente gitmeden önce okursunuz, araştırırsız, nerede ne göreceğinize karar verirsiniz ya bu kent Londra olduğunda kesinlikle siz de benim gibi ezber bozacaksınız. Çünkü Londra, patinizi attığınız her sokakta, bir arkadaş bulur muyum acaba diye bakındığınız her kaldırımda şaşırtıyor sizi!
Tower Bridge, British Museum, Naturel History Museum, Madame Tussoud ve eğer ziyarete açık zamanını yakalayabilirseniz Buckhingam Sarayı bu kente gelindiğinde görülmesi gereken önemli yerlerden. Londra’ya kuşbakışı bakmak için en iyi adres ise London Eye.
Alışveriş meraklıları için Oxford ve Bond Caddeleri yüzlerce seçenekle dolu... Gittiği hiçbir seyahatte yerel hediyelik eşya, peynir, şarap gibi şeylerin dışında alışveriş tutkusu olmayan turuncu saçlı kadın bile bu
kentte kendini kaybedip birbirinden renkli mağazaları, alışveriş merkezlerini ziyaret etti. Yanlış anlaşılmasın peşinde koştuğu şeyler ne bir çift ayakkabı, ne yılan derisi çantaydı... Rengârenk kırtasiye malzemeleriyle dolu mağazalardan kalemler, renkli kâğıtlar, notluklar, envai çeşit defterler dolduruldu çantaların gizli bölmelerine...
Birbirinden ilginç hediyelik eşyalar, el işi malzemeler için Camden Town atlanmaması gereken adreslerden...
Londra’yı benim için en anlamlı kılan ise uçsuz bucaksız parkları oldu. Hem de ne parklar! Özellikle bizimkileri bırakıp tek başıma gittiğim ve ilk kez gerçek bir sincap görüp heyecanlandığım, koştura koştura ağaçların arasından onunla oyunlar oynadığım Hyde ve Regent’s Park muhteşemdi... Tek sıkıntı bu kentte yağmur her zaman başrolde... Kaldığımız süre boyunca yağmur hiç durmadan devam etti. Ama ne yağan yağmur ne de bitmeyen ve bizim kedi arkadaşların yaşadığı ve birkaç kez ziyaretlerine gittiğimde şahit olduğum İstanbul’u aratmayan trafik burada hayatın akışına engel oluyor! Yağan yağmura rağmen sokaklar hep cıvıl cıvıl, her yer hareketli, insanlar telaşsız koşturmasız... Hem ne olacak yağmur yağdığında en güzel çözüm kırmızı otobüslerden birine atlayıp gezintiye onunla devam etmek oluyor! Bizim kadının tabiriyle “Londra kırmızı otobüsler bu kentte yağmuru tamamlıyor”
Neredeyse birkaç güne sığdırdığımız Londra seyahatinde gezip gördüklerim inanılmazdı doğru ama en çok aklımda kalan eve döndüğümde mahalleye yeni taşınan gurme pisi Efe’ye, yıldız dişimiz Minnoş’a defalarca anlattığım şey, tadına doyamadığım yemeklerdi. Kentin sokaklarını birkaç kez gezip burada benim gibi dört patili hiç kimse evet evet hiç kedi olmadığını görünce sokaklarda dolaşmaktan vazgeçip bu seyahati “yemek” üzerinde yoğunlaştırmaya karar verdim... Pişman oldum mu? Asla! Şunu bütün kedi dürüstlüğümle söyleyebilirim ki bu kentte dünya mutfağının tüm lezzetlerini tadabilir, damak zevkinize uygun mutlaka bir şeyler yiyerek keyif yapabilirsiniz. Lübnan mutfağı, Hint, Çin ve İtalyan mutfağı neredeyse her köşe başında rastlayacağınız önemli lezzet durakları. Ama asıl biz kedilerin de damak tadına uygun bir yemek vardı ki bahsetmeden edemeyeceğim. Bu yemek, bir akşam bizim adamın peşine takıldığımda ara bir sokakta girdiğimiz klasik bir “Londra pub” ında (bu cümle fotoğrafçı adama aittir) yediğim fish&chips oldu. Mama kabıma konulan ton balığı dışında balığı hiç bu kadar keyifle yememiştim. Bizim fotoğrafçının iştahla yediğimi görüp “yanında elmalı bira da ister misin” sözlerine kulak asmadan kocaman bir fish&chips’i bir çırpıda bitiriverdim.
Yağmurun dışarıda gezmeme imkân vermediği bir diğer günde turuncu saçlı kadın ile dolaştım. Onunla da bu kentte saatler beşi gösterdiğinde başlayan “beş çayı” ritüeline katıldım. Nasıl mıydı? Benden başka hiç kedi yoktu!
“Thames Nehri kıyısında beş çayı” Londra’ya gelen tüm konukların yapılacaklar listesinde yer alırmış. Onyedinci yüzyılda gümüş külçeler karşılığında Çin’den getirilen çay, sadece ülkenin zenginlerinin saraylarında konuklara ikram edilirmiş. Şık porselen fincanlarda gelen çaya birbirinden lezzetli sandviçler, kekler eşlik ediyor.
Gelelim kahve konusuna...
Eğer siz de turuncu saçlı kadın gibi bir kahve tutkunuysanız, Londra’da şanslısınız. Kentin bilinmeyen saklı köşelerini keşfederken, gezmekle bitmeyecek kitapçılar arasında mekik dokurken ya da şansınıza güneş azıcık yüzünü gösterdiyse ve siz de bunu fırsat bilip bir parkta otururken, enfes kokusuyla bir fincan kahve eşlik edecektir Londra seyahatinize.
Londra’dan sevgilerle!
Fotoğraf: Murat Solakoğlu
Minik dostlarımız istisnalar dışında suyu pek sevmezler. Onları stres ve korkuya sürükler. ...
Sayın Murat Akın çok hoş bir dükkanınız var. Kedi sevginiz nasıl başladı?Gazi ...
Kedimizin isim sayısını bularak onun kişiliği hakkında bilgi sahibi olabilir miyiz? ...
1968 yılında İstanbul’da doğdu. Sırasıyla Işık Lisesi, Beşiktaş Lisesi ve Anadolu ...
Tüm Türkiye, İzmir depreminde enkaz altında kalanlardan gelecek güzel haberleri bekliyor, umut ...
Behiç Ak; 1956 Samsun doğumlu, Yıldız Üniversitesi ve İTÜ’de mimarlık öğrenimi ...
Kedilerin güneşe bayıldıklarını, sıcak havaları sevdiklerini biliyoruz. Ancak yaz ...
Kedim neden ısırıyor? Kediciler tarafından en merak edilen sorulardandır. Avcı yönleri ...
İstanbul Beşiktaş’ta doğa ve hayvan severler için 'Kedi Müzesi' açıldı. Beşiktaş ...
Kedilerin herhangi bir ödül veya yönlendirme olmadan kelimelerle görüntüleri ...
Royal Canin'in başlattığı "Kedinizi Veteriner Hekimine Götürün" sosyal farkındalık ...
Bu hikayeyi, evin asıl sahibi olarak ben anlatıyorum.Ben bu evin kedisiyim.Uzun süredir burada ...
Kedilerde hırçınlık olarak tanımlayabileceğimiz, bulunduğu ortamı domine etme veya ...
Yeni Zelanda'da her yıl Nisan-Haziran ayları arasında en çok yabani sokak kedisi öldüren ...
Büyük kedi cinsleri dendiğinde aklımıza ilk olarak kaplanlar, aslanlar, çitalar ve pumalar ...
Brezilya Milli Takım sorumlusunun basın toplantısı sırasında masaya çıkan kediyi yere ...
Hayatı bir hayvanla paylaşanlar veya onlarla zaman geçirenler ile geçirmeyen insanlar arasında ...
Düzce’de Recep Çakır'ın evden kaçan kedisi 'Leydi', bir gün sonra yağ bakımı için ...
OHHAD Yönetim Kurulu, Türk Veteriner Hekimler Derneği Başkanlığına seçilen Gülay ...
Hem evimizdeki minik dostumuz, hem sokaktaki dostlarımız için yaz aylarının gelmesi, ...
Hayvanseverlerin sabırsızlıkla beklediği, Türkiye’nin en renkli ve sevimli fuarı Petzoo ...
Kedici olmak gerçek kişiliğinizi ortaya çıkarabilir mi? Yeni araştırma; Kediciyseniz ...
Etolojistlerin, yani hayvan davranışları uzmanlarının açıklamakta güçlük çektikleri ...
Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen Malatya'da ...
Hayvan hakları savunucuları, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmelerine başlanan ve ...
Kedilerin anlaşılması zor canlılar olarak düşünülse de kediciler evcil dostlarıyla ...
NATO Zirvesinin Sessiz Delegesi: Bir Ankara KedisiDünyanın en güçlü liderleri aynı salonda... ...
Gümüşhane’de üniversite öğrencileri sosyal sorumluluk projesi kapsamında engelli kediler ...
Dostlarımızla kurduğumuz iletişim becerisi, zamanla kazanılan bir yetenektir. Özellikle ...
Ailenize yeni bir yavru kedi eklediniz! Ailenizin bu yeni üyesinin sizi baştan çıkartacak ...
Siirt'te, sokak kedileri için bölge esnafı tarafından yapılan bir kedi evine kimliği belirsiz ...
İstanbul Beşiktaş’ta doğa ve hayvan severler için 'Kedi Müzesi' açıldı. Beşiktaş ...
İstanbul Küçükçekmece'de çok ilginç bir olay yaşandı. Sosyal medyaya yansıyan kareler ...