Her Hafta Bir Kedi ‘Calico’
30.06.2021Sokaklarda en sık karşılaştığımız kediler arasında 3 renkli olanların tekir kedilerden ...
Doğası gereği yakınlık kurmaya gereksinim duyan insanoğluna evcil hayvanlar da her zaman dost ve yoldaş olmuştur. Masum, sevimli ve cana yakın duruşlarıyla kediler, öteden beri vazgeçilmez insan dostlarının en başında yer almıştır. Aralarındaki samimiyete ve dostunun munis yapısına güvenerek, yaratılışından itibaren sadece “miyav” diyen kediyi, az konuşmasından ironileştirerek adeta filozof yapmıştır insanoğlu. Kendi eğitim ve eleştiri düşüncelerini, bu kısa terennümü adeta şerh etmek ister gibi yazı diline sokarak kedinin dilinden konuşma ihtiyacını hissetmiştir.
Üzerine yüklenen misyonun farkında mıdır bilinmez ama kedi, tüm dünya edebiyatında anlatıya konu edilerek bir eğitim aracı olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğu'da Hintliler'in Pança Tantra (Beş Kitap)'ında, bu eserin Arapça çevirisi olan Kelile ve Dimne'de, Fars edebiyatında bir hayli ünlü olan XIV. asırda yaşamış olan Ubeyd-i Zâkânî'nin “Fare ile Kedi” (Mûş u Gurbe) hikâyesi ile, Mevlana’nın Mesnevisinde, öğüt verici bir hikayenin kahramanı olan kedi, kimi zaman Edirneli Kani'nin “Hirrenamesinde”, baş kediye suçlarını itiraf eden bir hikayenin baş kahramanı olmuştur. Kimi zaman da Namık Kemal'in zamanın sadrazamına eleştirisini kedi üzerinden gerçekleştirdiği “Hirrenamesinde” bir hiciv aracı olarak kullanılmıştır. XVII. yüzyılda Batı'da La Fontaine'in fabllarında yeni bir form kazanarak tarihsel misyonuna itiraz etmeden görevini sürdürmüştür.
Kedinin bir anlatım aracı olarak kullanılmasına geçmeden önce, hayvanların edebiyatta bir anlatın aracı olarak kullanılmasının kısa tarihçesine kuş bakışı bir göz atmamız gerekir. Hayvanlar yoluyla düzyazı ya da şiir biçiminde, ders vermek amacıyla kaleme alınmış kısa anlatıya fabl denir. Fabl kelimenin kökeni, Latince'de “söylenti ve hurafe” anlamına gelen fabula kelimesidir. Hayvanların diliyle yazılmış olan veya halk arasında sözlü olarak anlatıla gelen hikâye ve efsaneler, günümüzde tüm dillerde aynı terminoloji kullanılarak Fable kelimesi ile karşılanmaktadır.
Bazı araştırmacılara göre hayvan diliyle hikâyeler oluşturan ilk millet Yunanlılardır. M.Ö. VIII. asırda Hesiod (Hesiados) “İşler Ve Günler” adlı kitabında, bir hayvan masalını nazımla yazdığı veya M.Ö. VI. asırda yaşamış Aesop'un (Aisopos) eserlerinde hayvanların diliyle çeşitli derlemelerde yayınlanmış 200 kadar masalı vardır. Bir kısma göre de bu tür ilk hikâyeler Hintlilere aittir. M.Ö. VII. asırdan daha eskilere dayanmakta olan Budizm'de varlıklardaki tenasühle ilgili konuların işlendiği Jataka adlı kitapta yer almıştır. Bazı araştırmacılara göre de bu tür hikâyelerin asıl kaynağı eski Mısır olup, oradan Yunan ve Hint edebiyatlarına geçmiştir.
İslâm sonrası VIII. asırda Hint hikayesi Kelile ve Dimne'nin Pehlevice'den Abdullah bin Mukaffâ tarafından Arapçaya çevrilmesi neticesinde Arap edebiyatına hayvan hikayeleri adıyla yeni bir konu girmiştir. 1096 yılında başlayıp 1291 yılına kadar süren Haçlı Seferleri dolayısıyla Doğu'ya gelen Avrupalılar yaklaşık iki yüzyıllık bu savaş sürecinde Doğu'dan pek çok şey öğrenerek Batı'ya taşımıştır. Şeker kamışından, baharata, yel değirmenlerinden, savaş aletlerine kadar, tanıştığı yeni ürünlerin yanı sıra kültürel olarak da etkileşime girmiştir. Bu esnada Doğu'nun bilgi ve birikimiyle birlikte edebiyat ürünleriyle de tanışma fırsatı bulmuştur. Bu edebî ürünler arasında fabl örnekleri de yer almaktadır.
Batıda fabl geleneği, XVII. yüzyılda yaşamış, ilk fabl kitabını 1668'de yayımlamış Fransız yazar Jean de La Fontaine ile başlatılmakla birlikte, bu hikayelerin derli toplu anlatım şeklini Batı dünyası Doğu'dan görerek şekillendirmiştir. Şiir biçiminde 12 fabl kitabı yazan La Fontain'den önce, Türk dünyasında önceleri Arapça olarak daha sonra XIII. yüzyılda Hoca Mesut Gülşehri tarafından Arapça'dan Eski Türkçe'ye çevirisiyle okunan Kelile ve Dimne mevcuttur. Türk edebiyatının özgün ilk fabl örneği sayılan XV. yüzyılda yaşamış Kütahyalı Şeyhî'nin “Harnâme” adlı eseriyle hayvanların diliyle anlatımın edebiyatımızda yer aldığını, bu birikimlerin La Fontaine'e esin kaynağı olabileceği görüşünü de göz ardı etmemek gerekir.
Hayvanların dilinden hikayeleştirmenin tarihçesi ile yaptığımız bu genel girişin ardından asıl konumuz olan kedinin Doğu edebiyatlarında bir eğitim ve eleştiri aracı olarak yer aldığı hikaye ve şiirlerden örnekler sunmak istiyorum. İlk hikaye, Rûmi adlı kediye ait olup Kelile ve Dimne'de yer almaktadır.
Eser, Sanskritçe kaleme alınmış, daha sonra Pehlevice'ye, oradan Arapça'ya daha sonraları Arapça'dan Farsça'ya çevrilmiştir. Buradan da Batı dillerine çevrilerek edebi pek çok hikaye ve şiirde yer almıştır. Depşelim isimli bir Hint hükümdarı zamanında yazılarak hükümdara sunulduğu ve hükümdara bir tür nasihat niteliğinde olduğu öne sürülmüştür. Fabl türünün ilk ve en önemli örneklerinden olan Kelile ve Dimne'deki hikayeler siyasetten erdeme kadar birçok farklı konuyu ele almıştır. Eser adını ilk bölümündeki bir hikayenin kahramanı olan iki çakaldan almıştır. Bunlar; “doğrunun ve dürüstlüğün” simgesi “Kelile” ile “yanlışın ve yalanın” simgesi “Dimne”'dir.
Kelile ve Dimne'de “Tarla Faresi ve Kedi” başlığı ile yer alan, kedinin vefakâr insan rolünde olduğu hikaye şu anlatımla başlar.
Hükümdar Debşelim, filozof Beydebâ'ya dedi ki: Şimdi anlat bana, yığın yığın hasım tarafından kuşatılarak mutlak bir helakle karşı karşıya olduğunu anlayınca bir kısım düşmanını kendine dost edip çıkış yolu arayan adamın hikâyesini... Bu adam kaygılardan kurtulmuş, canını kurtarmış ve evvelce anlaştığı bazı düşmanlara vefakâr davranmıştır...
Bir avcının kurduğu tuzağa düşen Rumi adlı kedi, kendisi de gelincik ve baykuş tarafından ölüm tehdidiyle karşı karşıya kalan Feridun adlı fareden yardım ister. Karşılıklı yardımlaşma ve güvence sözlerinin ardından Feridun, Rumi'nin iplerini kemirerek kurtulmasını sağlar. Rumi kurtulunca da Feridun hemen ondan eski korkusuna kapılarak uzaklaşır. Kendisine iyilik yapan Feridun'un bu tavrına Rumi çok üzülür ve şöyle der;
“Ey Yüce dost! Sen benim nezdimde imtihanı kazanmış güvenilir birisin! Yaptığın iyiliği, daha güzeli ile karşılayacağım; niye benden sakınıyorsun? Haydi, bitirme dostluğumuzu! Kardeşliğe son veren elbet mahrum kalır dostluğun en güzel meyvelerinden! Muhatabı da ondan ümit keser, tüm dostlar dağılır çevresinden! Senin iyiliğini asla unutmayacağım. Sen, benden de benim dostlarımdan da mükafat istemeye lâyıksın! Korkma, zararım dokunmaz! Neyim varsa esirgemen senden, yağmur gibi yağdırırım sana!”
Verdiği söze ve güvenceye vefa göstermeye çalışan Rumi'nin bu sözlerine karşılık Feridun da;
“Hiçbir düşmanım senin kadar zarar veremez bana! Bir hacetimizi görmek için ittifak etmiştik ve ikimizi birbirine bağlayan problem halloldu. Şimdi ben niye endişe etmeyeyim asli husumetin geri dönmesinden?”
Sözleriyle karşılık verir.
Bir anlatım aracı olarak kedinin kullanıldığı ikinci hikaye Mevlana'nın Mesnevisinde yer almaktadır. “Et ve Kedi” adlı hikaye, kedinin miyav demekten başka kelam etmediğini ve ona atacağı iftirayı savunamayacağını düşünen bir hilekarın hikayesidir. Fakat bu anlatımda kedi hiç ağzını açmadan sırf özgül ağırlığıyla yalancının mumunu söndürmeye yardımcı olmaktadır.
“Bir gün adam; akşam eve gelecek konuğu için, sıkıntıya girerek aldığı yarım okka eti getirerek karısına verdi. Kadın, hilebaz ve kötü niyetli biri idi. Adam eve ne getirirse harcar, telef eder, adam ise sesini çıkarmazdı. Kadın, kocasının getirdiği eti kebap yaptı, şarapla birlikte sildi, süpürdü. Akşam kocası konuğuyla geldi, bir hayli oturup ta, bir faaliyet göremeyince, karısına:
- Misafire yemek çıkarmak lazım. Et nerede? Getir, sofrayı kur da yiyelim, dedi.
Kadın dedi ki:
- Eti şu kedi yedi. Git yine et al getir de, ondan yemek yapalım misafir için, dedi.
Hayretler içinde kalan adam, kediyi yakaladı, kantarı getirtti, tarttı. Yarım okka geldi.
Bunun üzerine karısına dönerek:
- A hilebaz kadın , dedi. Et yarım okka idi, kedi de yarım okka. Oysa, et kadar fazlalığı olması gerekmez mi?.. Eğer bu kedi ise; söyle bana, et nerede?..Yok eğer bu et ise var, her tarafta kediyi ara!...”
Sokaklarda en sık karşılaştığımız kediler arasında 3 renkli olanların tekir kedilerden ...
Veteriner Hekim ve Köpek Davranış Eğitim Uzmanı Tarkan Özvardar tarafından oluşturulan ...
Ankara’da bulunan Kedi Hastanesi tüm kedicilerin hayalindeki iş için bir ilan ...
Dondurucu soğukların etkisini gösterdiği Sivas Altınkale'de, termal suya patilerini sokarak ...
“Okuyan toplumların evinde daha çok hayvan var, daha hoşgörülü, daha barışseverler ve ...
Kedilerin çoğunluğu çokta sosyal olmayan, sürü psikolojisinden uzak yaşayan canlılardır. ...
Kosta Rika’da Pococí Cezaevi yakınında şüpheli bir hareket fark eden görevliler, gece ...
Hayatınızda sabahları yüzünüze mırlayan, geceleri ayak ucunuza sokulup yatan, evin neşesi, ...
Bir köpek evlat edinmek en mutluluk veren kararlardan biridir. Fakat sahiplenilecek dostun ...
ABD’deki Washington Devlet Üniversitesi’nden uzmanların gerçekleştirdiği araştırma, kedi ...
Sosyal medyada paylaşılan yılan desenli kedi fotoğrafı viral oldu. Bir Facebook ...
Kedinizin cildi, sağlığının iyi bir genel göstergesidir sağlıklı kedilerde tüyleri ...
İnsan Hakları Günü, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'nin kabul edildiği gün olan 10 ...
Kedilerin kemirgen arkadaşları ile eski bir rekabeti olsa da, birçok Kedici hala merak ediyor: ...
Oriental Longhair kedileri, kendilerine özgün yeşil gözleri ile tanınmaktadır. Çok fazla ...
Kedilerin dokuz canı olduğu efsanesi, Nicci Knight'ın sevgili kedisi Ted’in vefatının ...
Bilim insanlarının yüzyıllardır şüphelendikleri şey nihayet doğrulandı: Kediler, ...
Nesli tükenmekte olan bir kedi türü; Kara Ayaklı Kedi... Kedigiller familyasının bu şirin ...
Kendisi İstanbullu bir hanımefendi. Suadiye doğumlu. Bir dönem Bursa’da yaşadıktan sonra ...
Antlara Hayvan Hastanesi’nden Uzman Veteriner Hekim Sefer Küçüker, Antalya’daki yangınla ...
Kedici’nin daha önceki yazılarında kedilerin “tatlı” tatları algılayamadığından söz ...
Korona günlerinde doğadaki birçok hayvanın şehirleri ziyaret etmesi artık ...
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sahipsiz hayvanlara yönelik düzenlemeye ilişkin Anayasa ...
Oyuncu kedilerin en sevdiği oyuncaklardan biridir evde duran bitkiler. Oyunun dozunu kaçıran ...
Kediler sempatik canlılar olsalar da başlarına buyruk tavırları ve inatçılıkları sebebiyle ...
Sokak hayvanları hakkında açıklamada bulunan AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, ...
Sevgili Günlük; Sen gerçekten benim günlüğüm olacaksan benim kim olduğumu, ne zaman ...
Hayatta sadece kendimizi ve bize ait olan şeyleri sevmeyi bıraktığımız gün, her şeyin daha ...
ABD’deki Washington Devlet Üniversitesi’nden uzmanların gerçekleştirdiği araştırma, kedi ...
Kediler etraflarındaki dünyaya baktıklarında hangi renkleri görebilirler? Haydi gelin bir ...
Çoğu kedi bilindiği gibi seyahat etmeyi çok sevmez, genellikle kendi bölgelerine güçlü bir ...
Current Biology dergisinde yayınlanan yakın tarihli bir araştırma, bazı köpeklerin ...