Pet Summit Turkey 'Evcil Hayvan Zirvesi' Açılış Oturumu
18.03.2021Türk Veteriner Hekimleri Birliği'nin de katkılarıyla Türkiye'de "ilk kez" evcil hayvan ...
Kedi eve neden gelmişti? Daha doğrusu kediler evlere nasıl ve neden gelirler? Kediyle henüz tanışmamış, gerçekten bir kedi tanımamış olanlar bunu anlayamıyordu. Kediyi tanımak ya da anlamak için önce onu sevmek gerekiyordu.
Kayıtsız şartsız sevmek ve kabul etmek. Kediyi tanıma devresi bundan sonra geliyordu. Tanımak sözcüğü çok önemliydi; bu fiil, sözcüğün iki anlamıyla da geçerliydi kedi için. Hem bilmek, öğrenmek anlamında tanımak, hem de varlığını kabul etmek anlamında tanımak...Kedinin varlığını kabul etmekse onu sevmekti, onu tanımaya, tanıdıkça sevmeye ve kabullenmeye meyletmekti.
Kediyi eve getirenler, kediyi tanımadan tanıdılar, yani kabul ettiler. Öyle aldılar eve. Bir de isim koydular (Bade). Artık kedi onlarındı. İsimli kediler nereye giderlerse gitsinler, onlara isim koyanındı. (Mesela eskiden bir kedileri vardı, -Anten-; bir gün geri gelmemek üzere evden ayrılmış olan bu kedi şimdi kedi cennetinde de olsa, bir yerlerde yalnızlığı ile yaşıyor da olsa; ismiyle vardı hala) Kedi önce eve alıştı, sonra evin sahibi oldu.
Evin en sıcak, en yumuşak yerine yerleşti. Gelenleri kapıda karşıladı. Yol gösterdi, ama yerini vermedi. Yerine oturanlar olursa hoş karşılamadı. Bu kimseler kalkar kalkmaz, sıcak yerine atlarcasına yerleşti. Yedi, içti... Yalandı, temizlendi. Tırmaladı, oynadı. En çok da camdan dışarı baktı.
Görünüşte sıradan bir kediydi. Her kedi gibi... Ancak, birlikte yaşadığı insanlara göre o, özeldi. Özel bir kediydi, her kedi gibi... Öyle yerinde oturmuş, patilerini önünde kavuşturmuş, pencereden dalgın dalgın baktığını görenler, ister istemez merak ediyordu: Ne düşünüyordu acaba kedi? Çünkü o anlamlı, o derin bakışlar, o dalgın duruş boş bir beynin ürünü olamazdı. Düşünüyordu, ona da düşünmek yakışırdı. Bazen evdekilerde “her şeyi biliyormuş, anlıyormuş da konuşmuyormuş” izlenimi uyandırırdı. Evet evet, bu izlenimi sık sık uyandırırdı. Birlikte yaşadığı insanlar, ciddi ciddi onun ne düşündüğünü düşünürlerdi.
Özellikle pencereden baktığı zamanlarda, insanda tek bir duygu uyandırıyordu: Özlem... Özlüyordu, ama neyi? Kavuşmak istediği şey özgür bir yaşam mıydı? Evdeki hapis hayatı mıydı onu böylesine derin düşündüren? Hele dışarda kar yağarken bakışları... Hele pencereye kuşlar geldiğindeki hareketleri! Evdekiler onun bu haline bakıp bakıp duygulanıyorlardı. Evet evet, o dört duvar arasına hapsedilemezdi, dışarıya aitti. Özgürce fink atması lazımdı sokaklarda. Sahipleri bunu ciddi ciddi dert edinmeye başlamışlardı; hakları var mıydı bir canlının özgürlüğünü elinden almaya? Evet, her sabah erkenden arkalarına bakmadan çıkıp giderlerken kedi tarafından kapıdan uğurlanıyor, akşamın karanlığında eve döndüklerinde ise yine kapıda bacaklarına sürtünen sıcacık bir canlı tarafından karşılanıyor olmanın ayrıcalığını yaşıyorlardı.
Sonra, akşamları koltuklarında otururken kedi de her zamanki yerinde uyuklayarak evin vazgeçilmez aksesuarı işi görüyor; ya da bir pijama, bir terlik misali huzurlu bir ev yaşamının simgesi olarak kucaklarında sıcacık oturuyordu. İşin bu tarafı iyi güzeldi de, ya gündüzleri? Zavallı, haftanın beş günü, her gün en az on saat, neredeyse bütün gün koca evde tek başına ne yapıyordu? Bütün gün camdan mı bakıyordu acaba? Koca hayat böyle geçer miydi? Bazen günün olmadık bir saatinde eve gelip de gizlice kedinin ne yaptığına bakası geliyordu insanın. Eve birini (bir kedi!) alamazdı, hareketli şeylerle oynamayı tercih ettiği için bütün gün taş gibi yerli yerinde duran eşyalarla oynayamazdı, yemeğini sabah-akşam verdikleri için bir şeyler yiyerek oyalanamazdı.
Bütün gün de uyuyamazdı ya! Geriye kala kala, camdan dalgın dalgın dışarıya bakmak kalıyordu. Gerçekten de, komşuların dediğine göre kadersiz kedi bütün gün bir o camda, bir bu camda görülüyor; evin dışında bir ayak sesi duydu mu, sesleri takip ederek bütün evin pencerelerini dolaşıyordu. Bu, camdan dalgın dalgın dışarıyı seyretmelerin özlem duygusuyla ilgisi olmadığı, çok sonra anlaşılacaktı. O güne kadar kedi, onu sevenlerin gözünde hem mutlu hem mutsuz hem kendi yuvasında hem de hapis hayatı yaşıyor göründü. Gerçi mutluluk kavramı var mıydı, varsa neydi, o da bilinmez; çünkü yemeğini elde edinceye kadar verdiği savaşım düşünülünce yaşamının en önemli anı olan yemek yeme işlemi, onun için mutlu bir an değil, sadece çok ciddi bir iş gibi görünüyordu. Zaten her işleri ciddidir kedilerin. Hayatlarının en ciddi işi oynamaktır mesela...
Kedilerin işi kolay gibi görünür dışarıdan, ama değildir. Bir yandan yemeklerini elde edebilmek için savaşımlarını verirken, bir yandan da kibirli ve bilmiş tavırlarından asla ödün vermezler. Bu ikisini nasıl bir arada yapabilirler bilmem ama –sokak kedilerini saymıyorum- bütün kediler, en aç zamanlarında en zavallı halleriyle yemek talep ederken bile sapına kadar kişilikli, bağımsız, ödün vermez bir hava içindedirler. Bunu bazı insanlar anlayamaz. “Nankör kedi” kavramı da böyle yerleşmiş olacak. İşin ilginci, bu sıfatı bizzat evinde kedi besleyenlerin değil de, sokakta karşıdan karşıya geçerken gördükleri dışında hayatları boyunca bir kediyle ilişkisi olmayanların kullanmasıdır. Bu da tamamen insanın kediye, hatta insanlara ve yaşama bakış açısına bağlıdır.
Neyse, önce isim verilip ev kedisi yapılan kedicik, günün birinde sahiplerince kapının dışına konuluverdi. Ama tamamen iyi niyetle ve en insancıl (hayvancıl) duygularla! Bu kararın görünürdeki en önemli nedenleri, bir kedinin özgür yaşaması gerektiği, ayrıca bahar dönemlerinde soyunu sürdürme ihtiyacının aklına geldiği ve bu ihtiyacı için de başka bir kediye ihtiyaç duyduğuydu. Zaten evdekiler tarafından aşı ya da kısırlaştırma gibi herhangi bir amaçla veterinere götürülmemiş, yani hiçbir zaman tam bir ev kedisi mertebesine ulaşamamış olan kedicik, bir gün pencerenin dışında bir erkek sokak kedisiyle birlikte yakalanınca artık dışarıda yaşamasına karar verildi. (Namus meselesi mi yapıldı yoksa, kim bilir…)
Gariptir, artık dışarıda özgürce, kimselere hesap vermeden kuyruğunu gezdireceği sanılan kedi, şimdi yine yerinden kıpırdamadan, yine dalgın dalgın evin penceresinden bakıyordu, ama artık içeriden dışarıya değil, dışarıdan içeriye doğru... Ve eskiden, onu evin içinden dışarıyı seyrederken görüp de mutsuz ve özlem dolu olarak yorumlayan eski sahipleri hayretle gördüler: Kedi dışarıdan içeriye doğru bakarken de gözlerinde aynı özlem, aynı ıstırap vardı!
Türk Veteriner Hekimleri Birliği'nin de katkılarıyla Türkiye'de "ilk kez" evcil hayvan ...
Bir evcil hayvanla hayatı paylaşmak kolay değildir. Sizinle kelimelerle iletişim kuramayan, ...
Karslan (Liger); erkek aslan (Lion) ve dişi kaplanın (tiger) birleştirilmesinden ortaya çıkan ...
Araştırmalar, evcil hayvan sahiplerinin günlük yaşamlarında daha çok güldüğünü, ...
Kedilerde birçok hastalığın ve sağlık probleminin en önemli belirtilerinden birisi ...
Poncha, her sabah ilk iş olarak tuhaf bir şey yapıyor: Yatağını ağzıyla evin bir ucundan ...
Sahipsiz sokak hayvanlarına ilişkin yasa tasarısında yeni bir gelişme yaşandı. AK Parti ...
Kediler hakkında birbirinden ilginç soru ve cevapları sizler için derledik. Kediler neden ...
Bengal Kaplanı; kedigiller familyasından bir kedi türüdür. İri bir erkek Bengal ...
Japonya’da bir tren istasyonunda yine bir kediye üniforma giydirildi. Ancak bu yalnızca sevimli ...
Özel Hayvan Hastaneleri Derneği’nin başlattığı yangından etkilenen hayvanlara ücretsiz ...
Bizi neşelendiren, keyiflendiren ancak zaman zaman da hemen barışmamızla sonuçlanan kavgalar ...
Bursa’da bir kedi, postanede mahsur kalan yavru kediyi görüp kapıyı tırmaladı. Durumu fark ...
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, sokak hayvanları için yakın zamanda bir ...
Kedilerle ilgili en yaygın yanılgı şudur: “Bağlanmazlar.”Oysa sorun bağlanmamalarında ...
Türk Veteriner Hekimleri Birliği'nin de katkılarıyla Türkiye'de "ilk kez" evcil hayvan ...
Elimdeki yağlı boya kedi tablosunu usulca yana kaydırdım ve evdeki modeliyle şöyle bir ...
1-Anti-Kanser Vücudu hayat emici kanserli hücrelerden koruyan güçlü anti-kanser yeteneklerine ...
Kısırlaştırılmış Kedilere Özel Beslenme Kedilerin farklı yaşam evrelerinde farklı ...
Kedinizle çok ilgilenmek istiyor, onu çok seviyorsunuz ama bazen doğru olduğunu düşünürken, ...
Kediler ilgisiz, başına buyruk ve soğuk davranmak konusunda kötü bir üne sahip. Ancak ...
Kediler için beslenme sağlıklı bir hayat geçirmeleri için önemli bir husustur. Bir kap su, ...
İzmir’den Ankara’ya doğru yola çıkan hak savunucuları, “Meydanlardan geri ...
Kedilerin adeta çığlığı andıran fazla yüksek sesle miyavlamalarına ‘vokalizasyon’ ...
Rus birliklerin kuşatması altındaki Harkov’dan kaçışıyla tüm dünyada büyük hayran ...
Kediler, oyuncu ve sevimli olmalarıyla bilinen canlılardır. Aynı zamanda türlü türlü ...
CHP Genel Merkezi’nde doğan ve yıllar içinde partinin ayrılmaz bir parçası haline gelen ...
Bimeras Kültür Vakfı tarafından düzenlenen, disiplinlerarası sanat festivali iDANS ...
Konda'nın Meclis'te görüşülmeden önce sokak hayvanları yasasıyla ilgili yaptığı ankete ...
Agresyonun uyarıcı nitelikteki işaretleri nelerdir? Kedinizin size karşı göstereceği ...
Narlıdere Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü kısırlaştırma, aşılama, muayene gibi ...
Japonya’da son yıllarda dikkat çeken bir istatistik gündemde: Ülkede yaşayan 15 yaş altı ...
Kedilerle ilgili harika şeylerden biri, her kediyi benzersiz kılan çok çeşitli ...