Bir Aslanın Sessiz Vedası: “Zeus”un Hikâyesi ve Bizim Sorumluluğumuz

Bir Aslanın Sessiz Vedası: “Zeus”un Hikâyesi ve Bizim Sorumluluğumuz

Antalya’nın Manavgat ilçesinde, D-400 kara yolu yakınlarındaki özel bir hayvan parkında yaşanan trajik olay, “vahşi yaşam” adı altında sürdürülen esaretin hayvanlar için nasıl bir eziyete dönüştüğünü bir kez daha gösterdi.

Gece saatlerinde, “Zeus” isimli erkek bir aslan, bilinmeyen bir sebeple kafesinden kaçtı. Sabahın ilk ışıklarında tarlasında çalışan Süleyman Kır adlı yurttaş, Zeus’un saldırısı sonucu yaralandı. Hastaneye kaldırılan Kır’ın sağlık durumu stabil. Olay sonrası jandarma ve polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı, bölge halkı evlerine kapanmak zorunda kaldı.

Aslan, saatler süren aramaların ardından ormanlık alanda görüldü. Ve sonra —çok tanıdık, çok acı bir son: vurularak öldürüldü.

Aslanın cansız bedeni bir kamyona yüklenerek götürüldü. Sessizce.


Şimdi bazı soruları sorma zamanı:

Bu aslan, neden oradaydı?

Doğal yaşam alanından koparılmış bir yaban hayvanının, tel örgüler arkasında “sergilenmesi” ne zaman normalleşti?

30’a yakın aslanın bulunduğu bir “hayvan parkı” hangi etik zeminde faaliyet gösteriyor?

Adı “Zeus” olan bu hayvan, bir kafeste ömrünü geçirmek zorunda bırakıldı. Özgürlüğüne dair ilk fırsatta kaçtı. Muhtemelen korkuyordu, muhtemelen açtı, muhtemelen bir yönü bile yoktu. Ama o “vahşi” değil, biz onu vahşice bir düzene mahkûm ettik.

Bugün bir insan yaralandı, bir hayvan öldü. Ama bu zincirde sorumlu olanlar sadece tel örgüyü aşan bir aslan ya da bir gece yarısı tarlaya çıkan bir yurttaş değil.

Sorumlu olan, hayvanları ticari amaçlarla esaret altına alan sistemdir.

Sorumlu olan, doğanın düzenine müdahale eden rantçı anlayıştır.

Sorumlu olan, “vahşi yaşam parkı” adı altında hayvanat bahçelerine ruhsat veren zihniyettir.

Hayvansever bir toplum olmak, yalnızca evlerimizde kedi ve köpek beslemekle değil; aslanlara, ayılara, kaplanlara da adil davranmakla mümkündür.

Zeus’un hikâyesi, yalnızca bir kaçış değil; bir çığlıktı. Duyabilene.


Dileriz ki bu olay, artık “vahşi yaşam” adı altında hayvanların yaşam hakkını gasp eden işletmelerin denetlenmesi ve gerekirse kapatılması için bir milat olur.

Kedilerden aslanlara uzanan bu ortak kaderi değiştirmek bizim elimizde.


Kedici Dergisi Keditörü

Işıl Aykan Atmaca


07/07/2025

Keditörün Önerisi

KEDİM İLE İLK GÜN

20.07.2023

Kedinizi evinize ilk getirdiğiniz gün ve hatta ilk an, özel olduğu kadar dikkat gerektiren ...

Kediler Alemi

Kediler Rüya Görür mü?

26.06.2025

Kediler Rüya Görür mü? Uyuyan bir kediyi izlediğinizde göz kapaklarının seğirdiğini, ...

Japonya’da Kedici Olmak

13.07.2021

Japonya’da ‘kedi kafeler’ oldukça popüler. Bunun sebebi ise kedi beslemenin oldukça ...

Marianna Zampieri

22.02.2021

“Gelinler ve onların kedilerinin yer aldığı düğün sonrası fotoğrafları yakalayan ...

Rengarenk Akvaryum

12.08.2021

Akvaryumlar rengarenk oluşuyla, bulundukları yere muhteşemlik katan, içerisinde birbirinden ...

Sadece Sevgi...

02.02.2021

Shafieva Svetlana Nikolaevna Kırgızistan’da yaşayan bir felinolog... Kırgızistan’daki ...