Kötülük her yerde: İngiltere’de son 5 yılda 550 kedi tüfekle vuruldu
17.09.2024İngiltere’de bir kedinin havalı tüfekle yaralanması haberinden sonra açıklama yapan Kedi ...
Freddie Mercury, 5 Eylül 1946’da Zanzibar’da dünyaya geldi. Gerçek adı Farrokh Bulsara’ydı. Ailesi, Hindistan üzerinden Doğu Afrika’ya yerleşmiş Parsi kökenliydi; yani Zerdüşt geleneğine dayanan, kökleri Pers coğrafyasına uzanan bir diaspora ailesinin çocuğuydu. Bu çok katmanlı kimlik, onun hayatı boyunca “aidiyet” duygusunu derinden sorgulamasının da arka planını oluşturdu.
Sahnedeki fırtına sustuğunda, Freddie Mercury’nin dünyasında geriye kalan şey alkışlar değil; kedilerinin mırıltısıydı.
Queen’in solisti olarak rock tarihine damga vuran Mercury, dört oktavlık sesi, teatral duruşu ve sahneyi tek başına dolduran karizmasıyla milyonlara ilham verdi. Sahneyi yalnızca bir performans alanı olarak değil, adeta bir tiyatro sahnesi gibi kullanıyor; sesi, bedeni ve bakışıyla kalabalıkla doğrudan bir bağ kuruyordu. Bohemian Rhapsody ile müziğin yapısal sınırlarını parçaladı, We Are the Champions ile milyonların ortak duygusuna tercüman oldu, Somebody to Love ile ise kendi iç dünyasındaki arayışı evrensel bir dile dönüştürdü. Onun şarkıları yalnızca dinlenmedi; yaşandı, paylaşıldı, kuşaklar boyunca aktarıldı.
24 Kasım 1991’de AIDS’e bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayata veda ettiğinde, geride yalnızca albümler ve konser kayıtları değil, cesaretle kurulmuş bir kimlik, özgürce ifade edilmiş bir ruh ve hâlâ etkisini sürdüren güçlü bir kişisel miras bıraktı. Freddie Mercury, yalnızca bir müzisyen değil; farklı olmanın, kendin gibi yaşamanın ve bunu saklamamanın sembolü hâline geldi.
Ama Freddie Mercury’yi yalnızca sahne ışıklarıyla anlamak eksik kalır. Spotlar söndüğünde, alkışlar bittiğinde onun dünyası belirgin biçimde sadeleşirdi. Gösterinin yerini gündelik hayat, kalabalığın yerini seçilmiş bir yalnızlık alırdı. İşte tam bu noktada, sahnedeki ihtişamın ardındaki gerçek sığınak ortaya çıkardı: kedileri.
Kedilerle Kurulan Derin Bağ
Freddie Mercury’nin kedilerle kurduğu ilişki, alışıldık bir “hayvan sevgisi” anlatısının çok ötesindeydi. Kediler ona itaat etmiyor, ondan bir şey talep etmiyor, sahnedeki kimliğini umursamıyordu. Onun kim olduğu değil, nasıl biri olduğu önemliydi. Belki de Freddie’yi en çok rahatlatan şey buydu.
Kedilerle yaşamak, insanı kontrol etmeyi bırakmaya zorlar. Zamanı, ilgiyi, mesafeyi onlar belirler. Freddie Mercury’nin karmaşık, çoğu zaman uçlarda yaşayan iç dünyası için bu ilişki biçimi son derece güvenliydi. Kedilerle birlikteyken güçlü olmak zorunda değildi; sahneye çıkmak, rol yapmak, etkileyici olmak gerekmezdi. Sadece var olmak yeterliydi.
Turnelerdeyken bile evini arayıp kedilerinin durumunu sorması, onlarla “konuşmak” istemesi bu yüzden bir tuhaflık değil, bir ihtiyaçtı. O telefon görüşmeleri, aslında şöhretin ve yalnızlığın ortasında kurulan küçük ama hayati bağlardı. Kediler, Freddie için bir kaçış değil; yere basma biçimiydi.
Freddie’nin hayatında yaklaşık on kedi olduğu biliniyor: Tom, Jerry, Tiffany, Dorothy, Delilah, Goliath, Lily, Miko, Oscar ve Romeo. Onlar onun hayatında birer eşlikçiydi. Noel zamanlarında her biri için ayrı çoraplar hazırlatması, ev içinde onlara özel alanlar oluşturması, bu ilişkinin ne kadar kişisel ve sahici olduğunu gösterir.
Müziğe Sızan Bir Sevgi: Delilah
Bu bağ, ev duvarlarının içinde kalmadı. Freddie Mercury’nin kedilere duyduğu sevgi, müziğine de sızdı.
1991 tarihli Innuendo albümünde yer alan “Delilah”, en sevdiği kedisine yazılmış nadir rock şarkılarından biridir. Şarkı, bir rock ikonunun bir kediye duyduğu gündelik mutluluğu, saklamadan ve utanmadan anlatabilmesinin çarpıcı bir örneğidir.
Londra’daki Garden Lodge evi, Freddie’nin kedilerle kurduğu yaşamın somut karşılığıydı. Şöhretten kaçtığı, rol yapmadığı, maskelerini indirdiği bu ev; kedilerin rahatça dolaştığı, kendilerine ait alanları olan sakin bir yuvaydı. Hayatının son dönemlerinde bedeni zayıfladıkça, bu ev ve içindeki kediler onun için daha da merkezi hâle geldi.
Belki de hikâyenin en çarpıcı noktası burasıdır. Freddie Mercury, ölümünden sonra bile kedilerini düşündü. Vasiyetinde, kedilerinin bakımını açıkça güvence altına aldı. Garden Lodge’da yaşamaya devam etmelerini, beslenmelerinin, sağlıklarının ve günlük ihtiyaçlarının aksatılmamasını özellikle şart koştu. Kedilerinin sorumluluğunu, hayatı boyunca en güvendiği insanlardan biri olan Mary Austin’e emanet etti. Bu, bir pop yıldızının değil; bağ kurmuş, sorumluluk almış bir insanın tavrıydı.
Kedilere duyduğu bu derin bağlılık, çoğu zaman “ilginç” ya da “alışılmadık” olarak yorumlandı. Oysa bu, Freddie Mercury’nin dünyayı hissetme biçimiydi. Kedilerle kurulan ilişki itaat üzerine değil; mesafe, eşlik ve sessizlik üzerine kurulur.Belki de bu yüzden, sahnede bu kadar gürültülü olan bir ruh, evde en çok kedilerin mırıltısında dinlenebildi.
Freddie Mercury’yi anlamak için yalnızca şarkılarını dinlemek yetmez. Onu, kedileriyle paylaştığı o sessiz anlarda da düşünmek gerekir. Çünkü bazen bir efsanenin en gerçek yüzü, alkışların değil, geride bırakılan sorumluluğun içinde gizlidir.
Işıl Aykan Atmaca
Keditör
11/07/2026
İngiltere’de bir kedinin havalı tüfekle yaralanması haberinden sonra açıklama yapan Kedi ...
Türkiye'de nesli tehlike altındaki türlerden olan saz kedileri üzerine yapılan araştırmalar ...
Van'da bu yıl 6'ncısı düzenlenen ‘Shopping Fest’ etkinlikleri kapsamında 'Van Kedisi ...
İspanya’da komşuların şikayeti üzerine olay yerine giden polisler, gördükleri ...
Hırsız Kedinin sahibi Sally Bell, Kedi Avery’nin daha önce de ona dışardan bulduğu ...
Öhömöhömaiavv, bıyıklarımı uzun uzun temizlemem gerekti o yüzden geciktim ama geldim ...
Bir kadın, arabasını çizen kedisini parka bırakan nişanlısının "affedilemez" davranışı ...
Öncelikle bilmeniz gereken en önemli şey, bir kediye sahip değilsiniz, bir kedi ile birlikte ...
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı sokak köpeklerini ‘uyutma’yı öngören kanuna ...
Kedici Dergisi olarak her hafta sivil toplum kuruluşları ve derneklerle röportajlarımızı tüm ...
Diyarbakır’daki acı kaybın ardından, cevaplanmamış bilimsel sorulara rağmen kediler ...
Her canlının ortalama bir yaşam süresi vardır. Evcil dostlarımızın da ortalama 16 yıldır. ...
Kedvet Kedi Hekimliği Kongresinde ISFM konuşmacıları arasında Dr. Sarah Enderby, Dr. Andy ...
Sinek kuşunun yaşam döngüsü karmaşık değildir, ancak onu etkileyici kılan benzersiz ...
Çanakkale'nin Lapseki ilçesindeki feribot iskelesinde denize düşen kedi, iskele personeli ...
Hollanda, genetiği nedeniyle acı çeken tüysüz kediler ve kıvrık kulaklı kedilerin ...
Kedilerin insanlara göre duyuları daha keskindir. Onlar avcılık yeteneklerini de bu duyu ...
Hayvan davranış bilimcisi olan Peter Neville, profesyonel kariyerine Birleşik Krallık Hayvan ...
Evcil dostlarımızın sağlıklı, iyi bir hayat sürebilmeleri için onlara neyin iyi geldiğini ...
İngiliz Kısa Tüylü kedisi, 2001 yılında Kedi Yetiştiricileri Birliği Yönetimi tarafından ...
Kedicikler genellikle miskin miskin yatmaları ve tembellikleri ile nam salmışlardır. Köpeklere ...
Savaşın harap ettiği ülkesinden kaçarak Romanya'ya tehlikeli bir yolculuğa çıkan Ukraynalı ...
Rus mavi kedisi, gümüş-mavi renkli bir kedi ırkıdır. Bu kediler oldukça zeki ve oyuncu ama ...
Köpeklerle kediler kıyaslandığında, köpeklerin sahibine kötü davranan kişilerden ...
Kendinizi kısaca tanıtır mısınız? -Ben Selcen Karakoç. Evli, mutlu, çocukluyum. Pati dostu ...
Kylo, 2017'nin Noel Günü'nde, İngiltere Glasgow'daki evinden kayboldu ve 6 yıldan uzun bir ...
17 yıl önce Hannah Ramswick-Fuller ve ailesi, komşularını yeni yavru kedileriyle oynamak ...
Taksim’de İETT otobüsüne binen bir kedi yolcuları gülümsetti. Boş koltuğa oturan sevimli ...
İzmir’den Ankara’ya doğru yola çıkan hak savunucuları, “Meydanlardan geri ...
Aşık olmak insanlara has bir duygu mudur? Hayvanlar aşık olabilir mi? Bilim insanları ...
İnsanlar arasında ki güven ilişkisi ne kadar önemli ise, kedinizle de aynı yolda mutlu devam ...
Kediler, canlılar arasında temiz ve titizlikleriyle bilinirler. Kedilerin temiz ve titiz ...