Sırrı Hanım’ın Hikayesi - Ezgi Özen

Sırrı Hanım’ın Hikayesi - Ezgi Özen

Kedi sahibi olmaya lise yıllarımda heveslendim. Yavru, sarı bir erkek kedi istiyordum. Özellikle erkek olmasını istememin sebebi, eve getireceğim kedinin sorumluluğunu bir süre sonra ebeveynlerimin üzerine yıkacak olduğumu içten içe sezinliyor olmamdı. Annemin ve babamın “bakabileceksen al ama bize kalacak” diyerek karşı çıkmalarına karşılık bin bir sözler, yeminler ediyor, fakat sözlerine gelebileceğimi de içten içe adım gibi biliyordum. Bu nedenle eve getireceğim yeni sorumluluğumuzun nar tanesi gibi çoğalmayacağının garantisini vermem gerekiyordu, dolayısıyla eve gelecek kedi mutlaka erkek olmalıydı. Yalvarmalarım ve ısrarlarımın sonuçsuz kalmasıyla geçirdiğim günlerden birinde, “Petshop'a gidelim bari, biraz orda seveyim” diyerek bulduğum sarı bir yavru kediyi emrivaki biçimde alıp eve getirmemle Limon’u hayatımıza almış olduk. “Henüz yavru olduğu için cinsiyetini anlamak zor ama erkek” demişlerdi. Mutluydum, tam istediğim gibi bir kedi yavrum olmuştu.

Limon hırçın bir kediydi, annem ve babama verdiğim sözü elimden geldiğince tutarak onunla olabildiğince ilgilendim ve sağlam bir bağ kurdum. Evde Limon’a yalnızca ben dokunabiliyordum ve bir tek benim kollarımı çizikler içinde bırakmıyordu. “Hayvanları doğalarından ayırıp kendi zevkimiz için eve kapatmamız yanlıştır” felsefemizin bir sonucu olarak Limon’a özgürlüğünü verdik, dilediği zaman onu dışarı çıkardık ve eve
geri dönmeye alıştırdık. Günlerce ortadan yok olduğu olurdu. “Neyse ki erkekti.”

Limon’un gerçek cinsiyetini karnının büyümesi ve memelerinin belirginleşmesi ile idrak edip, gene de uzunca bir süre buna inanmayı reddettik. Fakat bir gün salonun ortasına suyunu bırakarak doğuma başladığında candan can türemesinin coşkusu bize “bu kadar kediye nasıl bakacağız” kaygısını unutturdu Bir genç kız olarak benim doğum kavramıyla ilk tanışmam, Limon’un bize Sırrı’yı ve diğer minikleri hediye etmesiyledir.

Başlangıçta pek de bir şeye benzetemediğimiz “kedi fare doğurdu” nidalarıyla anılan, dört minik yavrusu oldu Limon’un. Ve Sırrı Hanım’ın öyküsü başladı.

Bebek kedilerime isimlerini gözlerini açtıktan sonra koymaya karar vermiştim. Dünyayla iletişim kurma biçimlerini gözlemlemek ve kişiliklerine yakışacak isimler bulmaya çalışıyordum. Sırrı bebek, dünyaya gözlerini açtıktan sonra evimizdeki her dip ve köşeyi bitmek bilmez bir enerjiyle keşfetmeye, duvar kenarlarında Alice Harikalar Diyarı’na açılacak tavşan yuvaları aramaya koyuldu. Öyle bir kayboluyordu ki adeta sırra kadem basıyordu. Onun bu özelliği, benim evcil hayvanlarıma sevdiğim politikacıların isimlerini koyma takıntımla birleşti. Cinsiyet konusunu ise pek hesaba katamamış idim (zaten yavru iken kedilerin cinsiyeti pek anlaşılmıyordu, bizim de bu konuda pek becerikli olduğumuz söylenemezdi!) Zamanla kendisi de bu isme alıştı ve ona uykusunda seslendiğimizde bile kafasını kaldırıp bakar oldu.

Limon’un kendisini çalışma masamın altında dünyaya getirişinden bugüne, takriben 9 yıldır, Sırrı bizim yanımızda insan olma stajı yapar gibi yaşadı, yaşıyor. Yemek sofralarında alçak sandalye politikasını şiddetle reddediyor, her sofrada bizim eşitimiz olarak yerini alıyor, istemeden canını yakıp özür dilemeye gittiğimizde omuzlarını silkiyor ve yalanırken duvara sırtını dayayıp bacaklarını öne doğru uzatarak oturuyor ve bize ömrümüz boyunca hep anımsayacağımız mucizevi anlar yaşatıyor.

İki genç kız, geç bir vakitte yatağımın üzerinde oturuyoruz, can dostum Deniz ile. Sözcükler melankoliye meze oluyor, sonra ağlamaya başlıyor Deniz. Gözlerindeki yaş benim de gözlerimi yakıyor, ben de bir ağlamak tutturuyorum. Gecenin ortasında iki genç kız, dolmuş, ağlıyoruz. Bir anda odaların birinden Sırrı çıkageliyor, yanımıza oturuyor, onun da gözleri nemli. Evde ağlayan iki değil, üç genç kız varmış meğer. Sırrı’nın gözlerini bir pamukla temizleyip, gülmeye başlıyoruz. O gece, kediliğinden gelen mağrurluğunu bir kenara bırakıp da bizimle birlikte hüznü paylaşmış olmasının mucizesi aydınlatıyor gecemizi.

Böylesi bir bağ, Sırrı’yı ailemizden, benliklerimizden, geleceğimizden ayrı düşünmemizi imkânsız kılıyor. İşin komik yanı ise Sırrı yanımızda insanlaşırken benim de gitgide kedileşmeye başlamış olmam!

   

06/03/2021

Keditörün Önerisi

Manavgat’a Yardım Eli

30.07.2021

Manavgat yangın felaketine seyirci kalamayan Animallia Hayvan Hastanesi ekipleri bölgeye yardım ...

İmza: Pati!

13.06.2023

Kedilerin yumuş yumuş olan patileri sadece sevimli değil aynı zamanda onların en hassas ...

Bir Rüya Gibi

03.07.2023

Kediler ile yaşamak bir Kedici için rüyalar aleminde olmaktan farksızdır. Kediler uyurken ...

Geveze - Tuğba Sancak

08.04.2021

İlayda, babasının tayini çıktığı için başka bir okula gitmek zorunda kaldı. Eski ...

Kediler Alemi

Siyam Kedisi

24.03.2023

Tayland olarak bildiğimiz Güneydoğu Asya ülkesinin eski adı Siyam’dı. Siyam kedisi de bu ...

Kedilerde Nefes Problemi

19.05.2023

Eğer kediniz nefes almakta zorluk yaşıyorsa, alerjiden enfeksiyona birçok faktör buna neden ...

Engelsiz Yaşam

28.05.2022

Bazı kediler doğuştan, bazıları ise sonradan bir kaza veya travma sonucu meydana gelen ...

Benim Antidepresanım Kedi

25.05.2023

Modern dünyanın getirisi kaçınılmaz stresle başa çıkmak bir kedi kadar yakınınızda. ...