Kanun teklifinin ilk 8 maddesi Meclis Komisyonu'ndan geçti
23.07.2024Sokak hayvanlarıyla ilgili kanun teklifinin 17 maddesinden 8 maddesi Meclis Tarım, Orman ve ...
Diyarbakır’da üç yaşındaki bir çocukta kuduz tespit edildiğinin açıklanmasının ardından yaptığım değerlendirme çok geniş bir kesime ulaştı. Gelen mesajların büyük bölümü aynı noktada birleşiyordu: Bu olayda gerçekte ne biliyoruz, neyi bilmiyoruz?
Ben çocukta kuduz tanısını tartışmıyorum. Diyarbakır Valiliği, hastadan alınan numunelerin ilgili referans laboratuvarında incelendiğini ve 13 Ağustos 2026 itibarıyla kuduz pozitif olduğunun bildirildiğini açıkladı.
Ancak birkaç gündür konuyla ilgili haberleri, resmi açıklamaları ve kuduzun inkübasyonuna ilişkin tıbbi literatürü karşılaştırdıkça başka bir sorunla karşılaşıyorum:
Hastalığın dört ay önce temas edildiği belirtilen kediden bulaştığı anlatısının en temel bilgileri dahi birbirini tutmuyor.
Çocuk 3 yaşında mı, 4 yaşında mı?
İlk haberlerin bir bölümünde çocuk 4 yaşında, Valilik açıklamasında ve bazı yerel kaynaklarda ise 3 yaşında.
İlk bakışta bir yaşlık fark önemsiz görülebilir. Kuduz söz konusu olduğunda değildir.
Hastalığın inkübasyon süresini etkileyen faktörler arasında hastanın yaşı, maruziyetin yeri, yaranın niteliği ve beyne olan anatomik yakınlığı bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) küçük çocuklarda inkübasyonun daha kısa olabileceğine dikkat çekiyor.
Dolayısıyla burada yaş, sıradan bir haber ayrıntısı değil, epidemiyolojik bir veridir.
Isırıldı mı, tırmalandı mı?
Belki de en önemli çelişki bu.
Bazı haberlerde çocuğun bir sokak kedisi tarafından dudağından ısırıldığı, Valilik açıklamasında ise yaklaşık dört ay önce bir kedi tarafından tırmalandığı belirtiliyor.
Yerel kaynaklara ulaşarak olayı araştıran Odatv ise temasın ısırma mı yoksa tırmalama mı olduğunu teyit edemediğini yazıyor.
Bu iki olay aynı değildir.
Kuduz risk değerlendirmesinde yaranın niteliği ve salyanın bütünlüğü bozulmuş deri veya mukozayla teması son derece önemlidir. Dünya Sağlık Örgütü de temasları bu özelliklerine göre farklı kategorilerde değerlendiriyor.
Üstelik haberlerde özellikle dudak vurgusu yapılıyor. Dudak ve yüz bölgesi, sinir uçları bakımından çok zengin olması ve merkezi sinir sistemine yakınlığı nedeniyle kuduz açısından ayrıca önem taşıyor. Öyleyse Türkiye’nin konuştuğu bir kuduz vakasında çok temel bir sorunun cevabını bilmemiz gerekmez mi?
Çocuk gerçekten dudağından ısırıldı mı, tırmalandı mı?
Temas iki ay önce mi, dört ay önce mi oldu?
Burada da haberler birbirini tutmuyor.
Olayın ilk saatlerinde yayımlanan yerel haberlerden birinde temasın yaklaşık iki ay önce gerçekleştiği belirtilirken, Valilik açıklamasında yaklaşık dört ay önce olduğu ifade ediliyor.
İki ay ile dört ay arasındaki fark kuduz açısından önemsiz değildir.
Çünkü burada doğrudan hastalığın inkübasyon, yani kuluçka süresinden söz ediyoruz.
Üç yaşındaki bir çocuk dudağından ısırıldıysa dört aylık inkübasyon mümkün mü?
Bu soruyu özellikle araştırdım.
Cevap açık:
Evet, mümkündür.
Dolayısıyla “Dudaktan ısırıldıysa kuduz dört ay sonra ortaya çıkamaz” demek bilimsel olarak doğru değildir.
Ancak literatür bize bundan daha fazlasını söylüyor.
10 binden fazla insan kuduzu vakasının incelendiği geniş bir çalışmada, vakaların yarısında kuluçka süresinin 66 günden daha kısa olduğu görülmüş. Baş, yüz, boyun ve el bölgesinden yaralananlarda bu süre 58 güne, 15 yaşından küçük çocuklarda ise 52 güne düşmüş.
Diyarbakır’daki vakada ise açıklanan temas öyküsüne göre bu sürenin yaklaşık 120 gün olduğu bildiriliyor. Başka çalışmalarda da baş ve yüz bölgesindeki maruziyetlerin daha kısa inkübasyon süreleriyle ilişkili olduğu görülüyor.
Bunun biyolojik bir açıklaması var. Kuduz virüsü, temas bölgesindeki sinirlere ulaştıktan sonra sinir yolları boyunca merkezi sinir sistemine ve beyne doğru ilerliyor. Bu nedenle yüz ve dudak gibi sinir uçlarının çok yoğun olduğu ve beyne yakın bölgelerdeki ısırıklar kuduz açısından özellikle önem taşıyor. Ancak buradan basit bir “mesafe bölü hız” hesabı da yapılamaz. Virüs sinire girmeden önce inokülasyon bölgesinde değişken süreler geçirebilir. Bu nedenle uzun inkübasyon süreleri biyolojik olarak mümkündür.
Yani dört ay bu vakayı çürütmez.
Ama üç yaşındaki bir çocuğun gerçekten dudağından, kuduz virüsünün vücuda girmesine neden olacak şekilde ısırıldığı ileri sürülüyorsa, literatürde çocuklarda ve baş-yüz maruziyetlerinde daha kısa inkübasyon süreleri görülmesi nedeniyle temasın niteliğinin doğru biçimde ortaya konulmasını daha da önemli hale getirir.
Olaydan sonra hastaneye götürüldü mü?
Burada karşılaştığım çelişki daha da düşündürücü.
İlk haberlerin bazılarında ailenin çocuğu olaydan hemen sonra hastaneye götürdüğü, gerekli kontrollerin ardından eve gönderildiği belirtiliyor.
Daha sonra yerel kaynaklara dayanılarak yayımlanan araştırmada ise ailenin olay sonrasında herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmadığı ifade ediliyor.
Hangisi doğru?
Bu soru son derece önemli.
Çünkü çocuk gerçekten olay günü bir sağlık kuruluşuna götürüldüyse bunun bir sağlık kaydı bulunmalıdır. Temasın ısırık mı tırmalama mı olduğu, yaranın nerede bulunduğu ve kuduz temas sonrası profilaksisinin uygulanıp uygulanmadığı da bu kayıtlarla büyük ölçüde açıklığa kavuşabilir.
“Kuduz kedi” nereden çıktı?
Benim en fazla üzerinde durduğum konu bu.
Bazı haberlerin başlıklarında doğrudan:
“Diyarbakır’da kuduz kedi”
denildi.
Bazılarında ise daha da ileri gidilerek “kedinin kuduz olduğu ortaya çıktı” ifadeleri kullanıldı.
Fakat Diyarbakır Valiliğinin açıklamasını okuduğumuzda laboratuvar pozitifliğinin çocuktan alınan numunelere ait olduğu görülüyor.
Kedinin yakalandığına, gözlem altına alındığına, hastalandığına, öldüğüne veya hayvandan alınan bir numunede kuduz virüsünün laboratuvar olarak gösterildiğine ilişkin kamuoyuna açıklanmış bir bilgiye ulaşamadım.
Öyleyse sormamız gerekiyor:
“Kuduz kedi” tanımının bilimsel dayanağı nedir?
Çocukta kuduzun laboratuvar olarak doğrulanması, dört ay önce temas ettiği belirtilen kedinin de laboratuvar olarak kuduz pozitif olduğu anlamına gelmez.
Bunlar iki ayrı bilimsel olgudur.
Peki çocuğun tanısı nasıl konuldu?
Valilik açıklamasında hastadan alınan “numunelerin ilgili referans laboratuvarında incelendiği” belirtiliyor.
Ancak kamuoyuna yapılan açıklamada hangi numunenin alındığı, hangi tanı yönteminin kullanıldığı ve hangi referans laboratuvarında çalışıldığı belirtilmiyor.
İnsanlarda kuduz tanısı; tükürükte viral RNA araştırılması, ense bölgesinden deri biyopsisi, BOS ve serum incelemeleri gibi farklı örnek ve yöntemlerle değerlendirilebilir.
Dolayısıyla burada da son derece basit bir bilimsel soru var:
Hangi numune, hangi yöntem, hangi referans laboratuvarı?
Bunların açıklanması vakayı tartışmaya açmak değil, tam tersine kamuoyundaki tartışmayı sona erdirmek açısından değerlidir.
Sorular neden önemli?
Çünkü bu yalnızca bir haber tartışması değil.
Valilik açıklamasında belediyelerin bilgilendirildiği ve sahipsiz hayvanlara yönelik gerekli çalışmaların ivedilikle yürütülmesinin sağlandığı da belirtiliyor.
Yani kullanılan dilin ve kurulacak nedenselliğin hayvanlar açısından gerçek sonuçları olabilir.
Bir çocuğun kuduz olması son derece ciddi bir halk sağlığı olayıdır ve bütün yönleriyle araştırılmalıdır.
Ama aynı ciddiyet, hastalığın kaynağını belirlerken de gösterilmelidir.
Çocuğun yaşı neden farklı aktarılıyor?
Isırıldı mı, tırmalandı mı?
Gerçekten dudaktan mı yaralandı?
Temas iki ay önce mi, dört ay önce mi gerçekleşti?
Olay sonrasında hastaneye götürüldü mü, götürülmedi mi?
“Kuduz kedi” denilen hayvan bulundu mu?
Kedide kuduz laboratuvar olarak gösterildi mi?
Çocuğa hangi numuneden, hangi yöntemle ve hangi referans laboratuvarında tanı konuldu?
Bunlar komplo teorisi değildir.
Bunlar bilimsel olarak cevaplanabilecek sorulardır.
Ben çocukta kuduz tanısını reddetmiyorum. Dört aylık inkübasyonun mümkün olmadığını da söylemiyorum. Kedilerin kuduz olamayacağını da söylemiyorum. Tam tersine, kuduzun tüm memelilerde görülebilen bir hastalık olduğunu; yunuslar ve balinalar dahil bütün memelilerin kuduz olabileceğini söylüyorum. Ancak bir hayvan türünün kuduz olabilmesi ile toplum sağlığı açısından önemli bir kuduz kaynağı olması aynı şey değildir. Kedilerde de kuduz görülebilir ve enfekte bir kedi hastalığı bulaştırabilir. Ancak bilimsel ve epidemiyolojik veriler değerlendirildiğinde kedilerden insanlara kuduz bulaşı nadirdir. Nitekim Dünya Sağlık Örgütü (WHO), dünyadaki insan kuduzu vakalarının %99’una kadarında bulaşın köpeklerden kaynaklandığını bildiriyor. Dolayısıyla “bir kedi kuduz olabilir” gerçeğinden hareketle kedileri insan kuduzunun başlıca kaynaklarından biri gibi göstermek bilimsel verilerle örtüşmez.
Sonuç olarak, kuduz gibi ölümcül bir zoonoz söz konusu olduğunda bilgilerin çok daha titiz, tutarlı ve bilimsel verilere dayanarak kamuoyuna aktarılması gerektiğini söylüyorum.
Çünkü yanlış veya eksik kurulmuş tek bir cümle, bugün milyonlarca insanın kedilere bakışını değiştirebilir.
Ve son dönemde kediler üzerinden oluşan atmosferi dikkatle izlediğimi önceki açıklamamda söylemiştim.
Hâlâ izliyorum.
Şimdilik yapacağım şey sorularımı sormak ve bilimsel verilerin açıklanmasını beklemek.
Kuduzla mücadele edelim.
Ama kedileri kanıt olmadan kuduzun kaynağı ilan etmeyelim.
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
Kaynaklar:
1. Dünya Sağlık Örgütü (WHO). Rabies – Fact Sheet. 5 Haziran 2024.
WHO – Rabies Fact Sheet
2. Dünya Sağlık Örgütü (WHO). WHO Expert Consultation on Rabies: Third Report. WHO Technical Report Series No. 1012. Cenevre, 2018.
WHO Expert Consultation on Rabies – Third Report
3. Dünya Sağlık Örgütü (WHO). WHO Announces New Rabies Recommendations. 15 Ocak 2018.
WHO – Rabies Recommendations
4. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC). Clinical Features of Rabies. 9 Mart 2026.
CDC – Clinical Features of Rabies
5. Guo C, Li Y, Huai Y, Rao CY, Lai S, Mu D, Yin W, Yu H, et al. Exposure history, post-exposure prophylaxis use, and clinical characteristics of human rabies cases in China, 2006–2012. Scientific Reports. 2018;8:17188.
Scientific Reports – İnsan Kuduzu Çalışması
6. Güneydoğu Güncel. Diyarbakır’da Kuduz Paniği: 3 Yaşındaki Çocuk Tedavi Altına Alındı. 14 Ağustos 2026.
7. Habertürk. Diyarbakır’da kuduz kedi! 4 yaşındaki kız çocuğu entübe edildi. 14 Ağustos 2026.
8. Odatv. Diyarbakır’da kuduz alarmı dediler, araştırdık: Kediler hedef haline geldi, aile konuşmak istemiyor. 15 Ağustos 2026.
Sokak hayvanlarıyla ilgili kanun teklifinin 17 maddesinden 8 maddesi Meclis Tarım, Orman ve ...
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda sahipsiz sokak hayvanlarına ilişkin AK Parti ...
İngiltere'de, resmi olmayan kayıtlara göre dünyanın en yaşlı kedisi olan "Rosie" 33 ...
Ajda Pekkan: ‘’Dünya ile Entegrasyonum Sadece Savunmasız Canlılarla ...
Hayatımızı güzelleştiren ve olduğundan çok daha iyi bir yere getiren biricik ...
Kediler dünyada ve ülkemizde en çok beslenen evcil hayvanlar arasında yerini alır. Peki, ...
ABD’de bir çift, kargo iade kutusuna giren kedilerini yanlışlıkla kargoladı. Kutunun içinde ...
Dondurucu soğukların etkisini gösterdiği Sivas Altınkale'de, termal suya patilerini sokarak ...
Her yıl ülkedeki barınaklar binlerce terk edilmiş kediyi kabul ediyor. Bu kediler kaç ...
Kedilerde kulak temizliği, çoğunlukla düzenli olarak gerçekleştirilmesi zorunlu olmayan bir ...
Her yıl dünyanın çeşitli şehirlerinde aynı anda düzenlenen CatVideoFest (Kedi Videoları ...
Cat Hospital Kedi Hastanesi tanıttığı yeni logosu ve kurumsal kimliği ile hastanenin 30. ...
İngiltere’de yapılan yeni bir araştırmaya göre, sarman kedilerin bu kadar cesur olmasının ...
Dünya üzerinde 34 değişik ırktan 500 milyondan fazla evcil kedi bulunmaktadır. Her ...
Sevgi, canlılara sunulmuş muazzam bir hediyedir. Amansız bir yaşam savaşının döndüğü bu ...
Kedimizin isim sayısını bularak onun kişiliği hakkında bilgi sahibi olabilir miyiz? ...
“Başkentte her can değerlidir” anlayışı ile sokak hayvanlarının yanında olmaya devam ...
Dili yeni dönmeye başlamış bir çocuk olsaydım kediye, kedi demek yerine “pisi” demek ...
Fransızların ünlü kedisi Şartrö. Manastır Kedisi, Fransız Mavi Kedisi, Gülen Kedi olarak ...
Dünya Kedi Federasyonu (WCF) iş birliği ile 23-24 Ekim tarihleri arasında organize edilecek ...
İnsanlarla kedileri arasındaki bağ olağanüstü bir şeydir. Onlar kaotik hayatlarımızda ...
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2023 yılında hizmete sunduğu Sokak Hayvanları Geçici ...
Her yıl 200 binden fazla köpek ve kedinin sokağa bırakıldığı İspanya'da barınaklar, ...
Kedinizle çok ilgilenmek istiyor, onu çok seviyorsunuz ama bazen doğru olduğunu düşünürken, ...
Kediler, sanat alanında kendilerine yer açmakta hiç zorluk çekmediler. Sanatçıları ...
Merhaba sevgili kediciler, Bu yazıda anlatacaklarımı okurken eminim birçoğunuz ...
Amasya'nın Taşova ilçesinde kedi ile köpeğin dostluğu, görenlerin kalplerini ...
Calico isimli kafe 2007 senesinde Tokyo'da açılan ve kedicilerin kedilerin arasına karışarak ...
İngiltere’de bir ilkokulda yaşayan kedi Cilla, ulusal sınavlara giren öğrencilerin sınav ...
Apartmanın içinde 15 kediyi beslediği için komşularıyla kavga ettiği iddia edilen oyuncu ...
Sudan'ın başkenti Hartum'dan havalanan bir yolcu uçağı, içeriye nasıl girdiği bilinmeyen ...
Hani kedili kadınlardan şöyle bir bahsettim ya... Bir de “kedisi olan adamlar” demiştim, ...