Petical Hayvan Hastanesi Başhekimi Veteriner Hekim ‘Orhan Özbaba’ Röportajı- Seda Tuncel
14.11.2021‘’İş konusunda, hatayı kabul etmeyen bir yanım var’’ Meslekte 40 yılını ...
Freddie Mercury, 5 Eylül 1946’da Zanzibar’da dünyaya geldi. Gerçek adı Farrokh Bulsara’ydı. Ailesi, Hindistan üzerinden Doğu Afrika’ya yerleşmiş Parsi kökenliydi; yani Zerdüşt geleneğine dayanan, kökleri Pers coğrafyasına uzanan bir diaspora ailesinin çocuğuydu. Bu çok katmanlı kimlik, onun hayatı boyunca “aidiyet” duygusunu derinden sorgulamasının da arka planını oluşturdu.
Sahnedeki fırtına sustuğunda, Freddie Mercury’nin dünyasında geriye kalan şey alkışlar değil; kedilerinin mırıltısıydı.
Queen’in solisti olarak rock tarihine damga vuran Mercury, dört oktavlık sesi, teatral duruşu ve sahneyi tek başına dolduran karizmasıyla milyonlara ilham verdi. Sahneyi yalnızca bir performans alanı olarak değil, adeta bir tiyatro sahnesi gibi kullanıyor; sesi, bedeni ve bakışıyla kalabalıkla doğrudan bir bağ kuruyordu. Bohemian Rhapsody ile müziğin yapısal sınırlarını parçaladı, We Are the Champions ile milyonların ortak duygusuna tercüman oldu, Somebody to Love ile ise kendi iç dünyasındaki arayışı evrensel bir dile dönüştürdü. Onun şarkıları yalnızca dinlenmedi; yaşandı, paylaşıldı, kuşaklar boyunca aktarıldı.
24 Kasım 1991’de AIDS’e bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayata veda ettiğinde, geride yalnızca albümler ve konser kayıtları değil, cesaretle kurulmuş bir kimlik, özgürce ifade edilmiş bir ruh ve hâlâ etkisini sürdüren güçlü bir kişisel miras bıraktı. Freddie Mercury, yalnızca bir müzisyen değil; farklı olmanın, kendin gibi yaşamanın ve bunu saklamamanın sembolü hâline geldi.
Ama Freddie Mercury’yi yalnızca sahne ışıklarıyla anlamak eksik kalır. Spotlar söndüğünde, alkışlar bittiğinde onun dünyası belirgin biçimde sadeleşirdi. Gösterinin yerini gündelik hayat, kalabalığın yerini seçilmiş bir yalnızlık alırdı. İşte tam bu noktada, sahnedeki ihtişamın ardındaki gerçek sığınak ortaya çıkardı: kedileri.
Kedilerle Kurulan Derin Bağ
Freddie Mercury’nin kedilerle kurduğu ilişki, alışıldık bir “hayvan sevgisi” anlatısının çok ötesindeydi. Kediler ona itaat etmiyor, ondan bir şey talep etmiyor, sahnedeki kimliğini umursamıyordu. Onun kim olduğu değil, nasıl biri olduğu önemliydi. Belki de Freddie’yi en çok rahatlatan şey buydu.
Kedilerle yaşamak, insanı kontrol etmeyi bırakmaya zorlar. Zamanı, ilgiyi, mesafeyi onlar belirler. Freddie Mercury’nin karmaşık, çoğu zaman uçlarda yaşayan iç dünyası için bu ilişki biçimi son derece güvenliydi. Kedilerle birlikteyken güçlü olmak zorunda değildi; sahneye çıkmak, rol yapmak, etkileyici olmak gerekmezdi. Sadece var olmak yeterliydi.
Turnelerdeyken bile evini arayıp kedilerinin durumunu sorması, onlarla “konuşmak” istemesi bu yüzden bir tuhaflık değil, bir ihtiyaçtı. O telefon görüşmeleri, aslında şöhretin ve yalnızlığın ortasında kurulan küçük ama hayati bağlardı. Kediler, Freddie için bir kaçış değil; yere basma biçimiydi.
Freddie’nin hayatında yaklaşık on kedi olduğu biliniyor: Tom, Jerry, Tiffany, Dorothy, Delilah, Goliath, Lily, Miko, Oscar ve Romeo. Onlar onun hayatında birer eşlikçiydi. Noel zamanlarında her biri için ayrı çoraplar hazırlatması, ev içinde onlara özel alanlar oluşturması, bu ilişkinin ne kadar kişisel ve sahici olduğunu gösterir.
Müziğe Sızan Bir Sevgi: Delilah
Bu bağ, ev duvarlarının içinde kalmadı. Freddie Mercury’nin kedilere duyduğu sevgi, müziğine de sızdı.
1991 tarihli Innuendo albümünde yer alan “Delilah”, en sevdiği kedisine yazılmış nadir rock şarkılarından biridir. Şarkı, bir rock ikonunun bir kediye duyduğu gündelik mutluluğu, saklamadan ve utanmadan anlatabilmesinin çarpıcı bir örneğidir.
Londra’daki Garden Lodge evi, Freddie’nin kedilerle kurduğu yaşamın somut karşılığıydı. Şöhretten kaçtığı, rol yapmadığı, maskelerini indirdiği bu ev; kedilerin rahatça dolaştığı, kendilerine ait alanları olan sakin bir yuvaydı. Hayatının son dönemlerinde bedeni zayıfladıkça, bu ev ve içindeki kediler onun için daha da merkezi hâle geldi.
Belki de hikâyenin en çarpıcı noktası burasıdır. Freddie Mercury, ölümünden sonra bile kedilerini düşündü. Vasiyetinde, kedilerinin bakımını açıkça güvence altına aldı. Garden Lodge’da yaşamaya devam etmelerini, beslenmelerinin, sağlıklarının ve günlük ihtiyaçlarının aksatılmamasını özellikle şart koştu. Kedilerinin sorumluluğunu, hayatı boyunca en güvendiği insanlardan biri olan Mary Austin’e emanet etti. Bu, bir pop yıldızının değil; bağ kurmuş, sorumluluk almış bir insanın tavrıydı.
Kedilere duyduğu bu derin bağlılık, çoğu zaman “ilginç” ya da “alışılmadık” olarak yorumlandı. Oysa bu, Freddie Mercury’nin dünyayı hissetme biçimiydi. Kedilerle kurulan ilişki itaat üzerine değil; mesafe, eşlik ve sessizlik üzerine kurulur.Belki de bu yüzden, sahnede bu kadar gürültülü olan bir ruh, evde en çok kedilerin mırıltısında dinlenebildi.
Freddie Mercury’yi anlamak için yalnızca şarkılarını dinlemek yetmez. Onu, kedileriyle paylaştığı o sessiz anlarda da düşünmek gerekir. Çünkü bazen bir efsanenin en gerçek yüzü, alkışların değil, geride bırakılan sorumluluğun içinde gizlidir.
Işıl Aykan Atmaca
Keditör
11/07/2026
‘’İş konusunda, hatayı kabul etmeyen bir yanım var’’ Meslekte 40 yılını ...
Konuşmasıyla, insanları taklit etmesiyle bilinen papağanlar dikkatleri üzerlerine ...
Kedilerde görülen agresif yanıtlar türün doğal davranışı ile ilişkilendirilir. Bunlar ...
Siyam kedileri oldukça seçkin bir kedi ırkıdır. Güzellikleri, asaletleri, oyuncu halleri ve ...
Meclis 26-29 Temmuz günleri ziyaretçilere yasaklandı. Kararın, sokak hayvanlarına ilişkin ...
Fethiye'de yaşayan İngiliz Sherilee Francis, evinin "Cat House" adını verdiği bir odasında ...
İngiltere Batı Midlands'daki bir tren istasyonunda yaşayan bir kedi o kadar popüler oldu ki ...
Konya'da bulunan Çatalhöyük kazı alanında kedilerin insanlarla birlikte yaşadığına dair ...
Fransa’nın Lyon şehrinde bulunan ve son yıllarda Avrupa’daki en dikkat çekici kedi ...
İtalyan moda evi Dolce&Gabbana tasarımlarında hayvan kürkü kullanmaya son vereceğini ...
Su tüketimi tüm canlılar için hayatın devamlılığını sağlayan en temel ihtiyaçtır. ...
Hayvan sevmenin beyazı siyahı, zengini fakiri, sağcısı solcusu yoktur. Hayvanseverleri ...
İlkokuldaydım. Kendimi bildim bileli kedici ve hayvan severdim. Yalan olmasın çok korktuğum ...
Bir gün “o” gelir.. Bir gün bir ‘o’ gelir, yeniden şekillendirir hayatını, aklını, ...
Bir kedi için birçok şey ve durum korkutucu olabilir. O halde kedilerde korkuyu ...
Hollanda’daki hayvan refahı müfettişleri, ülkede geçen yıl sağlığı, bakımı ve genel ...
Bir dönem plastikten yapılmış oyuncaklar vardı. Konuşur gibi yapar, birkaç ses çıkarır, ...
Japonya'da üretilen giyilebilir fan, kedi ve köpeklerin tüylerine hava üfleyerek sıcak yaz ...
Korkan bir kedi ile aynı evi paylaşıyorsanız, eve gelen insanların gölgesinden bile ...
Hollanda'nın “Entomologia Experimentalis et Applicata” adlı böcek bilimi dergisi, kedi ...
Evde olması, bir kedinin her zaman mutlu olduğu anlamına gelmez.Çoğu zaman kediler için ...
“Lütfen söyler misiniz bana, buradan hangi yola gitmem gerek?”“Bu nereye gitmek istediğine ...
Ehlen ve Sehlen! Bir tarafta Antik çağdan günümüze hala sırlarını koruyan ünlü Giza ...
Sosyal medyada paylaşılan yılan desenli kedi fotoğrafı viral oldu. Bir Facebook ...
Siz yemeğinizi yerken kedinizin size duygu dolu bakması, vicdanınızı sızlatabilir. Kendi ...
Araştırmacılar, üç kedi çağırma tekniğini denedi Yeni bir araştırmada ...
Kedilerde Ayrılık Kaygısı Kapıdan Çıkarken Geride Ne Bırakıyoruz? Kediler ...
1985’in sonunda atölyemi kurdum. 15 yıldır hiç durmadan çalışıyorum. Hayatım boyunca ...
Meraklı bakışları ve insanın içini sızlatan miyavlamaları ile kediler isteklerini yerine ...
Japonya’da Sokaklarda Kedi Yok… Kedi Kafeleri Var. Japonya’ya gittiğimde gözüme ilk ...
Sevgili Günlük; Sen gerçekten benim günlüğüm olacaksan benim kim olduğumu, ne zaman ...
Kedici Veteriner Hekimleri Derneği (KedVet) Başkanı Dr. Tarkan Özçetin, İngiltere ve ...
Kediler yükseğe zıpladığında, dar bir pencere kenarında yürüdüğünde veya mobilyalardan ...