Kediler Karınlarını Sevdirir Mi?
21.11.2021Kedi davranışı genellikle garip görünebilir ve onları anlamak için genellikle onlar ...
Bugüne kadar Van Kedilerinin tarihi ile ilgili en eski belgeye II. Abdülhamid’in 1885 yılındaki fermanında rastladık. Osmanlı arşivlerinden bulduğum belgelerin günümüz Türkçesine çevrilmesini sağlayan ve güzel bir makale ile biz Kedicilere aktaran tarihçi dostum Doç. Dr. Ahmet Özcan’a tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. Tabii ki Van Kedisinin Anadolu topraklarındaki ve ismini aldığı Van şehrindeki tarihi 133 yıl öncesinden olmamalıydı. Bu kadar tanınmış olmasına rağmen daha eski hiçbir belge ya da çalışmada Van kedisi'nin Van’daki izlerine rastlanmıyordu.
Bu bilgiler ışığında yapımcılığını yaptığım İzTV’de yayınlanan “Kedici Belgeseli”nin çekimleri için yönetmenimiz Barış Kılınç ile beraber Van’a gittik. Amacımız ülkemizin doğal hazinelerinden biri olan Van Kedisini yerinde görüp incelemek, izleyicilerimize tanıtmak ve tabii ki geçmişten Van Kedisine dair izler bulmaktı. Üzülerek tanık olduk ki şehirde bırakın Van Kedisini, kedi görmekte bile zorlandık. Yıllar içinde ticari amaçlarla Van Kedilerinin sokaklardan toplanıp yurtiçi ve yurtdışına kaçırıldığını üzülerek öğrendik. Burada Vanlılar gerçek Van Kedilerinin tüylerinin beyaz, gözlerinin ise mutlaka farklı renkte olması gerektiğine inanıyorlar. Bunun aynı sağırlık gibi genetik bir problem olduğunu, istenilen bir özellik olmaması gerektiğini, beyazdan farklı tüylerde ve aynı renkte gözlere sahip Van Kedileri olabileceğini anlatsak da (ki burada en büyük görev enstitüye düşüyor) çok ikna edici olduğumuzu söyleyemem. Hem Van hem de Ankara Kedisi için yıllardır yerleşmiş bu yanlış önyargıların hem halk için hem de bilim çevreleri için değişmesi çok zor görülüyor. Sonuçta Van sokaklarında Van Kedisi yok denecek kadar az. Van Kedilerini ancak Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinin kampüsündeki araştırma merkezinin kedi evinde veya şehirdeki bir hediyelik eşya satıcısının bahçesindeki kafeste görebiliyorsunuz.
Bir umut Van Kalesi ve hemen yakınındaki müzede Van Kedisi ve ona dair izler bulmayı düşündük. Kalede bir kedi bile görememiş olmanın hayal kırıklığının yanında uzun zamandan beri inşaatı devam eden estetikten uzak, hiç olmaması gereken yerde ve yapıda, garip bir mimaride, güya modern, plaza benzeri, cam ve metal yığını olan müzedeki eserleri görememenin üzüntüsüyle Van Kalesinden ayrıldık.
Artık tek umudumuz Akdamar Adası kalmıştı. Belki orada bir kedi veya kediye dair bir izler bulabilecektik. Akdamar adasına gitmek için Van merkeze 50 km mesafedeki Gevaş ilçesinden kalkan feribotlara binmek gerekiyor. 40 dakikalık seyahat sonrasında Gevaş’ta makus talihimizi kırdık. Arabadan iner inmez feribot iskelesinde 2 tane birbirinden güzel yaklaşık 2 aylık Minnak bizi karşıladı. Biri beyaz diğeri siyah beyaz dünya tatlısı kediler. Biraz sonra anneleri de geldi ama o minnaklar kadar insancıl değildi. Oradaki bir marketin sahibi tarafından bakılıp besleniyorlarmış. Kedileri sevip oynayıp, market sahibine de siyah beyaz olanın “Gevaş Kedisi” olduğunu söyledikten sonra İranlı turist kafilesi ile Akdamar adasına doğru yola çıktık. Van gölü, muhteşem manzarası ile seyahatimize eşlik etti. Yaklaşık 20 dakika sonra adaya ayak bastık. Tüm görevlilere sorduk adada hiç kedi var mı? diye maalesef cevap hepsinde aynı “yok”...
İstikamet, Vaspurakan Kralı 1. Gagik tarafından 915-921 yıllarında aynı zamanda mimar olan Keşiş Manuel’e yaptırılan Akdamar, Ahtamar, Ağtamar veya Ahtamara Kilisesi. İsmi ne olursa olsun kilisenin bizim için önemi, dış yüzündeki kabartmalar, daha doğrusu 30’a yakın farklı hayvanın olduğu söylenen hayvan kabartmalarıydı. Amacım belki bunların içinde bir kedinin olabileceğini ispatlamaktı. Aslında Van 100. Yıl Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Özdemir Adızel, ‘Akdamar Tarihi Kilisesi’ne Biyolojik Bakış’ adı altında yaptığı araştırma kapsamında kilisenin duvarlarındaki kabartmalarını (rölyef) 2 (iki) yıl boyunca incelemiş ve içlerinde Anadolu Parsının da olduğu 30’a yakın farklı hayvanın olduğu bir çalışmayı okumuştum ama bu çalışmada kediden bahsedilmiyordu. Ama ümidim vardı, bir de Kedici gözüyle kilise yüzeyindeki rölyeflere bakılmalıydı. Bu duygular içinde kilisenin duvarlarındaki hayvan kabartmalarını taramaya başladım.
Kilisenin dış duvarlarına yakından uzaktan, önden yandan bakarken, fotoğraflarını tekrar tekrar çekerken, santim santim tüm detayları incelemeye çalıştım. 1 saat sonrasında nihayet kediye benzer bir kabartmayı bulduğumu düşündüm. Önce şüpheyle yaklaşmaya çalıştım. O kadar çok kedi bulma arzusu duyuyordum ki yanılmış olabilirdim. Gördüğüm kabartma heykel başka bir hayvan veya kedigiller ailesinden vahşi bir kedi de olabilirdi. Vücudunu, başını, kulağını, patilerini, kuyruğunu dikkatlice inceledim. Evet bu rölyef kesinlikle kedi olmasa da kediye çok benzer olduğu kanısı ben de gittikçe güçlendi. Arkeolojik bulgularda evcil kedilerle daha büyük kedigillerin çok karıştırıldığını biliyorum ve aynı hataya tersten de olsa düşmek istemiyordum. Ankara’ya döndüğümde daha detaylı incelemeler, karşılaştırmalar yaptım. Meslektaşlarıma ve Kedici dostlarıma danıştım.
Kuyruktan başa rölyefin tüm detaylarını sorgulamaya çalıştım. Bu kadar uzun tüylü kuyruğa kediden başka hangi hayvanın sahip olabileceğini sorguladım. Ancak kabartmadaki hem uzun tüylü kuyruğa kediden başka hangi hayvanların olabileceği sonucuna vardım. Çünkü diğer kedigiller ailesinden hiçbir hayvanın bu uzunlukta tüylü yapıda kuyruğu yoktur. Sonraki inceleme bölgem, kabartmanın ayakları, patileri ve zemine basış şekli. Evet bunlar da hem anatomik hem de duruş olarak günümüz evcil kedileriyle örtüşen yapıdalar. Genel anatomik bakışla kabartmanın vücudunu tutuşunun evcil kedi görünümüyle çok örtüştüğü yönündeki düşüncem gittikçe kuvvetlendi. Son olarak başını, kulağını, başını tutuş şeklini ve vücut dilini inceledim. Hepsini bir bütün olarak değerlendirdikten sonra Akdamar Kilisesinin doğu duvarında gördüğüm, fotoğrafını çektiğim, günlerce araştırdığım kabartmanın günümüzden 1100 yıl öncesine bir kediye ait olabileceğine dair görüşüm çok daha netleşti.
Bu kedi, gerçekten ünü ülkemiz sınırlarını aşan Van Kedimizin atası olabilir. Tabii ki ortaya attığım bu teorinin başka bulgularla doğrulanması için daha birçok kanıta ihtiyaç var. Birçok bilim dalından, uzman bilim insanlarınca desteklenmesi ve daha fazla sayıda araştırmanın yapılması gerekiyor. Böylece kedilerin anavatanının Anadolu olduğu gerçeğine bir adım daha yaklaşacağımızı düşünüyorum...
Kedici sevgi ve saygılarımla
Kedi davranışı genellikle garip görünebilir ve onları anlamak için genellikle onlar ...
Sarman kedilerin genellikle erkek olmasının genetik kodlarındaki bir eksiklikten ...
Sokaklarda en sık karşılaştığımız kediler arasında 3 renkli olanların tekir kedilerden ...
Calico isimli kafe 2007 senesinde Tokyo'da açılan ve kedicilerin kedilerin arasına karışarak ...
Araştırmacılar Mısır’da bulunan kedi mumyasını, 3D tarama teknolojilerini kullanarak ...
Araştırmalar kaybolan kedilerin yalnızca yüzde ikisinin evlerine geri döndüğünü ...
Kediler, tarih boyunca gizemli ve büyüleyici varlıklar olarak hayatımızda özel bir yer ...
Diş muayenesi sadece, evcil dostunuzun inci beyazı dişlerini korumak ve nefesinin güzel ...
Anadolu parsı (Panthera pardus tulliana), Leopar alt türündeki büyük kedilerin Anadolu’daki ...
Sokak hayvanlarına "ötanazi "uygulanması yolunu açan yasa teklifinin görüşmeleri sürerken ...
İlk kez bir kedi ile yaşayacaksanız kedi bakımı hakkında bazı önemli bilgilere hakim ...
Kedisiz bir dünya düşünemeyenler... Yalnız değilsiniz. İlla bir kez olsun alıp beslemenize ...
Aydın ailesinin patili üyesi Aura’nın bebekleri Türkiye’nin ilk tüp bebek kedileri oldu. ...
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıkladığı güncel duruma göre; 21 ilde çıkan 63 ...
Kedilere Tasma Takılır mı? Fotoğraf ve resimlerde boyunlarındaki şirin tasmalarıyla boy ...
Kediciler, aşırı tüy dökme, cilt sorunları ya da hava sıcaklıklarındaki değişimlerin ...
Trabzon Havalimanı'nda, Ankara'ya gitmek için uçağa binen Sude Selin Hindistan'ın, kargo ...
GİRİŞPermetrin, sentetik bir piretroid olarak insektisit grubunda yer alır ve özellikle dış ...
Türk Hava Yolları (THY), yolcuların beraberinde götürdüğü evcil hayvanları için ...
Hayatını evcil dostlarıyla paylaşanlarımızın zaman zaman karşılaştığı bir ...
Fobilerin sadece insanlara özgü olduklarını düşünürüz ancak kedilerin fobileri vardır. ...
ABD'de bir kedi, bir virüsün ülkedeki ilk örneğini ve dünya çapında tanımlanmamış bir ...
Bir köpek evlat edinmek en mutluluk veren kararlardan biridir. Fakat sahiplenilecek dostun ...
En gelişmiş duyulara sahip hayvanlar, yalnızca görmek ve duymakla kalmaz, aynı zamanda ...
Mutluluk, paylaştıkça çoğalır. Hepimiz en mutlu anlarımızı en yakınlarımızla ...
Kedilerle ilgili harika şeylerden biri, her kediyi benzersiz kılan çok çeşitli ...
Yavru kedicilikten gerçek kediciliğe doğru ilk adımı daha önceki yazılarımızda ...
Kediler başına buyruk yapılarıyla bilinse de, bazı davranışları öğretmeniz mümkündür. ...
Namık Kemal Mahallesi Muhtarı Yusuf Aslan, daha önce görülmemiş bir şeye imza ...
Soğuk havaların etkili olduğu Bayburt'ta buz tutan Çoruh Nehri'ne giren kediyi itfaiye ekipleri ...
Sevgili kediciler, 21.yüzyılda yaşadığımız ve kedilerimiz hastalandığında, aşısı ...
Kastamonu, Sinop, Zonguldak, Bartın, Karabük ve ilçelerinde yaşanan sel felaketi bizlerde derin ...
Son günlerde sosyal medyada tüm hayvanseverleri endişelendiren bir haber ...